Coco

MÜZİK Mİ, AİLE Mİ?

Coco filminin yönetmen koltuğuna Lee Unkrich-Adrian Molina ikilisi birlikte oturmuş. Film, Altın Küre En İyi Animasyon Film Ödülü(2018), New York Film Critics Circle Award for Best Animated Film Ödülü(2017), Film Eleştirmenleri En İyi Animasyon(2017) ödüllerini kazandı ve Animasyon filmler kategorisinde de Oscar’a aday.

Hayallerinin peşinden mi koşmak önemli yoksa istemediğin halde ailenin istediği bir işi yapmak mı? Bunun nedeni ekonomik mi? Geçmişte yaşanan ailevi tahribat mı? Çok sevdiği işi yapamamak bireyin beyninde ve kalbinde çelişki yaratsa da ekonomik veriler ele alındığında ülkemizin kaçınılmaz sorunu ne yazık ki! Bizim çocuklarımız, işsiz kalma korkusu ile bugünlerde yetenekleri olan sevdikleri işi yapamıyorlar maalesef..

Coco filmi, yukarıda sıraladığım ikinci şıkkı ele alıyor. Yıllar önce, müziği çok seven aile reisi, müzik uğruna eşini, küçük kızını geride bırakıp hayallerinin peşinden gidiyor ve bir daha geri dönmüyor. Acılı eş, kendisini ayakkabı yapımına adıyor ve ailesi genişledikçe yıllar boyu hep çeşit çeşit ayakkabı imalatı yapılıyor. Üçüncü nesil Miguel, ”-ben müzisyen olacağım, gitar çalacağım” diyene kadar..

Bu duruma annesi, babası, anneannesi şiddetle karşı çıkıyor ve Miguel’in gitarını kırıyor. Miguel, yaşadığı şehirde düzenlenecek olan müzik festivaline katılıp gitarı ile müzik icra etmek için evden kaçıyor. Gitarsız kalan Miguel, dünyaca ünlü müzisyen Ernesto de la Cruz’un müzede sergilenen gitarına göz koyup çalmaya çalışırken bir anda boyut değiştirip ölüler dünyasına geçiyor.

Burada, hayatını kaybetmiş aile büyükleri ile tanışıyor. Aile büyükleri Miguel’i gerçek dünyaya döndürmeye çalışırken, geçmişte yaşanmış saklı ve gizli kalmış bilinmeyen sırlar Miguel sayesinde bir bir ortaya çıkıyor…

 Ben filmi sevdim. Anlatılan hikaye, ölüler dünyasından anlatılmış olsa da sıcak ve samimi. Kutsal kitaplarda belirtilen öteki dünyanın, değişik bir hayal gücü ile gözler önüne serilmesi ilginç geldi bana. Din adamları ” öteki tarafta herkes eşit olacak” derler ya. Bu filmde öyle değil:) Zenginsen, ünlüysen yada fakirsen yine gerçek dünyadaki gibi orada da aynısın.
Polisi, askeri, zengini, fakiri, devlet memuru, işçisi, AVM’ler, partiler, davetler bildiğimiz gibi. Sadece, hangi kıyafetle öldü iseniz üzerinizde o var ve öldüğünüz yaştasınız. Tek fark, kanlı canlı değil iskelet halindesiniz. Ayrıca yine her çeşit yemek ve içki var. Öteki tarafa giderken geçeceğimiz söylenen ”sırat köprüsü” de en sevimli hali ile yansıtılmış perdeye.  Bunlar yazarın hayal gücü ve görüşü tabi ki..
Gayet eğlenceli ve hoş bir animasyon. Kurgusu ve film için bestelenen müzikler gayet başarılı. Büyüklerin ve çocukların sıkılmadan izleyecekleri, ailenin önemini vurgulayan bir eğlencelik. Bu sene yapılacak olan Oscar ödüllerinde de En İyi Animasyon Film kategorisinde ödüle uzanacağını düşünüyorum.
Sözün özü: Bu hafta ailece, çoluk çocuk sinemaya gitmeyi planlıyorsanız tercihiniz mutlaka ”Coco” olmalı. Kesinlikle pişman olmayacaksınız. Bu fantastik animasyon-aile filmini kaçırmayınız. İyi seyirler.
Film notum:

HENÜZ YORUM YOK