Karlar altında bir Noel filmi…

Yakın zamanda Netflix kanalında bize sunulan ‘Jingle Jangle’, ilk anda biraz ‘ısmarlama aile filmi’ gibi dursa ve bazı klasik şablonların dışına taşmasa da, bu türde başarılı bir yapım olarak nitelendirebilir. Yönetmeni David E. Talbert’in ciddi bir tiyatro ve sahne oyunu deneyimi olması, son derece ‘naif’ ve ‘çocuksu’ olabilecek bir filmi daha renkli, daha hareketli ve daha özellikli hale getiriyor.

Kuşkusuz ‘Jingle….’ son tahlilde yine de bir aile filmi ve çok katmanlı bir senaryo, ‘gri’ bölgede gezinen karakterler, gerçekçi olaylar ve hikayede büyük sürprizler barındırmıyor ama filmin, pazar günü öğleden sonraları, televizyonda yayınlanan, ‘ortalama’ çocuk filmlerinden epey üstte olduğu da bir gerçek…

Jeronicus Jangle, iyi bir aile babası, başarılı bir iş adamı ve asıl, eskiden beri ilgi duyduğu oyuncak dünyasında büyük başarı kazanmış bir mucittir. O dönem çok yeni olan ‘hareketli’ oyuncaklar yaratan Jangle’ın dükkanı çok ilgi çeker ve Jangle her açıdan hayatında bir zirve yaşamaya başlar. Ancak bu arada yanında uzun süredir çalışan çırağı, Jangle’ın bütün oyuncak projeleri bulunan defterini çalar ve kaçar. Çok kısa bir süre içinde her şeyini kaybeden ve hayatında dibe batan Jangle’ı, torunu çok uzun bir süre sonra ziyarete gelecektir.

J

‘Retro’ görüntüler…

Yönetmen Talbert, ilk olarak filminin hikayesini tarihsel bir döneme oturuyor. Tam olarak belirtilmese de muhtemelen ‘Victorien’ (1831-1901) dönemde geçen hikaye, bütün süresi boyunca, gerek dekorlarıyla ve kostümleriyle gerekse görüntülerindeki renk paletiyle ‘geçmişe karşı’ bir özlem hissiyatı taşıyor. Ancak bu hissiyat asla bir ‘hüzün’ değil aksine birçok ‘kitsch’ sayılabilecek ama yine de içlerinde bir ahenk tutturmuş bir ‘renk cümbüşünü’ barındıran bir karnaval atmosferinde karşımıza geliyor.

Tabii ki birbirinden ilginç ve renkli oyuncakların süslediği bir dükkan da bunun için en ideal alan gibi duruyor.

Yönetmenin, ‘Willy Wonka and the Chocolate Factory’ (Tim Burton çok sonra ‘remake’ini çekti) veya ‘Chitty Chitty Bang Bang’ gibi ‘fantastik macera türü’ sayılabilecek filmlerden etkilendiği hatta esinlendiği açıkça fark ediliyor.

Film, sadece eğlenceli bir macera sunmakla yetinmiyor aynı zamanda yönetmenin önemli ‘sahne background’dan yararlanıp müzikal ve danslarla süslü bir anlatım yakalıyor. Normalde gerçekçi bir filmde rahatsız edebilecek bu yapı, filmin fantastik ve uçarı havasında tam karşılığını bulmuş gibi duruyor.

Yönetmen bütün bu gerçeküstü atmosferde yine de başını kavradığımız, havada kalmayan ve içinde belli bir ‘drama’ taşıyan bir hikaye kurmayı da beceriyor. Ana karakterler Jeronicus Jangle, kızı Jessica Jangle, (ona ihanet eden) çırağı Gustafson ve sonrasında hikayeye dahil olan torunu Journey bütün bu müzik ve şarkı dünyasında kaybolmuyor, yüzeysel karakterler haline gelmiyor, filmin işleyişinde ‘aksesuar’ gibi durmuyorlar.

Afro-amerikan oyuncular…

Filmdeki bir büyük yenilik de, karakterlerinin çoğunun Afro-amerikan olması… Hiçbir zaman bu değişik seçim dile getirilmiyor ama yönetmenin bu yolu, sadece bu oyuncuların ses ve dans konusundaki üstün performanslarından yararlanmak için değil aynı zamanda klasik bir hikayeyi biraz ‘modernize’ etmek amacıyla izlediğini düşünüyoruz.

Bu değişik yaklaşım sadece oyuncularla sınırlı değil ve filmin her yönünde kendini gösteriyor. Örneğin filmdeki oyuncuların taşıdığı (büyük önem ve emek verildiği belli) kostümler bile sadece döneme uygun değil aynı zamanda da değişik Afrika kültürlerinden çıkmış gibi duruyor. Hissedilen ‘Retro’ hava, zamanında sadece MGM şirketinin ‘sırrı’ olan, üstten çekimlerle güçlendirilmiş bir şekilde sunuluyor.

Bir de tabii sık sık şahit olduğumuz güzel şarkılar ve etkileyici danslar var. Filmin senaryosuna ustaca yedirilmiş bu sekanslar ve buralarda bütün yeteneklerini sergileyen oyuncular hikayeye bir tempo ve renk katıyorlar. Özellikle bunlardan birisi, (oldukça kilo vermiş!) Forest Whitaker ve Anika Noni Rose tarafından seslendirilen ‘Make İt Work’ parçası, filmin en çarpıcı sekanslarından birini oluşturuyor. Bu arada kariyeri boyunca genelde çok daha karmaşık kompozisyonlar yaratan Whitaker’in böyle ‘şarkılı’ bir rolün altından başarıyla kalktığını da ekleyelim…

J

Çoğunlukla Montreal’da yapılmış olan animasyon ve özel efekt sahneleri filmin eğlenceli ‘Noel hikayesi’ tarzına ciddi katkı sağlıyor. Özellikle ‘anlatıcı’ sesine (Phylicia Rashad) eşlik eden, görüntü görüntü yaratılmış animasyon sekanslar sanki büyülü bir masal kitabından çıkmış hissiyatını güçlendiriliyor.

Karakterler havada uçuyorlar, bazen hayal güçlerinin bazen ise onlara eşlik eden sempatik bir robotun yardımıyla… Filmin bu ‘sihirli’ havasında, ‘gerçekçilik’ tamamen ikinci planda kalıyor, kendimizi hikayenin büyüsüne kaptırıyoruz.

Sonuç olarak ‘Jingle…’ tabiri caizse Noel dönemine ‘cuk oturan’, ailenin her üyesinin keyif alabileceği, sempatik bir ‘Noel’ filminden çok daha fazlasını sunuyor… Aynı zamanda bu kadar zorlu geçen bir yılın sonunda yanan adeta bir umut ışığı!

Yönetmen / Senaryo : David E. Talbert

Görüntü Yönetmeni : Remi Adefarasin

Müzik : John Debney, John Legend, Philip Lawrence, Usher, Kiana Ledé

Oyuncular : Forest Whitaker, Anika Noni Rose, Sharon Rose, Nikkita Chadha, Keegen-Michael Key, Hugh Bonneville, Phylicia Rashad, Tina Louise Owens, Abraham Popoola

ABD / Aile-Macera-Müzik / 122 Dk.

J
Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here