Cinayet Süsü

Kıyaslamaya Maruz Kalan Film: Cinayet Süsü

Kıyaslama, sinemanın hem en doğal hem de en tehlikeli durumudur. İzleyici, ilk dakikalardan itibaren özellikle oyuncuları diğer yapımları ile (ki en çokta en son gerçekleşen yapım) kıyaslamaya başlar. Öyle ki bir oyuncunun ismini hatırlayamadığımızda “şu filmde oynayan oyuncu vardı ya” diye düşünürüz. Bu dahi kıyaslama yapmanın bilinçaltına yerleşmiş bir tohumudur. Cinayet Süsü filminin de en temel sorunu senaryo ya da çekim ile ilgili değil izleyicilerin filmi “Ölümlü Dünya” ile kıyaslaması olduğunu düşünüyorum. Aslında bu kıyaslamayı tetikleyenlerden bir tanesi de filmin gerek afişin de gerekse fragmanlarında yayınlanan “Ölümlü Dünya’nın Yaratıcı Ekibinden” mottosudur.

Kabul edilen bir gerçek var ki bu durumun bir tutundurma çalışması olduğu, zira Ölümlü Dünya izleyicide olumlu bir yargısal tutum oluşturdu ve geçmiş deneyimlerin başarısının son yapıma da yansıdığı mesajı verilmek isteniyor. Hatta Feyyaz Yiğit’in “Cinayet Süsü, Ölümlü Dünya’dan daha komik” diye demeç vermesi de bunun bir örneği, hepsi bir PR. Bu bağlamda izleyici bir önceki yapım ile kıyas yapılmasına teşvik edildi. İzleyicinin de buna uyduğunu söyleyebiliriz. Ancak bu durum film için büyük bir tehdit oluşturdu. Kıyaslamanın neden olduğu durumlardan bir diğeri ise oyuncuların benzer rollerle izleyicinin karşısına çıkması.

Örneğin; Uğur Yücel, 2010’da yönetmenliğini kendisinin yapmış olduğu “Ejder Kapanı” filminde de bir baş komiser (amir) olarak karşımıza çıkmıştı aynı şekil ve aynı tarz ile. Böylelikle yeni bir karaktere can vermek gibi bir durum olmadı. Cengiz Bozkurt, üzerine yapışmış “Erdal Bakkal” karakterinden sıyrılmakta izleyici nazarında zorlanıyor. İzleyici hala onda Erdal Bakkal’ı görüyor. Aynı durum Binnur Kaya içinde geçerli. Oynadığı karakterler birbirinin tekrarı ancak “Vavien” filminde kesinlikle bambaşka biriydi. Feyyaz Yiğit, Ölümlü Dünya filminde ki Sabit karakterinden tek farkı daha klasik giyinmesiydi. Asuman’ın evine girerken yaptığı tirat, otelde yediği dayak sonrası yaptığı tiradın bir benzeriydi.

Ali Atay, çok oyunculu bir senaryo tercih ettiğini son iki filmin de gördük. Fazla karakterlerin olması kim ana oyuncu kim yardımcı oyuncu sorunsalını yaratıyor. Dizdar’ın filme girmesiyle başrol oyuncusu geldi, dedik ama sonra ki sahnelerde öyle olmadığını anladık.

Filmde, Nuri Bilge Ceylan’ın “İklimler” filmine ve Özer Kızıltan’ın “Takva” filmlerine gönderme vardı. İzleyenler bilir, İklimler filminde “fındık sahnesi” vardır. İsa ve Serap karakterlerinin arasında geçen şiddet ve şehvet arasındaki bu sahne, Cinayet Süsü’nde de Dizdar ve Asuman arasında da yaşandı, hatta sahnenin sonunda yerde yer fıstığı kabukları vardı. Diğer ayrıntı ise; Takva, Eminönü’nde yer alan Büyük Yeni Han’da çekilmişti, Cinayet Süsü’nde ise kovalamaca sahnesinde tam da Takva’ya konu olan Muharrem’in çalıştığı iş yerinin önünde oturan sarıklı, sakallı ve cübbeli biri vardı ve bu da Takva’ya bir göndermeydi.

Son birkaç dakikaya sığdırılan mesaj; genel kabul görmüş bir kanı: “görmek ve bakmak” izleyiciye verilen mesajda tam olarak buydu. Bilmediğiniz hayatlar, aslında hemen başucunuzda. Görmek istedikten sonra hakikat baktığını her yerde! Bana Abuzer Kadayıf’ı hatırlattı.

Sinema izleyicisinin geneli, analiz yapmaz, muhtevayı tartışmaz. İzler, güler, ağlar. Filmin başarısı, çok güldürmesi ya da çok ağlatmasıdır. Eğer bir yorum yapma içerisinde olursa söyleyeceği ilk söz “kıyaslama” ile ilgilidir. İzleyicinin gözünde kıyaslamaya açık olacak her kapı kapatılmalıdır, ki başarı hem gişeye hem de sanata yansısın.

Misafir Yazar : Öğr. Gör. Cihad Doğan

Yönetmen : Ali Atay

Senaryo : Ali Atay, Feyyaz Yiğit Çakmak, Aziz Kedi

Görüntü Yönetmeni : Ahmet Bayer

Oyuncular : Uğur Yücel, Cengiz Bozkurt, Binnur Kaya, Feyyaz Yiğit Çakmak, Mert Denizmen, Mehmet Özgür, Aycan Koptur.

Türkiye / Komedi-Polisiye / 114 Dk.

Film notum:

1 YORUM

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here