PK başka bir gezegenden Dünya’ya gelmiş saf biridir. Geldiği gibi uzay gemisini geri çağırıp kendi evine dönmesine yardımcı olacak kumandasını çaldırır ve onu aramaya başlar. Bu arama esnasında insanlardan ona yardımcı olacak tek şeyin Tanrı olduğunu duyar ve bir yandan da Tanrı’yı aramaya koyulur. Tanrı’yı ararken onu yanlış yere yönlendiren bir sürü insanla karşılaşır ve sonunda yanlışları insanlara anlatmaya başlar ve basit sorular sorar…

PK düşündürücü, sorgulayıcı, hüzünlü ancak bir o kadar da eğlenceli muhteşem bir film.

Peekay dünyaya tıpkı bir bebek gibi üryan gelmişti. Bir bebek gibi temiz, masumdu. Bir çocuk gibi basit sorular soruyordu. Peekay bu dünyaya araştırma yapmaya gelmişti, Tanrı`yı aramaya değil. Ama sonra ona ihtiyacı olduğunu düşündü. Tıpkı yüzyıllardır süregelen çoğunluk gibi, muhtaç olanlar gibi, zorlananlar gibi herkes ihtiyaç duyduğunda sığınacak bir Tanrı aradı. Kocaman açtığı gözleriyle Dünya’da olan bitene bir anlam getirmeye çalışıyordu PK.

İzlerken bizler de onunla birlikte boş bir bakış açısıyla bakıyoruz kendimize. Önce çıplaklığından kurtulması gerekiyor PK’in. “Dans eden arabalar” dan çeşit çeşit giysiler çalıyor. Önce kadın erkek giysilerini karışık giyiyor görüyor ki farklı olması lazım. Sonra memur kıyafeti giyiyor. Herkes ayağına geliyor. Öğreniyor ki bazı giysiler bazılarından üstün. İzlerken kendimize ayna tutuyor gibi oluyoruz. Ne kadar çok ayrım yapıyormuşuz meğer insanlar arasında. İnsanlarla iletişim kurması gerekiyor ki dili öğrenebilsin. Tabi herkes onun el ele tutuşma isteğine garip bakıyor. Kadınların elini tutunca başka, erkeklerin elini tutunca başka tepkiler alıyor. En son bir hayat kadınından öğreniyor dili. Kumandasını aramaya başlıyor PK. Sonra herkesten aynı ismi duyuyor :Tanrı, Tanrı`yı aramaya başlıyor bu sefer. Kimdi bu Tanrı? Hangisiydi?Müslümanların Allah’ı mı, Hindular’ın Şiva’sı mı, Hristiyanlar’ın Tanrı`sı mı?

Başlıyor el broşürleriyle Tanrı`yı aramaya. Durmuyor bir yandan da tüm dinlere vakıf olmak için hepsinin ibadetlerini yerine getiriyor. Yine olmuyor. Hal böyle olunca aydınlanıyor PK. Tanrı ile insanlar arasındaki iletişimin çökertildiğine inanıyor. Ve şöyle diyor: “Herkes yanlış numarayı çeviriyor.” Tanrı uzakta değildi, Tanrı birilerinin değildi, Tanrı herkesindi. Ancak bu umut tacirleri insanları bölmeyi ve koyun sürüsü gibi yönetmeyi öylesine becermişlerdi ki kimse doğru numarayı çeviremiyordu. Kimse doğru numarayı aramıyordu bile. Bir metafor yetmişti insanların sorgulamasına. Bir yanlış numara yetmişti.

Çağrı cihazını arayan PK, cihazının Tapasvi isimli bir din adamının onu “Şiva`nın sazının parçası” diyerek pazarladığını görür. Jaggu sayesinde görür ki onu almak için yapması gereken onun yanlış numarasını ortaya çıkarmaktı. PK de onu dinledi ve Tapasvi`nin karşısına çıktı. Ve o basit ancak etkili soruyu sordu: “Hangi Tanrı`ya inanacağız?” PK`in bu soruyu sorarken kastının hangi dinin Tanrı`sı olmadığını görüyoruz. O basite indirgemişti çünkü. Yalnızca iki Tanrı vardı. Biri bizleri yaratan diğeri ise bizlerin yarattığı Tanrı. Bizleri yaratan Tanrı`nın korunmaya ihtiyacı yoktu; süte, yemeğe, paraya, tapınağa, çaputlara, suya ihtiyacı yoktu. Tam tersine onu korumaya çalışanlar yalnızca bölünüyor sonra da yok oluyorlardı, yok ediyorlardı.

Yaratılan Tanrı ise küçük, yardıma muhtaç, riyakar, yalancı ve korkunç bir Tanrı idi. Sahte Tanrı`yı yok etmek gerekirdi. Çünkü sahte olanlar insanları bölmekten başka bir işe yaramıyorlardı.Ve bu farklılık insanların ölmesine neden olan en tehlikeli yanlış numaraydı.Hiçbirimiz bir dine mensup olduğumuza dair işaretlerle dünyaya gelmedik. Bunu hepimiz sonradan seçtik veya buna maruz bırakıldık. İnanmayanlar dahi aklının bir köşesinde tuttu bu inançları tıpkı Jaggu gibi. Jaggu; Tapasvi’ye Sarfraz’ın onu aldatacağını söylediğinde onu haksız çıkaracağını söylemiş ve hemen Sarfraz ile evlenmek istemişti. Nikah günü ona geldiğini sandığı kağıda hiçbir kanıtı olmamasına rağmen düşünmeden neden inanmıştı? Neden sormadan ayrılmıştı oradan? Çünkü Tapasvi önceden onun yerine düşünmüştü. Jaggu inanmasa da zihninin bir yerinde Tapasvi`nin sözleri filizlenmeye başlamıştı. Bir nevi manipüle olmuştu.

PK üzerine konuşulacak yüzlerce detayı barındıran bir film. Çünkü, insanoğlu varlığından beridir aynı konulara bir paradoks misali takılıp kalmıştır. PK ise bizim, etiketlenmemiş, en temiz, en saf özümüzdür aslında.

Misafir Yazar : RABİA ŞAHİN

Yönetmen : Rajkumar Hirani

Senaryo : Rajkumar Hirani,Abhijit Joshi

Görüntü Yönetmeni : C. K. Muraleedharan

Müzik : Atul Gogavale, Shantanu Moitra

Oyuncular : Aamir Khan, Anushka Sharma, Sanjay Dutt, Boman Irani, Saurabh Shukla, Sushant Singh Rajput, Ranbir Kapoor, Parikshat Sahni

Hindistan / Komedi-Dram-Müzik / 152 Dk.

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here