Rüya Senaryo /  Dream Scenario

Rüyalar ve Gerçekler

Filmi, korku / komedi olarak tanımlayabiliriz; ancak kara komediden de epey faydalanıyor. Metaforik olarak kullanılan rüya teması, yönetmenin asıl anlatmak istedikleri için yeterli konak olma görevini başarıyla yerine getiriyor. Dream Scenario, yılın sonuna doğru gelen sürprizlerden… Iskalamayın.

OrtaKoltuk Puanı:

 

Rüyalarda buluşuruz

Dünya prömiyerini Toronto Film Festivali’nde yapan “Rüya Senaryo / Dream Scenario”, geçtiğimiz yılın en etkileyici filmlerinden biri olan Sick of Myself’e imzasını atan yönetmen Kristoffer Borgli’nin ikinci uzun metrajlı filmi olma özelliğini taşıyor. Yönetmen filmin senaryosunu da kendi yazmış. Başrolünde yılların eskitemediği Nicolas Cage var ve çok etkileyici bir performans sergiliyor. A24’ün yapımcılığını üstlendiği filmin kadrosunda bulunan diğer isimlerse şöyle sıralanıyor : Julianne Nicholson, Dylan Gelula, Michael Cera, Jessica Clement, Tim Meadows, Dylan Baker. Filmin ülkemizde Filmekimi kapsamında gösterildiğini de ekleyelim.

Avrupa sinemasının yükselen değerlerinden biri olma yolunda emin adımlarla ve belli ki korkusuzca yürüyen Kristoffer Borgli, akılda kalıcı bir işe daha imzasını atıyor. Henüz ikinci uzun metrajlısı olmasına rağmen, tarz olarak pek çok yönetmenden ayrışıyor ve belli kalıpları yıkmayı sevdiğini seyirciye kanıtlıyor.

Rüya Senaryo’yu korku / komedi olarak tanımlayabiliriz; ancak film kara komediden de epey faydalanıyor. Filmde; akademisyenlik yapan Paul Matthews (Nicolas Cage) iki kızı ve eşiyle sıradan bir aile yaşantısına sahip, dikkatleri üstüne çekemeyen orta yaşlı bir adamken; tanıdığı ya da tanımadığı insanların rüyalarında alakasız şekilde belirmeye başlamasıyla bir fenomene dönüşüyor. Başlarda kazandığı popülarite sayesinde gelen tepkiler onu mutlu ediyor ve yaşadığı bu açıklanamayan durum sayesinde sıkıcı hayatı büyük oranda renkleniyor. Kimsenin tanımadığı bir profesörken, sürekli konuşulan o adam oluyor. Kısa süre sonra rüyaların içeriği değişiyor ve Paul artık orada duran alelade bir adam olmaktan çıkıyor, insanları rüyalarında öldüren, onlara zarar veren ve herkesin korktuğu birine dönüşüyor.

Metaforik Bir Anlatım

Filmin konusunun oldukça tanıdık geldiğini söyleyebiliriz. Bu hikaye, sosyal medyada kazanılan popülaritenin zaman içinde değişime uğrayıp kişilere yaşattığı linç kültürünü hatırlatıyor. Günümüzde kolaylıkla gelen ünlü olma işinin çoğu insan için iyi sonuçlanmadığını biliyoruz, bu tarz haberleri sürekli okuyoruz. Dream Scenario filminde yönetmen Kristoffer Borgli, bu durumu kafasında epeyce düşünmüş gibi görünüyor ve artık çağın hastalığı olarak kabul edilen pek çok konuyu distopya hisleri vererek oldukça gerçekçi bir şekilde ele alıyor. Bir bakıma, rüyalarda gezinen bu adamın başına gelenleri, sosyal medya zorbalığının metaforu olarak kullanıyor.

