Gelin! / The Bride!

FRANKESTEİN EŞİNE KAVUŞUYOR

“Gelin”, bir bakıma 1930 yıllarının o hareketli müzikallere, danslara, artık yavaş yavaş sessiz dönem sinemasını aşmış dönemli sinemalara ve renkli Chicago’ya sıkça selam gönderiyor. Hem renkli sanatsal yönüyle hem de mafya boyutuyla, yani sevimsiz halleriyle. Film özellikle tipik Frankenstein anlatısına yeni bir yorum katarken, gotik ve kara anlatıları sevenler için iyi bir alternatif izlence olarak bu hafta sinemalarda. “Gelin”, sanki “bu filme gelin” dedirtecek ölçüde renkli ve dinamik.

OrtaKoltuk Puanı:

 

YALNIZLIĞA MERHEM : GELİN

,Frankestein’ı nasıl bilirsiniz? Sert, kaba, acımasız ya da korkunç çehreli. Ama onun da bir ruhu olduğu unutuluyor. O da sevmeye ve sevilmeye ihtiyaç duyuyor. İşte ünlü oyuncu Maggie Gylenhaal’ın bu kez yönetmen olarak karşımıza çıktığı “Gelin / The Bride”, yalnızlığına merhem olan eşini bulan Frankestein’ın kırılgan yapısına eklenen geçmiş anlatılar ile bir bakıma gotik sinema anlatısına bir de polisiye kıvam getiriyor.

BAROK ATMOSFER BAŞARILI

Bu senenin en çok konuşulan oyuncusu kimdir? diye sorsam çoğumuzun aklına sanırım ilk olarak Jessie Buckley’in ismi gelir. Bir taraftan seyirciden büyük beğeni toplayan ve Oscar’da da ödül alması beklenen Shakespeare ilhamlı “Hamnet” filmiyle ağlatırken, öte yandan bu hafta vizyona giren Frankenstein hikayesini bu kez farklı yönden ele alan “Gelin” filmiyle de karşımızda. Üstelik başka bir kadın oyuncunun yönetiminde. Aynı zamanda yapımın senaristliğini de üstlenen Maggie Gyllenhaal, filmde kamera arkasına geçmiş.

Film, klasik gotik anlatıma kısmen sadık kalsa da, bu kez bizi 1930’lu yılların Chicago’suna götürmekte. Frank isimli yalnız yaşayan bir canavar (Christian Bale) artık bu durumdan sıkılmıştır ve kendisine eşlik etmesi için bir eş yaratması talebiyle bilim insanı Dr. Euphronius’un (Annette Bening) kapısını çalar. Frank’ın durumuna üzülen doktor, kimsesizler mezarlığında daha önce çeşitli mafya gruplarının pençesine düşerek talihsiz bir kaza ile ölen bir kadını (Jessie Buckley) yeniden hayata döndürür. Ve böylelikle Frank hayatına renk katacak, yalnızlıklarına ilaç olacak bir eş bulur. Ancak geçmişleri onları yalnız bırakmaz. Bir taraftan siyah beyaz karelerle karşımıza çıkan Tanrı/Yazar Mary Shelley, diğer yandan Frank’ın müzikal tipi filmlere olan tutkusundan kaynaklanan saplantılı halleri ve gelin olarak görülen yeni eşin geçmişi bir türlü peşlerini bırakmaz. İşin içine bir de ikilinin istemeden de olsa karıştıkları bir cinayet sonrasındaki polisiye takibi de girince filmin ilk başlarındaki duygusal atmosferine bir de polisiye kısımlar dahil olur.

1935 tarihli “Bride Of Frankestein”in modern yorumu olarak görülebilecek “Gelin”, beklenen barok atmosferi yaratmayı başarıyor. Üstelik Frank ve eşinin makyajlı halleri de bu atmosferi pekiştirme işlevi görüyor. İlk başlarda hayata döndürülen kızın geçmişi ile ilgili kısımlar da büyük oranda merakı pekiştiriyor. Gotik romantizmin tüm unsurları yerli yerinde duruyor derken filmin ikinci yarısında filme dahil edilen dedektif Jake (Peter Sarsfgaard) ve diğer kadın dedektif Myrna (Penelope Cruz) ile ilgili polisiye kısmı bence filmin genel havasını bozuyor. Frankestein’ın sinema filmleri ile kurulan geçmiş bağlamlar da iyi yazılmadığı için final kısmında bazı bocalamalar yaşanıyor.

DEV KADRO

Filmin kadrosu ise tam bir şöhretler takımı. Kimler yok ki? Bu senenin kadın oyuncu Oscar’ının favori adaylarından Jessie Buckley, yine onun kadar önemli ve Frankestein’a makyaj yardımıyla tam bir inandırıcılık katan Christian Bale, siyah beyaz dönem müzikallerinin önemli oyuncusu rolü ile Jake Gyllenhaal, detektifler ile Peter Sarsgaard, Penelope Cruz, doktor rolüyle Anette Bening ve John Magaro kadroda bulunan diğer yıldız oyuncular.

GELİN’E GELİN DEDİRTİYOR

“Gelin”, bir bakıma 1930 yıllarının o hareketli müzikallere, danslara, artık yavaş yavaş sessiz dönem sinemasını aşmış dönemli sinemalara ve renkli Chicago’ya sıkça selam gönderiyor. Hem renkli sanatsal yönüyle hem de mafya boyutuyla, yani sevimsiz halleriyle. Film özellikle tipik Frankenstein anlatısına yeni bir yorum katarken, gotik ve kara anlatıları sevenler için iyi bir alternatif izlence olarak bu hafta sinemalarda. “Gelin”, sanki “bu filme gelin” dedirtecek ölçüde renkli ve dinamik.

Yönetmen / Senaryo : Maggie Gyllenhaal

Görüntü Yönetmeni : Lavrence Sher

Kurgu : Dylan Tichenor

Müzik : Hildur Guðnadóttir

Oyuncular : Jessie Buckley, Christian Bale, Annette Bening, Penélope Cruz, Peter Sarsgaard, Julianne Hough, John Magaro, Jeannie Berlin, Jake Gyllenhaal

ABD / Kara Komedi-Gerilim-Korku-Müzik-Dram / 120 Dk.

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz