Ne Yaptığını Biliyorum / His & Hers
SIRADAN POLİSİYE DİZİSİ, FİNALİ HARİÇ
Alice Feeney’in” His & Hers” romanından uyarlanan ve Türkçeye “Ne Yaptığını biliyorum” adıyla çevrilen psikolojik polisiye mini dizi izlenmesi kolay, klişe ögeleri taşıyan ve üstüne geçmiş travmalardan psikolojik sos dökülen altı bölümlük öykü. Dizinin orjinal “His & Hers” adından anlaşılacağı üzere hikaye “Kadın ve Erkek” olmak üzere iki taraf üzerine kuruluyor gibi görünse de geçmişteki travmatik bir olay üzerine inşa ediliyor ama temel sağlam değil…
Netflix’te yayınlanan dizilerin çoğu polisiye psikolojik dram türünde, bu da insana kabak tadı veriyor. Genellikle popüler romanlardan uyarlanan bu tarzdaki film ve diziler sığ kalıyor. Alice Freeney’in romanı “His & Hers” Türkçeye “Ne Yaptığını biliyorum” adıyla çevrildiği için diziye de bu adı vermişler. Aslında kitabın ya da dizinin içeriğine baktığımızda ben bu adı daha uygun buldum. Dizinin baş kahramanı genç kadın Anna naratör olarak da öyküye monologlarını serpiştirirken başlangıçta şöyle diyor : “Her hikayenin en az iki tarafı vardır. Seninki ve benimki. bizimki ve onlarınki, adamınki ve kadınınki. Bu da her zaman biri yalan söylüyor demektir.” Bir kere tez yanlış, iki taraf da yalan söylüyor veya doğru söylüyor olabilir. Baştan böyle bir genelleme yapılması hikayenin sığlığını ilk anda ortaya koyuyor. Anna’nın “Kadınınki ve erkeğinki” olarak iki tarafı muhtemelen ayrı yaşadığı eşi ve kendisi. Ancak senaryonun bütününe baktığımızda söylemle ve olayla kopuk, tutarsız bir başlık…
Başroldeki Tessa Thompson (Anna) sık karşımıza çıkmaya başladı. Dizideki performansı oldukça iyi. Onu ilk kez 2021’de çekilen “Siyah-Beyaz” filmiyle tanımış ve oyunculuğunu çok beğenmiştim. Dedektif Jack Harper (Anna’ın eşi) rolünü üstlenen Jon Bernthal de rolünün hakkını vermiş. ABD yapımı olan dizinin yönetmenliğini William Oldroyd yaptı, senaryosunu yönetmen William Oldroyd ve Bill Dubuque yazdılar…
AKRAN ZORBALIĞININ SİLİNMEYEN İZLERİ
Dizi cinayet sahnesiyle açılışı yapıyor. Karanlık bir ormanın kenarında kırmızı otomobilin üstüne göğsünden defalarca bıçaklanmış, can çekişen genç bir kadının görüntüsü tüyler ürpertici şekilde sergilenir. Sonrasında ise Anna devreye girer daha önce terk ettiği evine döner. Anna geçmişinden kaçıp Atlanta’ya yerleşmiş ve tesadüfen cinayetin olduğu gece evine dönmüştür. Anna dedektif Jack ile evlidir, mutlu beraberlikleri vardır ve mutluluklarını taçlandıran bir de bebekleri olmuştur. Bir yaşlarındaki bebekleri sebebi belli olmayan bir nedenden dolayı (Dizide net olarak belirtilmiyor) hayatını kaybeder. Bu durumdan kocasını sorumlu tutan Anna ünlü bir televizyon kanalında haber sunuculuğu yapmaktayken kariyerini, annesini, kocasını bırakıp Atlanta’ya gider. Cinayet gecesi yaşadığı kasaba Dahlonega’ya döndüğünde ise yeniden çalıştığı WSK 5 kanalına dönmek ister. Ancak bir yıldır uzak kaldığı kanalı yerine başka bir haber spikeri bulmuştur. (Yeni spiker de Anna’nın liseden arkadaşıdır zaten ve aralarındaki gerginlik hissedilir derecededir.) Bunun üzerine Anna Dahloneg’daki cinayeti araştırmak üzere saha muhaberliği talebinde bulunur ve talep kabul edilir…
Diğer taraftan Anna’nın annesinde alzheimer başlamıştır. Kocası ise, deli dolu kız kardeşinin evine yerleşmiştir. Kız kardeşinin kızı ile baba sorumluluğu taşıyarak ilgilenir. Yani karı-koca bebeklerinin ölümünden sonra dağılmışlardır ve hiçbir şey eskisi gibi değildir. Yolları cinayet araştırmalarında kesişir, Jack cinayetin başkomiseridir, Anna ise saha muhabiri olarak cinayetin peşine düşmüştür. Bu araştırmalar onları geçmişleriyle yüzleştirirken birbirleriyle de yüzleştirir… İşlenen cinayetler ise geçmişin karanlık izlerini taşır…
Lisede bir grup arkadaşın Anna’ya ve şişman arkadaşları Catherine’e uyguladıkları akran zorbalığı (Anna temizlikçi kadının kızı, Catherine ise şişmanlıktan dolayı hor görülmektedir) çok yıllar sonra sonuçları korkunç olacaktır…
Özetle dizi, yüzeyde bir cinayet soruşturması gibi ilerlese de özünde “gerçek kime aittir?” sorusunu merkeze alan psikolojik ve ahlaki bir anlatı kurar. Dizi, aynı olayı bir gazeteci kadın ile bir dedektif erkeğin bakış açısından sunarak hakikatin tek ve değişmez olmadığını, hafızanın ve anlatının kişisel çıkarlar, suçluluk ve korkularla şekillendiğini gösterir. “His” ve “Hers” ayrımı basit bir cinsiyet karşıtlığı değil; güç, kontrol, suskunluk ve vicdan arasındaki gerilimin simgesidir. Karakterler ne tamamen masum ne de bütünüyle suçludur; özellikle kadın karakterin suskunluğu bir zayıflık değil, hayatta kalma ve kendini koruma stratejisi olarak okunur. Finali izleyiciyi rahatlatmak yerine huzursuz bırakır; çünkü dizi, gerçeğin ortaya çıkmasının her zaman adalet ya da kurtuluş getirmediğini ima eder. Bu nedenle His & Hers, güçlü temalarına rağmen duygusal mesafesi ve anlatıdaki boşluklar nedeniyle izleyiciyi düşünmeye zorlayan ama herkesle bağ kuramayan, bilinçli olarak rahatsız edici bir psikolojik gerilimdir…
Yönetmen : Anja Marquardt, William Oldroyd
Senaryo : William Oldroyd, Tori Sampson, Bill Dubuque, Dee Johnson
Görüntü Yönetmeni : Ante Cheng, Doug Emmett
Kurgu : Adam Epstein, William Henry, Daniel A. Valverde
Müzik : Mac Quayle
Oyuncular : Tessa Thompson, Jon Bernthal, Pablo Schreiber, Marin Ireland, Sunita Mani, Rebecca Rittenhouse, Crystal Fox, Kristen Maxwell, Leah Merritt, Tiffany Ho, Izzy Kusman, Chris Bauer, Astrid Rotenberry, Ellie Rose
ABD / Gerilim-Gizem-Suç-Dram / 6 Bölüm 45 Dk.








