Titane

2016’da 33 yaşındaki Femis mezunu kadın yönetmen-senaryo yazarı, Julie Ducournau, benzersiz bir teknik ustalıkla kotardığı, çoklukla “Raw /Çiğ” adıyla bilinen ilk filmi “Grave” ile Cannes’dan bir FİPRESCİ dahil 24 uluslararası ödül kazanır, yamyamlık göndermeleri de taşıyan bu filmiyle o güne kadar sadece erkek sinemacıların tekelinde kalmış olan bol kanlı ve aşırı ürkünç “gore” tarzına ilk kez kadın elinden çıkma bir başyapıt kazandırır. Beş yıl sonra yırtıcı tarzını daha da çılgın boyutlara taşıdığı ikinci uzun metrajı “Titane”, Cannes Film Festivalinde oy birliğiyle Altın Palmiyeyi alır.

Altın Palmiyeyi kazanan en çılgın filmlerden biri olan “Titane”, arabanın arka koltuğunda oturan kız çocuk Alexia’nın otomobil kullanan babasını rahatsız ederken ciddi bir kazaya sebep olmasıyla başlar. Kafatasına cerrahi müdahaleyle titanyumdan bir levha takılan (“titane”, titanyumun Fransızcasıdır) kızın her türlü metalden nefret edeceği düşünülse de, tam tersine, Alexia hastaneden çıkar çıkmaz babasının otomobiline aşkla sarılarak şevkle öper.

Film, sosyal medyada dansçı olarak epey tanınan, 30’lu yaşlarına gelmiş Alexia’nın (Agathe Rousselle) bir otomobil şovunda, arabayla neredeyse müstehcen bir yakınlığa ulaşan dans gösterisine geçer. Şovun ardından Alexia, peşinden otoparka gelen, tacizci olmasa bile epey tahrik olmuş görünen hayranını öldürür. Bu noktadan itibaren “Titane” çılgın, uçuk, bol bol kan dökülen, ölümcül bir seri cinayet şölenine dönüşür. Kara mizahın hep var olduğu katliam öyle müthiş bir görsellikle aktarılır ki, uygunsuz bir yakıştırma olarak görülebilecek “şölen”, yaşananları tanımlayacak en doğru sözcüktür.

Ducournau’nun karanlık vizyonu, esin kaynakları olan Cronenberg ya da Lynch’in de yapmış olduğu gibi, mantığı zorlamaktan, fantastiğe kaymaktan katiyen çekinmez. Cronenberg’in, aşırı şiddetle aşırı erotizmi harmanlayan, trafik kazalarının cinsel dürtüleri alevlendirdiği, çekilmesinden 25 yıl sonra bile taptaze kalmış başyapıtı, “Crash”a açıkça selam gönderen Ducournau, ustasının çılgınlığını da aşarak, “Crash”ta cinselliğin katalizörü olarak pasif bir rol yüklenmiş olan otomobile, aktif bir maço cinsellik kazandırır ve ona hamileliğinin sonlarında memelerinden süt yerine makine yağı gelecek olan Meryem’ini tohumlamak tanrısal bir görev verir. Metal-insan simbiyozu dendiğinde “Titane”ın bir başka çılgın ustaya, “Tetsuo: The Iron Man”ın yaratıcısı Shinya Tsukamoto’ya da selam çaktığını unutmamak gerekir.

Kimliğini artık saklamak gerektiğini fark eden Alexia, saçlarını tıraş eder, hunharca burnunu kırar, fark edilmemeleri için memelerini sıkıca bantlar ve erkek kıyafetine girerek oğlu on yıldır kayıp olan itfaiye şefi Vincent’ın (Vincent Lindon) karşısına, bulunmuş 17 yaşındaki oğlu Adrien olarak çıkar. (Referans meraklısı olanlar için, Bart Layton’un 2017 tarihli belgeseli “The İmposter”ı da hatırlatalım.) Bu kez başkişisini, sımsıkı bir aile olarak kenetlenmiş itfaiyecilerin arasına sokan Ducournau, cinsiyet karmaşasını etkileyici homo-erotik boyutlara çıkarırken, sevgisiz ve yalnız insanların umut edebilmek için nasıl en olmayacak, en mantıksız inançlara bile kapılabildiklerini yalın, ama müthiş dokunaklı bir dille aktarır. Kanımca tüm sinema tarihinde defalarca söylenmiş de olsa, “senin kim olduğun umurumda değil” cümlesi hiçbir zaman bu kadar derinlikli bir güçle telaffuz edilmemiştir.

Sonuç olarak benzersiz sinema dili, nefes kesici temposu, sayılmış olan ya da akla gelebilecek tüm referanslar bir yana, müthiş ilginç ve özgün öyküsü, iki başkişisinin olağanüstü oyunculuklarıyla, kendinden başka hiçbir filme benzemeyen son yılların sinema olaylarından biri. Gösterime girdiğinde sakın kaçırmayın, ama mutlaka geniş ekranlı parlak ses düzenli bir sinema salonunda izleyin derim.

Yönetmen / Senaryo : Julia Ducournau

Görüntü Yönetmeni : Ruben Impens

Kurgu : Jean-Christophe Bouzy

Müzik : Jim Williams, Séverin Favriau, Fabrice Osinski, Stéphane Thiébaut

Oyuncular : Agathe Rousselle, Vincent Lindon, Garance Marillier, Laïs Salameh

Fransa-Belçika / Bilimkurgu-Gerilim-Korku-Dram / 108 Dk.

Film notum:
İLETitane
KAYNAKTitane
Önceki yazıAykut Enişte 2
Sonraki yazıDayı : Bir Adamın Hikayesi

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz