Dedemin Fişi filminin hikayesi, BKM’nin ortağı Yılmaz Erdoğan’a ait. Senaryoyu ise BKM Mutfağın kadrolu senaristleri yazmış. Açık ve net söylüyorum, bu hikaye senaryoya dönüştürülüp herhangi birisi tarafından BKM’ye getirilse yüzüne bile bakılmadan çöpe atılırdı. Ama yazan Y. Erdoğan olunca tıpış tıpış senaryosu yazılıp çekiliyor. Bu film için aman aman bir masrafa da gerek yok. Kafada planlanan oyuncularda elinin altındaki popüler, hazır isimler olunca iş isimsiz bir yönetmene kalıyor. ”Olursa bizden olmazsa ondan” mantığı yürütülerek yönetmenliğine de, ”-hadi gel sende bu filmi yönet” denilerek daha önce setlerde çalışmış ama yönetmenlik deneyimi olmayan bir emekçi oturtuluyor.

Sevgili Şebnem de TV’nin popüler komedi programı Güldür Güldür’ün ekibine “-Arkadaşlar, sizin tv’de ne yaptığınız belli. Karakterleri gözünüzde canlandırın, ona göre doğaçlama yapıp oynayın” diyor. Onlar da, doğaçlama yaparak filmdeki karakterleri abarta abarta canlandırıyorlar. İşin özü bu!. Filmin özetini kısaca geçip, yazımıza devam edelim..

Malatya’lı Çirci ailesinin babaları bir hastalık yüzünden beyin ölümü gerçekleşmiş ve makineye bağlı yaşamaya başlamıştır. Memlekette babası ile yaşayan Marif (Onur Buldu), her biri bir yerde olan diğer kardeşlerini, fişin çekilip çekilmeyeceğine karar vermek için memlekete çağırır. Kardeşler, baba ocağına ayak basar basmaz babanın durumunu unutup miras kavgasına başlarlar….

BKM, iyi işlere imza atmış bir yapım şirketi. Her çektiği film iyi olacak diye bir kural yok ama para kazanma uğruna on günde bir film çekmeye, ellerindeki genç oyuncuları harcamaya ve seyirciyi sağmal inek gibi görmeye hakları da yok. Adım gibi eminim, aslında kendileri de bu durumdan memnun değil ama ne yaparsın ki paranın yüzü tatlı 🙂 Yapımcılar, olaya “arz-talep” meselesi olarak baktıkları sürece bu kısır döngü böyle devam edecek gibi görünüyor. 1 lira masraf, 100 lira kazanç!

Güldür Güldür şovun, sıkı bir takipçisiyim. Şovda işledikleri konuların çoğuna ve ekipteki her karaktere çok gülüyorum. Bu değerli arkadaşların, sinemada çok basit senaryoya kurban edilmesine de bir o kadar üzülüyorum. Umarım bundan sonra kaliteli, ses getiren iyi projelerde yer alarak oyunculuklarını diğer uluslara da izletme fırsatı yakalarlar.

Sözün özü: Aslında film hakkında daha çok yazmak istiyorum ama çoğu olumsuz olunca duruyorum ve vazgeçiyorum. Kısaca şöyle özetleyip yazımı bitireyim. BKM, mutfak olarak iyi. Yılmaz Erdoğan yazar olarak iyi. Oyuncular kalite olarak iyi. Ama bu film, yapım, senaryo ve kalite olarak maalesef ZAYIF. İyi seyirler.

Film notum:

1 YORUM

  1. 1.gercekten dogru söylüyorsun dedemin fisi filmi hakkinda yorum yapan arkadas esas oynuyan oyuncularla alakasi yada bkm ve yilmaz erdogan alakasi yok senaryoyu beyenen kisinin hatasi kendi dünyasinda nasil hakimiyet sagliyorsa 70 milyonada sagliyayim diyor ama o öyle olmaz türk insani koyun deyil bagliyayim burada orda otlasin baska yere kacmasin ?
    2. yapimcilarda söyle bir kural var sen yönetmen deyil senaristsin sen yaz biz düsünürüz nasil cekeceyimizi senaristin bu senaryoyu yazarken nasil yaziyor acaba ÖRNEK:adam düstü öldü neden öldü. bana ne soruyon git ölene sorsana salak. adam öldü ona nasil sorayim. bana neden soruyon ben nerden bileyim ben münecimiyim.? simdi burda senarist yazdi bu kisayi senarist kafasinda ne kurarak yazdiki bu sakayi. ama yönetmen kuracak bu sakanin
    hareketlerini mimiklerini yönetmen sormasi lazim senariste burda ne hareketi düsündün not eder hosuna giderse koyar hosuna gitmesse koymaz her sey kendi elinde yannis bir sey yazdiysam özür dilerim ama ben düsüncelerimi yazdim cünkü bende bir senaryo yaziyorum

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here