İtham / Accused

ALIŞKIN OLMADIĞIMIZ BİR HİNT FİLMİ

 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla olsa gerek Psiko-dram türündeki Hint filmi başarılı bir kadın doktorun hikayesini anlatıyor. Film Londra’da yaşayan saygın jinekolog Dr. Geetika Sen’in kariyerinin, özel yaşamının cinsel taciz suçlamasıyla nasıl bir anda çökecebileceğini gösteriyor. Suçun doğruluğundan çok gücün ve algının toplumu nasıl anında değiştirdiğine ayna tutuyor…

OrtaKoltuk Puanı:

 

8 Mart yaklaştığı için dünya Kadınlar Günü ile ilgili film aradım, istediğim gibi bir film bulamayınca İtham” filminin afişinde iki kadın gördüğüm için izlemeye karar verdim. Hint filmi olduğundan Hindistan’dan mekanlar beklerken Londra’nın modern atmosferiyle karşılaşmak bir anda şaşırttı beni. Şaşırmamın nedeni Hintlilerin İngiltere’de olması değil, daha dört yıl önce seçilen başbakan Rishi Sunak (2022-20249) Hint kökenliydi ve zamanında sömürge olduğu için ülkenin ciddi bir bölümü İngiltere’de yaşıyordu. Şaşırma sebebim bugüne kadar izlediğim Hint filmlerinin hep hindistan’da geçmesiydi. Mekan Londra olunca kahramanlar da beyaz yakalılardan oluşuyordu. İki Hintli kadın doktor; ünlü ve otoriter jinekolog Geetika (Konkona Sen Sharma) ve genç çocuk  doktoru Meera (Pratibha Ranta) Hindistan’ın kapalı ve geleneksel  toplumundan modern topluma geçince ilişkiler de açıklıkla yaşanıyor. İki kadın doktor  eşcinsel ve evlililer.  Çevrelerindeki doktor arkadaşları ve akrabaları da bu evliliği biliyorlar ve evlerinde verdikleri davete katılıyorlar. Sadece Meera’nın ailesi bilmiyor, kardeşi öğrendiği zaman belli etmese de ciddi anlamda bocalıyor. Allahtan bu lezbiyen birlikteliğin yatak görüntüleri hiç yok zira film lezbiyenliği biçim olarak öne çıkarıp arka planda kadınların uğradığı haksızlığa dikkat çekmek istiyor….

Evli çiftin evlerinde verdikleri partiyle açılıyor film, Zira Geetika terfi almış, bir başka şehirde, Chapelston’da  bulunan hastaneye dekan olarak atanmıştır. Ayrıca çift bir bebek evlatlık almaya karar vermiştir. Dolayısıyla bu iki sevindirici olayı dostlarıyla  kutlarken  İngiltere’nin  modern ortamında geleneksel Hint müziğiyle dans edip eğlenirler…

Ne var ki mutlulukları uzun sürmeyecektir. Geetika cinsel taciz suçlamasıyla karşı karşıya kalacaktır. Sosyal medyanın gücüyle başarılı doktorun nasıl bir anda gözden düştüğüne şahit olacaksınız. Ancak bu iddialar gerçek mi yoksa iftira mı ya da bir kadının bu kadar yükselişini hazmedemeyen  bir erkek komplosu mu  seyirciye bırakıp Geetika karakterinin analizini yapalım. 

Geetika, toplum nezdinde “kusursuz” kabul edilen bir figürdür: başarılı bir doktor, entelektüel, şehirli ve saygın. Bu statü, onu yalnızca korumaz; aynı zamanda duygusal mesafe ile örer. Film boyunca Geetika’nın en belirgin özelliği, duygularını bastırma ve olayları rasyonelleştirme eğilimidir. Kriz anlarında bile ağlamaz, bağırmaz, kendini savunmak yerine susar. Bu sessizlik, masumiyetin işareti olduğu kadar, kontrol ihtiyacının da bir göstergesidir. Diğer taraftan yanına çalışanlara mobbing uygulamaktan çekinmez, işini son derece iyi yaptığı için meslektaşlarından da  onu bekler. Bulunduğu konuma gelinceye kadar çok büyük çaba harcadığı için kibirlidir de, kusur gördüğünde yanındakileri aşağılar.

Genç doktor Meera ise daha uysal, neşeli hayat doludur. Hastanedeki bir doktor meslektaşı gizli gizli ona aşıktır ama Geetika’dan başkasını gözü görmez…

Meera rolü Pratibha Ranta  üzerine cuk oturmuş , güzel de oynamış ama aynı şeyleri Geetika rolü için söylemeyeceğim. Geetika Sen Sharma’nın üstüne tıpkı giydiği kıyafetler gibi bol gelmiş. 

Anubhuti Kashyap’ın yönetiminde film sıradan bir suç çözümlemesine dönüşmüyor; aksine suçlamanın etkilerini ve toplumun hızlı yargı eğilimini irdeleyen sessiz ama etkili bir gözlem haline geliyor. Gerilim beklentisi yüksek izleyiciler için film bazen “slow-burn” yani yavaş ilerleyen bir psikolojik dramanın sınırlarına kayıyor ve bazı sahnelerde duygu yoğunluğu istediği kadar güçlü olamıyor. Filmin Londra’daki modern atmosferi ve sistematik baskı altındaki karakterlerin yalnızlığı, izleyicide geniş bir yelpazede duygular uyandırıyor. Sosyal medya linci, profesyonel itibar kaybı ve kişisel ilişkilerin çöküşü gibi temalar, yalnızca bir suç iddiasının ötesine geçerek günümüz toplumunun kırılgan yönlerine dair daha büyük tartışmalar açıyor.

Sonuç olarak İtham, izleyicide hem takdir hem de hayal kırıklığı bırakabilen bir çalışma. Konusu ile önemli sosyal meseleleri gündeme taşısa da, anlatım hızı ve dramatik çözümlemeleri açısından beklentileri tam anlamıyla karşılamayabilir. Yine de kadınsı güç dinamikleri, ilişkiler ve profesyonel itibar gibi güncel ve cesur temaları bir araya getirmesiyle Hint sinemasında nadir görülen bir perspektif sunuyor…

Yönetmen : Anubhuti Kashyab

Senaryo : Sima Agarwal, Yash Keswani

Kurgu : Prerna Saigal

Oyuncular : Konkona Sen Sharma,  Pratibha Ranta, Monica Mahendru, Daniele Secondi, Sukant Goel, Aditya Nanda

Hindistan / Gerilim-Dram / 107 Dk.

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz