“Ben de ilk kez ölüyorum”

Ölümünün yakın olduğunu bilen kanser hastası Maria’nın ağzından dökülen sözler; bu hayattaki ilk’inin son olduğu tek şeyin  ölüm  gerçeği olduğunu   yüzümüze bir tokat gibi indiriyor…

Yine bir hastane odasındayız. Bir yıldır Corona yüzünden neredeyse bütün hastalıkları unuttuğumuz bir zamanda “ Oğluma Notlar” filmi kanser hastalığını yeniden hatırlattı.  Maria yumurtalık kanserine yakalanmıştır ve yedi aylık hamile gibi şiş karnıyla  ölümü beklemektedir,  Üç yaşındaki oğlu ve kocasıyla mutlu bir yaşam sürerken hastalığın pençesi takılır bedenine ve onu ölüme doğru sürükler…

Arjantin yapımı olan filmin yönetmenliğini Carlos sorin üstlenmiş, başrollerini Mauricio Dayub ve Mónica Antonópulos paylaşıyor. Çok iddialı bir film olmasa da içeriği insanı düşündürüyor ve empati kurmasını sağlıyor. Gerçek hayattan uyarlanarak sinemaya aktarılan film, bir başka açıdan  bizi  sosyal medya ile ilişkimizi sorgulatıyor. Birçok şeyimizi; duygularımızı, düşüncelerimizi, protestolarımızı, yediğimizi-içtiğimizi, özel anlarımızı sosyal medyadan paylaştığımız gibi hastalığımızı da paylaşıyoruz. Maria da öyle yapıyor, hastalık süresince Twitter’dan  ironi yaparak duygularını paylaşır. Ölümle dalga geçer adeta. Aslında sihirli kelime “kabullenmek”tir. Kabullendiğin zaman ölümü bile  “ti”ye alabiliyorsun. Attığı tweetlerle ünlü olan Maria bir televizyon programında yaptığı röportajda; kendisine ruh halinin nasıl olduğu sorulduğunda “komik” diye cevaplandırır. “Bir çeşit tek kişilik kanser komedisi yapıyorum”…

İnsan ne kadar dirençli olursa olsun; korkudan kaçmak, onun yok olduğu anlamına gelmez, bilincimizin derinliklerinde var olan en temel duygudur, ondan kurtulmamız da mümkün değildir. “İnsanların sürekli cesur ve güçlü olduğunu söylemeleri şaşırtıcı, bence tek seçeneğim bu, başka ne yapabilirim, kendime acımak mı, Twitter’da kanser şovu yapmayı tercih ederim” Maria’nın paylaştığı temel düşünceleri böyle özetlemek gerek. 

Ölüm yatağında bekleyen Maria’yı, ona hala aşık olan kocası ve arkadaşları yalnız bırakmaz,  yazarından tut da ev hanımına kadar her çevreden arkadaşları vardır ve hastaya karşı  doğal davranmaya çalışırlar. Ama biri vardır ki içlerinde en özelidir o. Üç yaşındaki Maria’nın oğlu Tomy ziyaretçiler arasındaki en sevimli varlıktır. Ne kadar yıkılmaya çalışılsa da hastanenin kasveti Tomy’nin yüzünün aydınlığı ile ferahlıyor.   Tıpkı annesi gibi pozitif olan, yanaklarından bal damlayan bu çocuk; aslında seyircinin içini en fazla acıtan kişi oluyor ve gözlerini yaşartıyor.  Şöyle düşünüyorsunuz “ Şimdi bu çocuk annesiz mi kalacak” Hikayenin en dokunaklı kısmı da burasıdır. O sebeple Maria ölüm döşeğinde, kocasına aldırdığı deftere, “Oğluma Notlar” başlığı altında  her gün ona yazar… Bu notlar annenin 2015 yılında ölümünden sonra kitap halinde yayınlanır ve en çok satan kitaplar listesinde yer alır. 

Sosyal medyaya gelince, artık hayatımızın içinde, neredeyse merkezinde. Önemini inkar etmek yanlış olur. Hiç kullanmamak ne kadar yanlışsa, aşırı kullanmak da o kadar yanlış. Dozunu iyi ayarlamak, günlük hayatımızla dengelemek gerekir. Maria bunu yapıyor, hayatı tamamıyla sanal değil, onu seven ve yanında olan gerçek dostları var. Aslında ölümü sanal duruma getirerek, bir bakıma onu gerçeğin dışına iterek kabullenmiş olduğu bu durumu bilinçaltında gerçekte kabullenmediğini gösteriyor bizlere…”Her şey kötü, ölüyorum, belki de yarın, kimbilir ?”

Film bana “Dünyaya hoş gelmek, süresi biraz uzun olan vedadır aslında”  gerçeğini yeniden hatırlattı. 

Tüm dünyanın hastalıkla pençeleştiği bu süreçte hayatımızı yeniden sorgulamak adına  Netflix filmi olan “Oğluma notlar” ı seyretmekte yarar var…

Yönetmen / Senaryo : Carlos Sorin

Görüntü Yönetmeni : Julián Apezteguia

Müzik : Sergei Grosny

Kurgu : Pablo Barbieri Carrera, Mohamed Rajid

Oyuncular : Valeria Bertuccelli, Esteban Lamothe, Julián Sorín, Mauricio Dayub, Malena Pichot, Catarina Spinetta, Carla Quevedo, Anita Pauls, Mónica Antonópulos, Paola Barrientos, Ana Katz, Romina Richi, Diego Gentile, Beatriz Spelzini, Diego Reinhold

Arjantin-İspanya / Dram / 83 Dk.

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here