Thomas Vinterberg ve Mads Mikkelsen yeniden bir arada “Druk / Körkütük”

1995’de Danimarkalı yönetmen Lars von Trier, Thomas Vinterberg , Kristian Levring ve Søren Kragh-Jacobsen’le birlikte, filmleri pahalı ve gösterişli özel efektlerden, çekim sonrası düzeltmelerden ve benzer teknik hilelerden arındırarak film yapımını saflaştırmak ve arıtmak amacıyla Dogme 95 adlı hareketi başlatır. Hareketin manifestosundaki kuralların von Trier henüz 2 yaşında bir bebekken John Cassavetes gibi bir dehâ tarafından neredeyse bire bir uygulandığını düşünürsek, iddialı ve biraz ukala Dogme 95’in pek uzun ömürlü olmayışına şaşmamak gerek.

Dogme 95 artık yok ama, en az Lars von Trier kadar, belki ondan bile önemli bir sinemacı olan hareketin ikinci adamı, 1969 doğumlu Thomas Vinterberg, hepsi de üst düzey olan filmlerini çekmeye devam ediyor.

Vinterberg’in 1998’de tasarladığı, yazdığı, yönettiği insan ruhunun, “o güne kadar içine girilmesine cesaret edilmemiş en kötücül ve en kirli katmanlarına” büyük bir soğukkanlılıkla dalan ünlü filmi “Festen /Şölen” başta Cannes Jüri Büyük Ödülü olmak üzere çok sayıda ödül kazanır. Ardından Kanada’da, 4 yaşındayken ayrılmış olan tek yumurta ikizi iki erkek kardeşin yeniden buluşmalarına odaklanan “The Third Lie / Üçüncü Yalan”ı (2000) çeken Vinterberg 2003’de ABD’de, beş yıl boyunca üzerinde çalıştığı, karakterlerinin içindeki karmaşayla dış dünyayı avucuna almış olan kaos arasında paralellikler kurduğu distopik kıyamet öyküsü It’s All About Love / Aşka Dair Herşey’i yazıp yönetir. Yine ABD’de senaryosu Lars von Trier’e ait olan Dear Wendy / Sevgili Wendy (2005) ile Amerikalıların sapkın silâh tutkusunu eleştirir. Danimarka’ya kökenlerine dönerek, yıllar önce terk ettiği kasabaya geri dönen ünlü bir operacının dönüşü ile başlayan olayları, sımsıcak bir mizahla ele aldığı “En mand kommer hjem / Bir Adam Evine Döndü” (2007) filmini çeker.

2010’da, gençliklerinde yaşadıkları trajik olay sonrası ayrılan ve farklı yöntemlerle kendi kendilerini mahvetmeye çalışan iki kardeşin umutsuz öyküsü Submarino’yu, 2012’de, küçük bir çocuğun masum bir yalanı yüzünden yaşamı bir korku ve gerilim karabasanına dönüşen ana okulu eğitmeni rolüyle baş oyuncusu Mads Mikkelsen’e Cannes’da En İyi Erkek Oyuncu ödülü getiren Jagten / Av’ı yönetir. 2015’de Thomas Hardy’nin ünlü “Far From the madding Crowd / Çılgın Kalabalıktan Uzakta” romanına nefis bir klasik ve romantik yorum getirir. 1970’lerde bir Danimarka komününde bireysel isteklerle, dayanışma ve hoşgörün çatışmalarına odaklanan “Kollektivet / Komün” (2016) ile gerçek bir olayı 2000 yılında nükleer Rus denizaltısı K-141 Kursk kazasını anlatan “Kursk” (2018) filmlerinden sonra, çektiği 2020 yapımı “Druk / Körkütük”, Thomas Vinterberg ile Mads Mikkelsen’i ikinci kez bir araya getirir.

Kökütük”, Danimarka’da bir kasaba okulunda öğretmenlik yapan kırklı yaşlarında dört arkadaşın yaşadıkları üzerinden, ülkedeki alkolizm eğilimini buruk bir mizahla ele alır. Film, bir göl etrafında kasalarla bira taşıyarak yarışan gençlerin koşuşturmasıyla başlar. Amaç bu yarışı en kısa zamanda, ancak arada bütün biraları içerek bitirebilmektir. Bütün Kuzey Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Danimarka’da da alkol tüketiminin çığırından çıktığına göz kırpan bu sekansın ardından, film yaşama karşı ilgisini kaybetmiş, öğrencilerinin önemsemediği, karısı Trine’den (Marie Bonnevie) ve bir zamanlar Trine’nin aklını başından almış olan yakışıklı, azimli ve karizmatik kişilikten giderek uzaklaşmakta olan tarih öğretmeni Martin’e (Mads Mikkelsen) odaklanır. Öğretmen arkadaşlarının en genci Nikolaj’ın (Magnus Millang) 40. Yaşını kutlama yemeğinde Martin, psikoloji öğretmeni Nikolaj, kadınlarla bir türlü sağlam bir ilişki kuramayan müzik eğitmeni Peter (Lars Ranthe) ve müzmin bekâr beden eğitimi hocası Tommy (Thomas Bo Larsen) vardır. Yakın arkadaş olan bu dört erkeğin hiçbiri gençliğinde düşlediği yaşama kavuşabilmiş değildir.

Nikolaj, Norveçli psikoterapist Finn Skårderud’un insanların kanında doğuştan alkol eksikliği olduğunu ve bu eksikliği gün boyunca kontrollü alkol kullanımıyla tamamlamaları durumunda, çok daha mutlu olacaklarını, monotonluktan kurtulacaklarını, yaratıcılıklarını parlatacaklarını, paslanmış yeteneklerini yeniden gün yüzüne çıkaracaklarını ileri süren teorisinden söz eder. Dörtlü teorinin gerçekliğini “bilimsel” bir yaklaşımla incelemeye karar verdir. Başlarda Skårderud haklıymış gibi görünür; Martin öğrencileri ve ailesiyle yeniden sağlam bir iletişim kurmaya başlar, Tommy’nin koçluk yaptığı çocuk futbol takımı başarıdan başarıya koşmaya başlar. Ancak, devamlı içkili olunca, toplumsal incelemeyle, kendini aksine inandırarak alkol bağımlılığına geçmeyi ayıran sınırı aşmak çok kolaydır. Dozajın artmasıyla olaylar çığırından çıkmaya başlar ve durum ne ailelerden ne de okul yönetiminden gizlenemeyecek boyutlara erişir. Her biri deneyin getirdiği sorunlarla farklı yöntemlerle boğuşurken, hem erkekliğin kendine güvensizliği ve kırılganlığı, hem de içten dostlukları ve dayanışmaları iyice açığa çıkar.

Sinemaya ilk başladığından beri insanların toplumsal sorunların yüküyle eğilmelerine ve ezilmelerine odaklanmış olan Thomas Vinterberg, bu kez de alkol bağımlılığını ele alır. Ancak, kimi zaman çakırkeyif, kimi zaman da körkütük olan filminde, ne “aman ha” diye parmak sallayarak uyarır, ne de Amerikan işi absürt güldürüye kaçar. Alkolden destek almanın sakıncalarına dikkat çekerken, arada bir böyle bir desteğin faydalı bile olabileceğini söylemeye de cesaret eder. Aslında “Körkütük” alkolizm aracılığıyla, sevmek, düş peşinde koşmak, arkadaş olmak, orta yaş krizine girmek gibi konuları irdeleyen bir film, kafamızın düzgün çalıştığı birkaç on yılı kim olmak istediğimizi çözmek, geri kalanını da bu amaca ulaşamadığımızı anlamak için harcamamız üzerine dramatik bir meditasyondur.

Vinterberg’le son dönemde birçok filminde birlikte çalıştığı Tobias Lindholm ile birlikte yazdığı senaryonun omurgasını, olağanüstü gerçek ve inandırıcı dört ana karakteri oluşturuyor. Filmi kusursuza yakın bir ustalıkla yöneten Vinterberg de, San Sébastian Film Festivalinde En İyi Erkek Oyuncu Ödülünü birlikte kazanan dört oyuncusundan nefes kesici birer performans elde ediyor.

Hem dörtlüyü canlandıran Mads Mikkelsen, Magnus Millang, Lars Ranthe, Thomas Bo Larsen hem de Martin’in karısını oynayan Marie Bonnevie müthiş iyiler ama Mads Mikkelsen gerçekten olağanüstü. Arkadaşları giderek zilzurna olacak gibi içerken elinde tuttuğu su bardağıyla büyük olasılıkla bir zamanlar alkolün yıkımını yaşamış olduğunu hissettiriyor. Yakın plan çekilmiş yüzündeki çizgiler ve bakışlarındaki tarifsiz hüzünle yaşama gücünü yitirmenin yükünü hissettiriyor. Lise mezuniyetinin kasabada bir şenliğe dönüştüğü finalde, yeniden yaşama dönmenin coşkusuyla giriştiği çılgın dans gösterisinde kendini tamamen özgürleştirerek, yaşamış olduğu acıları ve yaşamını düzeltmeye sonsuz arzusunu da tüm bedeniyle haykırıyor.

Vinterberg’in son dönemdeki en iyi filmlerinden biri. Bulabilirseniz kaçırmayın derim.

Yönetmen : Lars von Trier

Senaryo : Tobias Lindholm, Lars von Trier

Görüntü Yönetmeni : Sturla Brandth Grøvlen

Kurgu : Anne Østerud

Oyuncular : Mads Mikkelsen, Thomas Bo Larsen, Magnus Millang, Lars Ranthe, Maria Bonnevie

Danimarka / Dram / 116 Dk.

Film notum:

1 YORUM

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here