Genç bir kızın cesur yolculuğu…

Disney şirketinin ilk olarak 1998 yılında çizgi film olarak uyarladığı hikayelerden biri olan ‘Mulan’, epeyce bir zaman sonra uzun metraj sinema filmi olarak beyaz perdeye konuk oluyor.

Aslında genelde başarılı bulunmuş bir hikayeyi sinema filmine uyarlamak, üstelik kıyas yapılacak başka yapımlar varsa riskli bir iştir. ‘Mulan’ filmi ise bu durumdan daha önce aynı şirket tarafından yapılan çizgi filme harfiyen uymaktan vazgeçip daha bağımsız bir yapı kurarak sıyrılıyor.

Film, hem masalsı yapısından ödün vermiyor hem de hikayenin akışı ve kurduğu karakterler bazından, arka planda bıraktığı tarihsel döneme uyacak tempolu bir senaryo kurmayı başarıyor. Film, genel hatlarıyla bir kahramanlık öyküsü anlatsa da asla gereksiz ve ucuz bir hamaset havasına bürünmüyor, daha çok feminist bir yön taşıyan ve bunu yaparken de asla gerçekçi atmosferinden vazgeçmeyen, heyecanlı bir macera sunuyor.

Çin İmparatorluğu (tarih verilmese de tahminen M.Ö 200 yılları) kuzeyden gelen istilacılar (Hunlar) tarafından tehdit edilmektedir. Bori Khan adındaki Hun kumandanı yanına diğer dere boylarını ve insanüstü güçlere sahip bir büyücüyü alarak saldırılar düzenlerken Çin İmparatorluğu da orduya destek için kasabalara gidip ailelerin erkeklerini askere alır. Bu kasabaların birinde ailesiyle beraber yaşayan bir genç kız olan Hua Mulan, eski bir savaş gazisi olan ama savaşa gitmek için sağlığı el vermeyen babasının yerine, evden kaçarak orduya katılır ve kendini Hua Jun adında genç bir erkek gibi tanıtır. Ancak kimsenin bilmediği, Mulan’ın kendisinin de farkında olmadığı şey, onun özel güçlere sahip olduğudur…

Mulan’ filminin gözümüze çarpan ilk özelliklerinden biri, göreceli olarak (çizgi film versiyonundan aşina olduğumuz) beklendik bir hikaye akışı, daha önceden benzerlerini gördüğümüz yan karakterler, biraz karton sayılabilecek bir kötü adam karakteri ve nasıl bağlanacağını tahmin edebildiğimiz bir final barındırmasına rağmen nerdeyse bunların hiç birinin seyirciyi rahatsız etmemesi oluyor…

Çünkü başkarakterin özel oluşu ve taşıdığı sır, hikayeye ciddi bir dinamizm katıyor. Dahil olduğu ordunun üç büyük değerinden cesaret ve sadakat açısından eksizsiz olan ancak kimliğini saklayarak, dürüstlük açısından en büyük hatayı yapan Mulan, bunun yükünü sürekli taşıyacak ve erkeklerle dolu bir ortamda açığa çıkmamak için her yolu deneyecektir. Bu ‘saklanan’ durum sürekli bir gerilim yaratsa da zaman zaman oldukça mizahi sekanslara da yol açıyor. Örneğin Mulan’nın doğal olarak diğer erkelerle beraber yıkanamaması ve bir süre sonra ‘kokmaya’ başlaması veya ordudaki bir komutanın Mulan’ı dürüst ve başarılı bir asker zannedip onu savaş sonrasında kızıyla evlendirmeyi düşünmesi gerçekten seyirciyi gülümseten sahneler barındırıyor.

Ancak bütün bunlar bir şekilde ikinci planda kalıyor çünkü asıl izlediğimiz genç bir kadın kahramanın yolculuğu… Onun evlendirilmesine hazırlık yapılırken babasını korumak üzere evden kaçması, uçsuz bucaksız doğada yaptığı zorlu yolculuk, daha sonra katıldığı orduda kendine yer edinmeye çalışması ve buradaki bütün çetin fiziki koşullara göğüs germesi ilgimizi çeken hikayeyi oluşturuyor. Ve sonrasında başlayan Hunlarla savaş sekansları da beklentileri karşılıyor. Gerek Hunların yanlarında olan büyücünün yardımıyla saldırdıkları kalelerin düz duvarlarında yürüyebilmeleri (!), gerek yine Hunların at takibi sırasında yaptıkları inanılmaz hareketler (at sürerken ters oturuşa geçip arkadakileri ok atması) gerekse de Mulan’nın ‘Wu’ enerjisinden güç alıp sergilediği inanılmaz mücadeleler gerçekten etkileyici ve seyir zevki yüksek sekanslar sunuyor. Bu arada filmdeki savaş sahnelerinin büyük bütçeli bir filme yakışır bir şekilde, inanılmaz bir figüran sayısıyla ve çok inandırıcı savaş aletleriyle (mancınıklarla saldırı gerçekten etkileyici) gerçekleştirildiğini de ekleyelim.

Filmin başarısında oyuncuların da katkısı büyük rol oynuyor. Başta Mulan’ı hem oyun gücüyle hem de beden diliyle büyük bir başarıyla canlandıran Yifei Liu olmak üzere her oyuncu karakterlerini kanlı canlı kişiler haline getiriyorlar. Bu arada yan rollerde de olsa İmparator rolünde Jet Li, büyücü rolünde ise Gong Li gibi deneyimli oyuncuları izlemek her zaman gibi zevk verici….

Sonuç olarak Mulan, kendisine yol gösteren bir Anka kuşu peşinde, kendi yolunu çizen, cesur ama bütün bunların yanında sadakat, güven, dostluk gibi kavramların da kendi dünyasında hesabını yapan bir kadın kahramanın masalsı serüvenini görkemli bir şekilde beyaz perdeye taşıyor. Bizce her yaştan sinemasever için kaçırılmaması gereken bir film…

Yönetmen : Niko Caro

Senaryo : Rick Jaffa, Amanda Silver, Elizabeth Martin, Lauren Hynek

Görüntü Yönetmeni : Mandy Walker

Müzik : Harry Grekson-Williams

Oyuncular : Liu Yifei, Donnie Yen, Jason Scott Lee, Yoson An, Gong Li, Jet Li, Tzi Ma, Ron Yuan

ABD / Macera-Aile-Fantastik / 115 Dk.

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here