Hüddam 2

Filmin yönetmen koltuğuna ”Hüddam (2015), Bende Kal (2018)” filmleri ile tanınan Utku Uçar oturmuş. Utku, bu işin okulunu okumuş bir yönetmen değil. Sinemacılığa makinistlik yaparak adım atmış daha sonra film setlerinin her kadamesinde çalışarak pişmiş alaylı bir yönetmen. Beşyüz bin gibi çok mütavazi bir bütçe ile çektiği Hüddam 2’de, hem konu hem kalite olarak hiçde fena bir yapım değil.

İnsanlar ve cinler arasında köprü kuran kişilere Hüddam denildiğini belirttikten sonra kısaca filmin konusuna değinelim.  Doğuştan zihinsel ve konuşma engelli olan Fatma, kuzeni tarafından tecavüze uğrar. Fatma, 4 ay sonra hamile olduğunu anlar. Bu bebek Fatma için büyük bir umut olur. Anne ve babasını henüz bebekken kaybeden ve bu zamana kadar yalnız olan Fatma için bu bebek, yalnızlığının artık sona ermesi demektir. Ancak Fatma’nın amcası Recep, kasaba halkının söyleceklerinden endişe duyduğu için bebeğin dünyaya gelmesini istemez ve Fatma’ya şiddet uygulayarak bebeğinin düşmesine neden olur. Büyük umutlarla doğmasını beklediği bebeğini kaybetmesinin ardından büyük bir yıkıma uğrayan Fatma, kendi ebesi olan Songül’den yardım ister. Fatma’ya yapılanlara kayıtsız kalmak istemeyen Songül, Hüddam daveti ile bir ritüel gerçekleştirerek bebeği geri getirir. Fatma’yı yeniden hayata bağlayan bu bebek, ona kötülük yapanların kabusu olur…

Yönetmenin, 102 dakikalık filminin konusunu ve hikayeyi anlatış şeklini beğendim. Beğenmediğim, filmde kendini tekrar eden sahnelerin, gel-gitlerin bir hayli fazla olması. Utku, engelli masum bir genç kızın yaşamının, paraya ve uçkuruna düşkün insanlar tarafından nasıl vicdansızca cehenneme dönüştürüp karanlığa sürüklendiğini anlatırken kafasından kalbinden ne geçiyorsa hiç kısıtlamadan, makaslamadan beyaz perdeye yansıtmış. Bu anlatılan dram bazılarına ilgi çekici gelebilir ama diğer korku türü meraklılarının sıkılmasına, anlatılan hikayeden kopmasına da neden olabilir. Korku sevenler haklı olarak türü ”korku” olan filmde baştan sona gerilip korkmak istiyr. Sinema salonlarına koşar adım gitmelerinin nedeni de bu zaten. Siz onlara 60 dakika boyunca bir ailenin ve genç bir kızın monoton yaşamını izletip son 40 dakikada korkutmaya çalışırsanız, benim gibi sabırlı olmayıp sıkılabilirler.

Hüddam 2, bu handikapına rağmen Türk korku filmlerinin vazgeçilmezi cinlerle korkutma vandallığına düşmeyen iyi bir anlatıma sahip. Filmin ilk yarısı karakter tanıtımıyla geçerken ikinci yarısı korkusever izleyicilere istediğini fazlasıyla veriyor. Hüddam Songül’ün, Fatma’nın çocuğunun doğması için yaptığı dua sahnesini mutlaka izlemenizi öneririm. Kimsenin göremediği küçük kız çocuğunun ortalarda hoplayıp zıplayarak ortalarda dolaşması, sadece annesinin ”aynalar” aracılığı ile görebildiği sahneler de ilgi çekici, kaçırmayınız!

Kurgusu sıkıntılı olan filmin, senaryosunu, kamerasını, müziklerini ve oyunculuklarını beğendim. Yönetmenin oyuncu yönetimi iyiydi. Hüddam Songül rolünü üstlenen Ayşe Kaya’nın oyunculuğu ise diğerlerine göre bir adım önde. Kendisini kutluyorum.

Sözün Özü : Korku filmlerini seviyorsanız bu film size istediğinizi verecektir ama yönetmenin detaylı hikaye anlatımına sabır gösterirseniz. Biraz sabır:)

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here