Sosyal medyanın etkisinde hayatlar yaşadığımız gerçeğini kabul ediyoruz. Bazen isteyerek bazen istemeyerek bu girdaba dahil oluyoruz; çünkü uzun zamandır çağın gerisinde kalmamak ve haber almak için sosyal medyayı kullanıyoruz. Bu durum haber almanın en kolay yöntemi sayılıyor. Tabii sistemin içindeki doğru bilgiler dışında , sosyal medyanın kirliliğine de maruz kalıyoruz. Herkesin her konuda mutlaka bir fikri olduğu ve fikirlerini diğer insanlara empoze etmek için de sosyal medyayı kullandığına aşinayız. Hatta son dönemin popüler kültürü ‘’duyar kasmak’’ bile sosyal medyanın insanlığa kazandırdığı bir özellik denebilir.

Çağın Hastalıkları

Rüya Senaryo ustalıkla işlenmiş bir hiciv örneği olarak karşımıza çıkıyor. Yönetmenin bir önceki işi, ilgi çekmek adına sınırları zorlayan bir kadının yaşadıklarına odaklanıyordu. Sick of Myself, bir insanın popüler olmak için neler yapabileceği ve ne kadar ileri gidebileceği üzerine anlatılmış nefis bir örnekti. Sosyal medyanın çoğu zaman insanı tetikleyen psikolojik sorunlarına yenilerini eklediğini ve zaten sahip olduklarını daha da pekiştirdiğini söyleyebiliriz. Bunların arasında depresyon, anksiyete, stres bozukluğu, duygusal tükenmişlik, uyku sorunları, duygusal bağımlılık gibi durumlar sayılabilir; ama sosyal medyanın özellikle siber zorbalığın önünü epey açtığını söyleyebiliriz.

Rüya Senaryo bu psikolojik sorunların hepsini tetikliyor ve Paul’ü isteği dışında zorluklarla mücadele etmek zorunda bırakıyor. Hiçbir bilgisi ve çabası olmadığı halde insanların rüyalarına giren Paul’ün başına gelenler, korkunç bir gelecek fikrini de akıllara getiriyor. Kişilerin rüyalarında gördükleriyle kendilerini manipüle edip, temelde hiçbir suçu olmayan bir adama karşı yersiz bir korku beslemeleri ve bu korkunun saldırgan, dışlayıcı tavırlara dönüşmesi her şeyi hızlıca tüketen bireyler olmamızla eşdeğer şekilde gerçekleşiyor.

Tamamlayıcı Bir Final

Filmin finalinde olanların üstüne düşününce, filmin oldukça korkutucu bir geleceğin hayalini kurdurduğunu söyleyebiliriz; ancak tüm yaşadıklarından sonra eşinin rüyalarında olma isteğiyle hareket eden bir adamın duygusallığıyla iyi bir final yaptığını da söylemek mümkün.

Filmde ana fikir olarak karşımıza çıkan “rüyalarda beliren adam” neden rüyalarda beliriyor? İnsanların dünyanın her yerinde hiç tanımadıkları bir adamın varlığına maruz kalma nedeni nedir? Zararsız bir adamken, birdenbire rüyaların şekli neden değişiyor da Paul artık insanların korktuğu biri oluyor? Sayısız insanın her gece rüyalarında yer edinen bu adam bir anda neden rüyalarda dolaşmayı bırakıyor?

Film bu soruların cevabıyla ilgilenmiyor; çünkü metaforik olarak kullanılan rüya teması, yönetmenin asıl anlatmak istedikleri için yeterli konak olma görevini başarıyla yerine getiriyor. Dream Scenario, yılın sonuna doğru gelen sürprizlerden… Iskalamayın.

Yönetmen / Senaryo : Kristoffer Borgli

Görüntü Yönetmeni : Benjamin Loeb

Müzik : Owen Pallett

Oyuncular : Nicolas Cage, Julianne Nicholson, Dylan Gelula, Michael Cera, Jessica Clement, Tim Meadows, Dylan Baker, Lily Bird, Star Slade, David Klein, Kaleb Horn, Liz Adjei

ABD / Komedi-Fantastik-Korku / 100 Dk.

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz