Xawery Zulawski babasının yazdığı son senaryoyu filme aktarıyor “MOWA PTAKÓW / KUŞ DİLİ”

2000’li yılların başında sinemaya başlayan ancak 2008’den itibaren televizyonda hatırı sayılı bir kariyer yapan 1971 Varşova doğumlu Polonyalı yönetmen Xawery Zulawski’nin 2019’da yeniden sinemaya döndüğü üçüncü uzun metrajı “Mowa ptaków / Kuş Dili” filminin senaryosunu ünlü yönetmen babası Andrzej Zulawski yazmış. “Kuş Dili” izlenimlerime geçmeden önce, Polonya Sinemasının bu aykırı yazar yöneteninden söz etmek isterim.

1940’ta Ukrayna-Lwów’da doğan Andrzej Zulawski ünlü Polonyalı şair Miroslaw Zulawski’nin oğludur. 1957-1959 arasında Fransanın ünlü sinema okulu IDHEC’de sinema eğitimi aldıktan sonra ülkesine dönerek Andrzej Wajda’nın asistanlığını yapar, Varşova’da felsefe dersleri alır, tekrar Fransa’ya giderek Sorbonne’da Siyasi Bilgiler eğitimi alır, şiir yazar, sinema ile ilgili makaleler kaleme alır. “Gecenin Üçüncü Kısmı” (1971) ile film yönetmeye başlayan Zulawski, kariyeri boyunca tüm filmlerinin senaryosunu da yazar. İkinci filmi “Şeytan” (1972) Polonya’da yasaklanınca Fransa’ya giderek orada film çekmeye başlar. Ülkesine dönüp çok önemsediği “Gümüş Küre”yi (1988) çeken Andrzej Zulawski, iki yıl boyunca üzerinde çalıştığı bu film de Polonya yetkililerince sansürlenince, tekrar Fransa’ya dönerek kariyerini orada sürdürür.

Sürrealizmden sembolizme doğru kayan zorlu filmlerinin Uluslararası film festivallerinde 16 ödül kazandırdığı Andrzej Zulawski 25 de roman yazar. 1975’den itibaren Görüntü Yönetmeni Andrzej J. Jaroszewicz ve müzisyen Andrzej Korzyński ile çalışan yazar yönetmen, filmlerinin başrollerinde Romy Schneider, Isabelle Adjani ve 16 yıl birlikte yaşadığı, en küçük oğlunun annesi Sophie Marceau gibi döneminin ünlü aktrislerini oynatır. Eğitimli ve kültürlü bir sanatçı olmanın yanısıra yakışıklı bir erkek olan ve her yaşında yaşamına değişik kadınlar giren Zulawski’nin üç ayrı kadından üç oğlu vardır.

2015’te, Sophie Marceau ile ilişkisi bittikten bir süre sonra Polonya’ya dönmüş olan Andrzej Zulawski, yönetmen olan büyük oğlu Xawery’ye “Al şunu, ister oku, ister çöpe at. Sen bilirsin” diyerek bir dosya verir. “Kuş Dili” filminin senaryosudur bu. Babasına pankreas kanseri teşhisi konduğu, ve yaşam mücadelesini her gün onunla birlikte desteklediği bu dönemde Xawery senaryoyu okumaya bile vakit bulamaz.

Andrzej Zulawski’nin cenaze töreninde soldan sağa, Hanna Wolska’dan olan 1978 doğumlu ortanca oğlu İgnacy Zulawski; 1985 ilâ 2001 yılları arasında yaşamını paylaşan ünlü aktris Sophie Marceau; Sophie Marceau’dan olan en küçük oğlu Vincent Zulawski ve 1971-1978 yılları arasında evli kaldığı Aktris Malgorzata Braunek’den olan yönetmen büyük oğlu Xawery Zulawski.

Pek çok karakteri aynı anda takip eden“Kuş Dili”, bir tarih hocası, yazar ya da senarist olmayı düşleyen bir edebiyat öğretmeni, cüzzamlı bir müzisyenle temizlikçi sevgilisi, topal bir çiçekçi kız, Andrjzej Zulawski’nin alter-ego’su olan emekli bir sinema yönetmeni, sinema aşığı bir öğrencinin arasında arasında ustalıkla dolanır.

2019 Polonya Eleştirmenler Birliği Ödülü ve 2019 Polonya FF Genç Jüri Ödülü sahibi olan bu çok katmanlı film, aykırı ve gerçeküstücü yapısıyla günümüz Polonya’sına da sivri dilli ve ironik bir eleştiri getirirken, birbirinden ilginç edebi ve sinemasal referansla benzersiz bir sinefil tadı da bırakır.

Andrjzej Zulawski’nin birçok filminde olduğu gibi “Kuş Dili”nin de önde gelen tamaları lisan ve kültürdür. Artık çaşımayan bir sistemin, yeni bir lisanın hâkim olduğu günümüz Polonya’sının kaotik ortamında kültürün de yeni paryaları ortaya çıkar.

Eski komünist Andrzej’in, ulusalcılığın güçlendiği ülkesine döndüğünde karşılaştığı tepkiyi anımsatırcasına, öğrencilerine artık ilgilenmedikleri ve kabullenmek istemedikleri bir geçmişi anlatan bir tarih hocası aşırı sağcı ve milliyetçi öğrencilerinin her türlü zorbalığına maruz kalır ve onları kontrol altına alamadığı için işini kaybeder. Benzer şekilde, ahlâk ve edebiyat öğretmeni arkadaşı Marian, öğrencilerin aşırı bedensel şiddete dönüşen zorbalığını engellemeye çalışırken elinde bir çakı olduğu için okuldan kovulur. Marian’ın evinde kaldığı müzisyen arkadaşı cüzzama yakalanmıştır ve doktorların iyiye gidiyor demesine karşın giderek çürümekte ve ölüme yaklaşmaktadır.

Genç bir kadın öğrenci, senaryo yazmaya niyetli olan Marian’ın peşinde, cep telefonuyla okul yaşamı hakkında bir film çekmeyi dener. Bu marjinalleşmiş karakterlere, cüzzamlı müzisyenin temizlikçi sevgilisi, çok güzel seli topal bir çiçekçi kız ve Marian’ın sinemayı bırakmış yönetmen babası (Sinematek yıllarından beri Polonya Sinemasının neredeyse tamamında izlemiş olduğumuz büyük aktör Daniel Olbrychski’yi Andrzej’in alter-ego’su olarak görmek müthiş keyifli bir sürpriz) ve tek gözlü ressam kardeşi de katılınca film, giderek çığırından çıkmaya başlayan bir yapboza dönüşür.

Tabii ki, izlerken bile “ne oluyoruz” dediğimiz böyle bir sürreel kargaşayı anlatmak kolay iş değil. Tüm çılgınlığına karşın, müthiş bir büyüsü olduğunu söylemekle yetinelim. Bir de finale girerken ki cenaze törenini Michael Jackson’un “Thriller”inin parodisine dönüştüğü o olağanüstü unutulmaz sekansın kanımca sinem antolojilerinde yer alması gerektiğini ekleyeyim.

Yönetmen : Xawery Zulawski

Görüntü Yönetmeni : Andrzej J. Jaroszewicz

Kurgu : Wojtek Wlodarski

Müzik : Andrzej Korzyński

Oyuncular : Sebastian Fabijański, Jasmina Polak, Eryk Kulm Jr., Sebastian Pawlak, Daniel Olbrychski, Andrzej Chyra, Borys Szyc, Katarzyna Chojnacka

Polonya / Dram-Suç-Gerilim / 138 Dk.

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here