Sadece Bir Gece / One Night Only
Komik de değil, romantik de…
Sadece bir gece, aslında serbest cinselliğin sınırları ne olmalı gibi tartışılacak bir konu yakalamış. Bunun ceberrut devlet tarafından nüfus azalıyor korkusu ve ahlaki gerekçelerle kısıtlanmasına da karşı çıkan özgürlükçü bir bakış açısı eklemiş ama sonunda ne olmuş, evli olmayan çiftler arasındaki serbest cinselliğin izin verildiği senede bir gece olayını karşı cinslerin birbirinin üzerine atladığı bir çılgınlığa dönüştürmüş. Komik bile değil, bir süre sonra bıkkınlık ve sıkıntı veriyor!
Romantik komedi filmlerinin pek olmadığı şu dönemde “Sadece Bir Gece” bu hevesle sinemaya gidenleri benim yaşadığım gibi büyük bir düş kırıklığına uğratıyor. Hani hep diyorum ya, sinema patlamış mısır eşliğinde izlenilecek bir eğlencelik olarak algılanmamalı, o amaçla çekilmiş olsa bile içinde savunduğu bir fikir, bir mesaj, bir anlam olmalı diye.
Sadece bir gece, aslında serbest cinselliğin sınırları ne olmalı gibi tartışılacak bir konu yakalamış. Bunun ceberrut devlet tarafından nüfus azalıyor korkusu ve ahlaki gerekçelerle kısıtlanmasına da karşı çıkan özgürlükçü bir bakış açısı eklemiş ama sonunda ne olmuş, evli olmayan çiftler arasındaki serbest cinselliğin izin verildiği senede bir gece olayını karşı cinslerin birbirinin üzerine atladığı bir çılgınlığa dönüştürmüş. Komik bile değil, bir süre sonra bıkkınlık ve sıkıntı veriyor!
Zaten toplum muhafazakardır
Aslında Amerikalılar sanıldığı gibi çok özgürlükçü bir toplum hiç değil. Tam tersine yıllarca bize anlatıldığı gibi kutsal aile meraklısıdır çoğu eyalette yaşayanlar, birkaç dünya şehri sayılan NewYork, San Fransisco gibi olanların dışında. Genelde evlenip çoluk çocuk sahibi olup, Pazar günleri barbekü yapmak yetiyor onlara. Ama giderek seks özgürleşti, ilişki çok küçük yaşlara indi. Bu da kimilerini ahlak, sağlık açısından da yöneticileri rahatsız etti. Tüm bu tartışmalardan hareketle olsa gerek, seks yapmak, “Sadece bir gece”de anlatılan, gelecekte bir tarihte devletin herkesin koluna bir çip takıp kontrol ettiği bir sistemle denetleme fikriyle anlatılıyor. Evli olmayan çiftler, aynı evde yaşasa bile seks yapamıyor. Tam da Trump’ın arzulayacağı faşist bir yöntem. Seksin serbest olacağı o gece ise ortalıkta ne prezervatif kalıyor, ne de boş yatak!
Ya sevglin yoksa?
Sevgilisi olmayanlar ise şanslarını denemek için kendini sokağa, barlara, eğlence yerlerine atıyor. Tabii aslında iyi işlense komik de olabilecek pek çok ayrıntı, nasıl olsa izlerler diye artık aceleye mi getirilmiş, boş mu verilmiş, ortaya ucuz bir komedi çıkmış. Zaten filmin yönetmenliği ve senaristliğini popüler yapımlarıyla tanınan Will Gluck yapıyor. Yapıyor da ne yapıyor?
Hani romantizm?
Romantizm desen yok! Seks desen o da yok! Hani light porno izleyelim bari desek, o da yok, sadece birbirinin üzerine atlayıp soymaya çalışanlar var. Başka ne var? Anlamsız bir arayış. Sevgilisi olmayanların her ne olursa olsun birini bulayım koşuşması. Hani büyük marketlerin indirim günlerinde kapıda bekler, açılınca koşar ve ne bulursa kopup kasaya koşturur ya insanlar, onun seks yapmak için olanını düşünün, aynı koşuşma önce herhangi birini bulmak, sonra prezervatif bulmak için yaşanıyor ki sonunda midem bulandı.
Neyse, filmin sonunda kahramanlarımız kimseyi bulamadı da birbirlerine kaldılar, Monica Barbaro, çok güzel olmasa da başarılıydı, Callum Turner, fil kulaklı, herhalde çok parasız kalmış ki o kadar rezil olacağı bir filmde oynamayı kabul etmiş!
Aslında yazmaya bile değmez ama hani romantik komedi diye heveslenirseniz başınıza ne geleceğini bilin diye yazdım.
Yönetmen : Will Gluck
Senaryo : Travis Braun
Görüntü Yönetmeni : Yaron Orbach
Kurgu : Robert Nassau, Tia Nolan
Müzik : Este Haim, Christopher Stracey
Oyuncular : Monica Barbaro, Callum Turner, Maya Hawke, Molly Ringwald, Julia Fox, LeVar Burton, Charlie Gillespie, Michelle Hurd, King Princess, Quintessa Swindell
ABD / Komedi-Romantik / 100 Dk.










