Murat Göğebakan : Kalbim Yaralı

Bende yaşamak istiyorum ama gücüm yok, ..Eyvallah.

Sevenlerinin ağabey diye hitap ettiği, kendisini sevgi adamı diye konumlandıran Murat Göğebakan’ın acı, keder, başarı ve yükseliş hikayesi sizi fazlası ile duygulandıracak. Hayranlarının  filmi mutlaka izleyeceğini biliyorum. Anadolu Rock müziğinin çok iyi bir temsilcisi olan sanatçıyı bilmeyen gençler ve kendisini özleyen hayranları için bu yapım büyük şans. Yüreklere seslenen sevgi adamının filmini kaçırmamanızı tavsiye ediyorum.

OrtaKoltuk Puanı:

 

Şarkıları içten ve yürekten

Filmin yönetmeni Ali Akyıldız‘ın sanıyorum ilk yönetmenliği. Yönettiği filmleri bulmak için internete baktım hiç birşey bulamadım. Yönetmenin ilk filmi olmasına rağmen kamerası ve oyuncu yönetimi başarılı. Acı ve yanlışlıklarla dolu fırtınalı yaşamı anlatılan Murat Göğebakan‘ın hikayesinde yer almayan bilinmeyenler hakkında küçük detaylar vermek istiyorum. Osmanlı alimlerinden Molla Gürani’nin ikinci kuşak torunu olan Murat Göğebakan, çocukluğundan beri Abdülkadir Geylani’nin Kadiri tarikatının üyesi olan dini inancı oldukça kuvvetli bir sanatçıydı. 2007 Yılında Fetö terör örgütü lideri için “Sevdim” ve 2014 yılında Recep Tayyip Erdoğan‘a ise “Uzun Adam” şarkılarını bestelemişti. Aklıma takılan soru şu : Sanatçı, 2014 yılında yaşamını kaybetmeseydi 2016 yılı darbe girişiminden sonra sümüklü fetö’ye yine methiyeler düzmeye devam edermiydi? Yoksa, 2016’dan önce övüp sonrasında çark eden diğerleri gibi o da tu kaka mı derdi. Ya da fikrinden vazgeçmeyip sümüklünün yanına mı kaçardı? Kim bilebilir ki..

Murat Göğebakan‘ın seslendirdiği şarkıları severim ve ara ara dinlerim. Şarkılarını o kadar içten ve yürekten okur ki, yaşadığı acıyı hissedersiniz. Şarkılarını her dinlediğimde gözlerimden yaşlar süzülür. Bu nedenle, severek dinlediğim bütün sanatçıların siyasi görüşleri beni ilgilendirmiyor. Sanatçıların beni ilgilendiren tarafı kulağıma hoş gelen şarkıları. Salı günü basın gösteriminde izlediğim 120 dakikalık filminde Murat’ın çocukluğu, gençliği, müzik serüveni ve bu süreçte ki yaptığı hatalar sonucu yaşadığı ağır dramlar hikaye ediliyor. Ne yalan söyleyeyim filmi izlerken göz yaşlarıma engel olamadım. Bu film, her sinemaseverin kaldırabileceği bir hikaye değil. Çok ağır bir dram. Mendillerinizi yanınızda bulundurmanızı nacizane tavsiye ederim.

Yoksullukla geçen yaşam

Zaten son zamanlarda Türk sanatçıların yaşamını anlatan filmlerde (Müslüm, Bergen, Dilberay) dram daha ağırlıklı oluyor. Hemen hepsinin çocuklukları yoksullukla geçmiş ve verdikleri mücadele sonucu bir yerlere gelmişler. 1980 öncesi doğan çocuklar, şimdikiler gibi her imkana sahip değillerdi. Her şey çok zordu. Hele müzisyen olup da müzik piyasasına kendini kabul ettirebilmek samanlıkta iğne aramak gibi birşeydi. Her teknolojiyi kullanabildiğin şimdi ki zaman öyle mi? Akıllı telefonla çek videonu koy sosyal medyaya. Doğrusunu ararsanız şimdilerde un, şeker, yağ var ama sanatçı yok. Yenilerde, eski sanatçılarda olan mangal gibi yürek, işine duyduğu saygı, aşk yok. Son zamanlarda yapılan şarkılara bakın ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Film, hastanede Murat’a hamile olan annenin sancıları ile açılıyor. Doktor, aileye doğacak çocuğun engelli olacağını, isterlerse çocuğu alabileceğini söylüyor. Anne, çocuğun alınmasını istemiyor ve Murat dünyaya geliyor. Murat’ın sağ ayağı diğerinden kısa, elleri bazen istem dışı hareket etmektedir. Çocukken müziğe merak sarmıştır. Gözü hep, babasının dükkanının karşısında açılan müzik mağazasındadır. Birgün babası, bir işi nedeniyle dükkanı Murat’ın açmasını ister ve küçük oğlunu da ona emanet eder. Murat, dükkanı açar ve sonrasında kardeşini dükkanda bırakıp müzik mağazasına geçer. Kardeşi dükkandan sokağa çıkıp yolda misket oynamaya başlayınca Murat’ın dramının ilk halkası bu sahneyle başlar.

O sahneye dikkat!

Sevgi adamı olduğunu söyleyen Murat, anlatılan hikayesinde inandığı, güvendiği insanlar tarafından sürekli aldatılır. Müzik dünyasında Murat’ı ilk aldatanlar, onu 5 plak yapmaya zorlayanlar Prestij müziğin sahibi Topaloğlu ve ortaklarıdır. Prestij müziğin sahipleri bu filmde, Mahsun Kırmızıgül‘ün Prestij Meselesi filmindeki gibi masum patron değiller. Murat’a para koklatmadan etinden sütünden faydalanırlar. Birde yaşamına giren ikinci eşi var. Onu zaten hepiniz az çok sosyal medya aracılığı ile zaten tanıyorsunuz. Bu anlatılan hikaye ile daha iyi tanıyacaksınız.

Filmde öyle bir sahne var ki mutlaka o sahneyi izlemeli ve o sahnede konuşulanları can kulağı ile dinlemelisiniz. Murat, mezarlığa ziyarete gider ve mezarlıktan ayrılırken yaşlı bir adam kendisine arabanızla beni de gideceğim yere bırakabilir misiniz der. Murat, adamı kırmaz arabasına alır. Sonrasını mutlaka izleyiniz, çok ilginç şeyler yaşanıyor o sahnede.

Anadolu Rock’ın iyi bir temsilcisi olan Murat Göğebakan tam bir aşk adamı. İnsanı, çiceği, böceği, doğayı ayır etmeden seven bir kalp. Bu yüzden kendisine “Sevgi Adamı” lakabını takmış. Sevenleride ona ağabey diye hitab edermiş. Sevince çok seviyormuş gerisini düşünmeden. Her söylenene eyvallah diyor. Murat’la özdeşleşen “Eyvallah” kelimesini bu filmde defalarca duyacaksınız.

Cast seçimi

Filmin oyuncularını beğendim. Özellikle Murat’ı canlandıran Burak Sevinç oldukça iyi. Ancak; Murat’a tip olarak benzemediği gibi boyu da Murat’tan 12 cm daha uzun. Oyuncu ne kadar iyi olursa olsun canlandırdığı karaktere tip olarak benzemeli. İzleyici Burak’ı değil de Murat’ı izliyormuş duygusunu hissetmeli. Bu cast seçimini yapan arkadaşlar niye böyle kolaya kaçıyorlar anlayabilmiş değilim. Türkiye çapında aç bir yarışma, müracaat edenler arasından filmini çekeceğin karaktere benzeyen birisini bul. Bu iş o kadar da zor değil. En azından o bulduğun kişiye de şans yaratır, yeni bir yıldızın doğmasına öncülük etmiş olursun. Murat’ın şarkılarını filmde Burak kendi seslendirmiş. Burak’ın sesi fena değil ama ben bu durumu da sevmiyorum. Bu tür filmlerde şarkıları sanatçının kendi sesinden dinlesek, canlandıran oyuncu playback yapsa daha iyi olur görüşündeyim. Sizi bilmem ama ben, şarkıları oyuncu seslendirince aynı tadı alamıyorum. Öyle olunca film filmlikten çıkıyor. Fizik olarak benzemiyor, ses benzemiyor. O zaman biz neyi izliyor, kimi dinliyoruza dönüyor iş. Siz ne dersiniz?

Lafın kısası, sevenlerinin ağabey diye hitap ettiği, kendisini sevgi adamı diye konumlandıran Murat Göğebakan’ın acı, keder, başarı ve yükseliş hikayesi sizi fazlası ile duygulandıracak. Hayranlarının  filmi mutlaka izleyeceğini biliyorum. Anadolu Rock müziğinin çok iyi bir temsilcisi olan sanatçıyı bilmeyen gençler ve kendisini özleyen hayranları için bu yapım büyük şans. Yüreklere seslenen sevgi adamının filmini kaçırmamanızı tavsiye ediyorum.

Yönetmen : Ali Akyıldız

Senaryo : Sezgin Irmak, Lütfi Albayrak

Görüntü Yönetmeni : Tufan Kılınç

Kurgu : Emre Kara

Oyuncular : Burak Sevinç, Tuvana Türkay, Hande Soral, Feride Çetin, Necmi Yapıcı, Faruk Pakiş, Güney Kılınç

Türkiye / Biyografi-Dram / 120 Dk.

1 YORUM

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz