Başkahramanı ejderha olan bir doğa masalı…

Prömiyerini 31 Ocak 2021  Sundance film festivalinde yapan “Land” ABD’de 12 Şubat tarihinde gösterime girdi. Filmin yönetmenliğini yapan Robin Wright aynı zamanda başrol oyunculuğunu da üstlenmiş. Neredeyse tek başına filmi götüren oyuncunun  rol arkadaşları dağlar, ormanlar, hayvanlar…

Avcı var bir de, filmdeki rolü az ama Edee Mathis’in üstündeki rolü çok.

Bir doğa masalı diyebiliriz, ancak baş kahramanı ejderha olan masal!

Hırçın bir natur yani; dilini çıkardıkça fırtınalarını estiren, dişlerini sıktıkça donduran, gözlerini yumdukça deli gibi  ağlayan; aynı zamanda sustukça güzelleşen bir natur…

Edee yaşadığı travmadan dolayı kendi naturuyla başa çıkamayınca dışındaki natur ile mücadele etmeye karar verir. Ancak onunla başa çıktığı zaman kendi doğasıyla da başa çıkacağına inanır. Gelgelelim bu o kadar kolay olmayacaktır. Filmi seyrederken insan şu soruyu sormadan edemiyor. Kendi doğamız mı hırçın yoksa parçası olduğumuz dışımızdaki doğa mı daha hırçın?…

Geçmişinden kurtulamayan Edee kendine zarar verecek duruma gelmiştir. Çocuğunu ve kocasını kaybetmiş olan kadın kahramanımız derin psikolojik tahribat içerisindedir. Önünde iki yol vardır; ya intiharla acılarını dindirecek ya da insanlardan ve her şeyden uzaklaşarak tek başına amansız bir mücadelenin içine girecektir…

Arabasıyla yola çıkar, dağlık bir alanda, ormanın içinde bir kulübe kiralar.

İşe, cep telefonunu çöpe atmakla başlar.

Kulübeye vardığında arabasını da gönderir.

Teknolojiye ve iletişime dair ne varsa hepsini atar üstünden.

Artık çıplaktır, tıpkı doğa gibi…

Bu özdeşliği de filmin sonuna doğru görürüz zaten, dağların muazzam güzelliği karşısında teknede çıplak yıkanırken doğanın ve insanın nasıl bir bütün oluşturduğunu, insanın küçük bir  parçası olarak doğada nasıl güzel kaldığını görürüz…

Tabii o bütünün parçası olmak öyle kolay değildir. Zorlu bir mücadele başlar. Her ne kadar kendimizi doğanın efendisi gibi görmek gafletinde bulunsak da  onun hükmü karşısında sadece zavallı olduğumuzu bir kez daha hatırlıyoruz. Edee bu aşamada zaman zaman zayıf düşer, başaramayacağını düşünür; çocuğunun ve kocasının hayalleri başından gitmek bilmez, yine de mücadeleyi bırakmaz. Taa ki fiziksel gücü tükenip fırtına karşısında evine yarı ölü vaziyette düşene kadar. 

Ve o avcı gelir. Miguel (Demian Bichir) onu baygın bulur.

Edee’yi gerçek anlamda hayata döndürebilecek mi sorusunu seyirciye bırakıp biz o müthiş atmosfere dönelim. 

İçimizden “Dağlara gel, dağlara” şarkısını söylettiren büyülü arazi; sarp kayalıklarıyla, akan ırmağıyla, ormanıyla, geyikleriyle masaldaki Kaf dağı gibidir. Kameranın geniş açılı lensleriyle derinleşen doğanın içine çekilme isteği biz seyircide de oluşuyor. Tıpkı Edee gibi yaralandığımız  zaman sığınma ihtiyacı duyduğumuz doğaya yeniden kaçmak istiyoruz. 

Bir şey var ki onunla başa çıkıldığı  zaman şefkatli kollarını sana açıyor ve iyileştiriyor…

Ve bir kadın doğada erkeğin yaptığı bütün işleri yapabiliyor;odun kırmaktan tutun da geyik yüzmeye kadar…

Kadın yönetmen Robin Wright perdeyi insan ve doğa olarak aralarken eşit davranıyor; bir yandan korkularımızla, içgüdülerimizle, çaresizliğimizle, duygularımızla bizi yüzleştirirken bir yandan da doğanın içindekileri bize gösteriyor…

Tam bir Sundance filmi!

Bağımsız Amerikan Sineması güzel işler yapıyor…

Yönetmen : Robin Wright 

Senaryo : Jesse Chatham, Erin Dignam

Görüntü Yönetmeni : Bobby Bukowski 

Kurgu : Anne McCabe, Mikkel E.G. Nielsen

Müzik : Ben Sollee, Time for Three

Oyuncular : Robin Wright, Demian Bichir, Warren Christie, Kim Dickens, Brad Leland, Finlay Wojtak-Hissong, Barb Mitchell, Jill Maria Robinson

ABD / Dram / 89 Dk.

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here