Hayat

Bizim Hayatla İmtihanımız

“Kader”, ” Masumiyet” “Bekleme Odası” ve “Yazgı” kıvamındaki klasik filmlerinin yanına Hayat’ı eklemememiz için bir neden de yok. Bu nedenle Demirkubuz her şeye rağmen sinemamız için hayat emarelerinden birisi oluyor. Bu Hayat’ı kaçırmayın çünkü hayat öyle ya da böyle bir şekilde devam ediyor. Zeki Demirkubuz tam da bunu sinema dünyasından yansıtmaya çalışıyor.

OrtaKoltuk Puanı:

 

1994 yapımı “C Blok” ile başlayan uzun sinema kariyerinde Demirkubuz, zaman zaman bir kenara çekilip sinemaya ara vermesi ile biliniyor. Ancak Hayat‘a gelene dek 2016 tarihli “Kor” filminin üzerinden bu kez yedi sene gibi bir hayli uzun zaman geçti. İster istemez Demirkubuz hayranları için yeni filmi beklemek zorlu bir sabır testi oluşturdu. Prömiyeri “filmekimi”nde yapılan Hayat, aslında uzun bir hayat hikâyesi. Ve de yine Demirkubuz’un “Kader”, “Masumiyet” ve “Yazgı” filmlerinin bir bakıma ortak derdinden devam etmekte. Hatta abartılı bulunmazsa sinemasının bir bakıma kolajı gibi de.

Demirkubuz sinemasının leitmotivleri olan bireylerin sıkışmışlığı, çaresizliği, sahteliği bu yapımın aralarına serptirilmiş. Hatta dram tonu daha da artmış. Ve anlık kişisel görüntüler, son sekanslardaki açık alan kahvesindeki hareketli kişiye merceğin yönetilmesi gibi fotoğraf benzeri kareler belirginleşmiş. Tüm bunlar aslında Demirkubuz sinemasında hayatın devam ettiğini gösteriyor. 193 dakika gibi uzun süresiyle yakınlarda izlediğimiz “Kuru Otlar Üstüne” filmiyle yarışan Hayat’ı aslında iki bölüm olarak görebiliriz.

Senaryosunu bildiğim kadarıyla Demirkubuz’un Merzifon’da 80’lerde yaşadığı bazı anlardan hareketle yazdığı Hayat’ın ilk bölüm denilebilecek kısımları bir bakıma görücü usulüyle tanıştırılan Hicran’ın (Miray Daner) nişanına kısa bir süre kala evden ayrılıp İstanbul’a kaçması ile başlıyor. Kadın karakterin isminin Hicran olarak belirlenmesi bu ayrılığın habercisi zaten. Ve sonrasında aslında bu duruma önce umursamaz yaklaşan ancak Boyabat gibi küçük bir ilçede biraz da arkadaşları açısından dalga konusu olan ve buna içerleyen Rıza (Burak Dakak), birlikte yaşadığı, fırıncılık yaptığı sevecen dedesini bırakarak İstanbul’da Hicran’ın peşine düşer.

Bu kısımlar tamamen bir arayış ve polisiye benzeri bir yöne açılmakta. Ancak şunu öncelikle belirtelim, tüm gemileri yakan Rıza için temel motivasyon tam olarak ne, bu biraz belirsiz kalmış sanki. Doğu Demirkol‘un özellikle bazı sahneleri ile film yer yer mizahı da içine katmış. Ardından işlenen bir suç ile kasabaya dönüş ve Hicran’ın yeniden aileye kabul çabalarını görüyoruz. Ancak kabul etmek lazım ki kadınlık her bakımdan zorken onun gibi “günah” yüklü biri için bu durum daha da yıpratıcı olmakta. Bundan sonra Cem Davran’ın oynadığı Orhan Bey denilen karakter ile yeni evlilik ve finale saklanan katharsis benzeri durumla film bazı ikilemlerle ve anlam arayışları ile seyirciyi zorlamakta.

