Bebekle Tek Başına…

“Julia Hart“ın yönettiği, dram ve gerilim türündeki “I’m Your Woman” ya da gösterim ismiyle “Zorlu Kaçış” filmi, henüz ilk sahnelerinde güzel bir renk tonu, ona uyumlu müzik, yüksekten bir kamera çekimi ile steril, berrak bir pastoral ortam sekansı sunarak filmin ana kahramanı etrafında açılışını yapsa da, içinize huzursuzluk veren, biraz sonra bazı arızaların çıkacağını haber eden kahramanların tuhaf bir sessizliğini de içinde taşıyor.

Eddie (Bill Heck) ve Jean (Rachel Brosnahan) evli bir çifttir. Ancak çok istemelerine karşın bir türlü çocukları olmamaktadır. Bir gün Eddie, elinde bir bebekle çıkagelir. Bunun kime ait olduğunu sorduğunda Jean, “…bu bizim bebeğimiz” der. Eddie ve üzerindeki şaşkınlığı atan Jean, bebeği sevmeye, ona alışmaya başlar. Sonrasında yeni bebeğin katılımı ile kahvaltıda iyi bir aile görüntüsü izlemeye başlarız. Bebek bakımı nedeni ile yanan ekmek ya da birisi yere düşen yumurta üzerine sohbet sonrasında Eddie o gece eve gelmeyeceğini söyler. Eddie’siz o gece’de, aniden sert bir şekilde kapı çalar. Ev içi tasarımdan anlaşıldığı üzere düzenli ve konforlu ev hayatını sonlandıran bir kişinin haber vermesiyle hayatın alt üst olacağını kimse bilemez ilk başta. Eve gelen Eddie’nın arkadaşı bir an önce lüzumlu eşyaların ve bebeğin de alınarak uzaklaşmaları gerektiğini söyler. Ve bu andan itibaren o yavaş temposundan sıyrılır ve tam bir takip ve kaçış filmine döner.

Bu takip ile birlikte Jean, eşi ile ilgili birçok yeni bilgi ve ayrıntının sahibi olur. Aslında Jean, eşinin bir kısım kanun dışı işlere bulaştığını tahmin etmektedir, ancak başının bu derecede ağrıdığından, belaya bulaştığından haberi yoktur. Eddie’nin kendisini koruması için Cal (Arinze Kene) tutulmuştur. Ancak Cal da ne olup bittiğine dair ayrıntılı bilgi vermemekte, sadece nereye kaçılması ve nasıl davranılması gerektiğine dair komutlar ile yetinmektedir. Kimsenin bilmediği o korkunç, sessiz yerlerde sürekli birilerinden kaçılmaktadır şimdi. Ancak bu kaçışlar Jean için o kadar zordur ki. Bebeği ile ve kimden kaçtığını bilmeden. Ve her kaçış ölümün o sıcaklığı gibi aynı zamanda yeni bilgilerin de kapısını aralar. En son sığındığı çiftlik gibi yerde, tam da sığınağa kendisini kapatırken gelenler Cal’ın eşi olan Teri (Marsha Stephanie Blake), babası Art (Frankie Faison) ve çocuğu’dur. Ve bu yeni özneler aslında yeni sürprizleri de içinde taşır. Sonrasında bu kaçışlar, özellikle Jean ile Teri ile birlikteliğinde yeraltı mekanlarına gidişleri ve en nihayetinde de Mike ile mücadeleyi doğuracaktır…

Kaçarken Geçmiş Hikayelere Uzanmak…

Kaçış filmleri, tür itibariyle aslında zor filmlerdir. Zira her zaman izleyici bilinmezlikler ile birlikte sizden adrenalin kısmının tüm film boyunca devamını bekler. Ancak hemen belirtmek isterim ki, izlediğimiz film bunu yapımın geneline yaymaktan çok uzak. Film’de bebeği ile Jean’ın kapandığı ilk kapalı mekanda, Cal kendisini uyarmasına rağmen komşu Evely (Marceline Hugot) ile arkadaşlık kurar ve sonrasında evi düşmanlar kuşatır. Korkuyla Evely’ın evine sığınan Jean’ı hiç beklemediği bir sürpriz bekler. Ve Cal’ın da müdahalesi ile gerçekten tempoyu arttıran görüntüleri görürüz. Ancak filmin bu tempoyu sonrasında yakalayamadığını, zorlama senaryo oyunlarının, özellikle de Eddie’nin geçmişine ilişkin gerçeklerin yer yer suni bir görüntü verdiğini belirtmek gerek.

Oyunculuklar da ise Cal ve Teri rolündeki iki siyahi oyuncu, başarılı bir performans sergiliyorlar. Ne var ki, Jean rolündeki, geçmişte bir kısım gerilim filminde yine gördüğümüz Rachel Brosnahan‘ın heyecanları, bebeği ile hayatta kalma mücadelesindeki tepkilerini çok yavan bulduğumu, o derece şaşırtıcı gelişmeleri çok soğukkanlılıkla karşılamasını da filmdeki oyunculuk yeteneğinin zayıflığına yordum. Eşi rolündeki Eddie karakterine can veren Bill Heck ise, yalnızca başlangıç sahnesinde var ve gizemli bir kişilik taşıdığını haber veren bir oyunculuk sergilediği görülmekte. Filmin müzikleri ise atmosfere göre değişkenlik gösteren, izleyiciyi yormayan ölçüde ve bence başarılı..

Bazı türü sevenler açısından dudak bükülerek izlenmesi muhtemel “I’m Your Woman”, izlenmez değil elbette, zira dediğim gibi ilk kısımları itibarıyla belirli bir merak unsurunu koruduğunu da belirtmem gerek. Yine de tabi ki, “Amazon Prime Video” seçkisinde yer alan filmi izleyip izlememe tercihi sizin…

Yönetmen : Julia Hart

Senaryo : Julia Hart, Jordan Horowitz

Görüntü Yönetmeni : Bryce Fortner

Kurgu : Shayar Bhansali, Tracey Wadmore-Smith

Müzik : ASKA

Oyuncular : Rachel Brosnahan, Arinzé Kene, Marsha Stephanie Blake, Frankie Faison, Bill Heck, Marceline Hugot, Rohn Thomas, James McMenamin, Jarrod DiGiorgi

ABD / Gerilim-Suç-Dram / 120 Dk.

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here