Hicran ve Sonrası

Hayat” filminde Demirkubuz belki de ilk kez bu denli birçok başarılı oyuncu ile bir arada çalışıyor. Hicran ile henüz 24 yaşında olan, setlerle tanışıklığı çocuk yaşlarda başlayan Miray Daner, Rıza ile Burak Dakak, Hicran’ın annesi olarak Melis Birkan, babası Mehmet karakteriyle Umut Kurt ve de Doğu Demirkol iyi oyunculuk sergilemişler. Ancak bunların dışında özellikle iki kişi rollerini o kadar iyi yansıtmışlar ki bunlara ancak şapka çıkartılır. Cem Davran; ikilemli, sürekli sevgi arayışında olan, şüpheci, hayat döngüsüne takık ve de irade sergilemekten yoksun karakteri sunmakta çok başarılı. Diğeri ise müşfik dede rolüyle deneyimli oyuncu Osman Alkaş. Finale yakın Miray Daner’in artık pişmanlık benzeri boğulma hissiyle bir bakıma boşaldığı ağlama sahnesi de yine çok etkileyiciydi.

Hayat’ın Demirkubuz sineması bakımından getirdiği yeniliklerinden birisi müzik kullanımının ilk kez bu denli duruma odaklı yansıtılması olmuş. Özellikle Cem Davran’ın yemek sahnesindeki dramatik müzikler duygu yoğunluğunu vermek bakımından etkili bir kullanım örneği. Biçimsel olarak yapım çok yenilik taşımamakta. Yine ev içi sahnelerde özellikle açık TV’den gelen haber spikerinin ya da dizi sesleri hatta “Kader” filminden bazı sahnelerin TV’den yansıtılması bilindik Demirkubuz teknikleri aslında. Politik göndermelerin azlığı ile yine kişisel pişmanlıklar, durumlar temelli ilerleyen bireyin hayatla imtihanına odaklanan sinefilozofik ve içe dönük bakış da Demirkubuz hayranlarını memnun edecektir.

Hayat Devam Ediyor

Zeki Demirkubuz’un uzun bir aradan sonra aslında 1 Aralık’ta vizyona girmesi beklenen ancak aynı hafta yine bir başka Doğu Demirkol’un oyunculuk performansında bulunduğu “Ölümlü Dünya 2” ile gösterim tarihinin çakışması nedeniyle 15 Aralık’ta vizyona girecek “Hayat”, uzun süreli olmasının bazı dezavantajlarını yaşıyor. Özellikle uzun bir süreçte karakterlere tam adapte olurken yeni karakterlerin ortaya çıkması, yani bazı karakterlerin olgunlaşmaması belki de filmin en temel zaafı. Daha önce de belirttiğim gibi Rıza’nın Hicran’a olan takıntı düzeyindeki arayışı tam olarak belirgin değil.

Yapımın finali de eminim izleyenleri ikiye bölecektir. Ancak bu durum Demirkubuz’un uzun hayatının etkili bir yapım olmadığı anlamına da gelmiyor. Aksine “Kader”, ” Masumiyet” “Bekleme Odası” ve “Yazgı” kıvamındaki klasik filmlerinin yanına Hayat’ı eklemememiz için bir neden de yok. Bu nedenle Demirkubuz her şeye rağmen sinemamız için hayat emarelerinden birisi oluyor. Bu Hayat’ı kaçırmayın çünkü hayat öyle ya da böyle bir şekilde devam ediyor. Zeki Demirkubuz tam da bunu sinema dünyasından yansıtmaya çalışıyor.

Yönetmen / Senaryo : Zeki Demirkubuz

Görüntü Yönetmeni : Cevahir Şahin, Kürşat Üresin

Oyuncular : Miray Daner, Burak Dakak, Cem Davran, Umut Kurt, Melis Birkan, Osman Alkaş, Ozan Dağara, Doğu Demirkol, Kayhan Açıkgöz, Muttalip Müjdeci, Seyit Nizam Yılmaz, Berfun Başel Hande Özen, Özlem Türkad, Caner Cindoruk

Türkiye / Dram / 193 Dk.

2 YORUMLAR

  1. Zeki Demirkubuz filmlerini beğenirim, Yeraltı filmine de eleştiri yazmıştım, tam da o dönemde Dostoyevski’nin “Yer Altından Notlar” romanını okuyordum. Yazık ki yurtdışında bulunmam nedeniyle gösterime giren filmleri sıcağıyla izleyemiyorum. Bakalım ne zaman izleyebileceğim?

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz