Üç Harfliler : Adak

Senaryo zayıf, oyunculuklar zayıf ve kolay tahmin edilebilir bir final..

Yönetmen koltuğuna, filmin senaryosunu da yazan Alper Mestçi oturuyor. Alper Mestçi‘nin bu 9. korku filmi. 2018 Yılında peşpeşe vizyona giren Siccin 5 ve Üç Harfliler : Beddua iyi bir seyirci sayısı ve gişe rakamına ulaşmıştı. Siccin’den sonra seriye bağladığı Üç Harfliler’in sonuncusu ”Üç Harfliler : Adak”, 2019 Haziran ayında vizyona gireceği bildirilmesine rağmen ani bir kararla apar topar erkenden vizyona sokuluyor. Bana göre yanlış alınmış bir karar. Gişe rakamlarının kimi haklı çıkaracağını kısa zamanda göreceğiz.

Cuma günü vizyona girecek olan Üç Harfliler : Adak, bir korku filmi olarak beni tatmin etmedi. Geçen sene izlediğim Üç Harfliler : Beddua‘nın kalitesini yakalayamayan bir yapım olmuş. Filmi izlerken kaç kez esnediğimi ben bile hatırlayamıyorum. İnanın çok sıkıldım. Arka sırada yönetmen oturmasaydı filmin yarısında çıkardım herhalde. Ayıp olmasın diye çıkmadım. Akış içerisinde bir iki kez tekrarlanan repliklerden sonunu kolaylıkla tahmin edeceği ve korkmayacağı filmi seyirci niye izlesin ki..

Gerçek bir hikayeden sinemaya uyarlandığı söylenen filmin konusu oldukça klasik bir intikam hikayesi. İki çift genç sevgililer, hafta sonu tatillerini geçirmek üzere bir dağ evine giderler. Ava çıkan genç erkeklerden Salih, tüfekle vurularak ağır yaralanır ve konuşamayan, yatağa bağlı birisi olarak yaşamaya başlar. Maddi ve manevi olarak zor bir döneme giren Salih’i, yakın arkadaşı Metin, eski sevgilisi şermin ve Arzu’da hiç arayıp sormaz. Üstelik Metin, o dönem birlikte olduğu sevgilisi Arzu’yu bırakıp Salih’in kız arkadaşı Şermin ile birlikte yaşamaya başlar. Oğlu Salih’in durumuna üzülen Türkan, oğlunun intikamını almak için çok tehlikeli bir büyüye başvurur..

Alper’in kamerasını ve oyuncu yönetimini beğeniyorum ama herşey bununla bitmiyor ki. Senaryon ve seçtiğin oyuncular yetersiz olunca ne kadar çabalarsan çabala, boş. Filmde sadece yan rollerde oynayan isimlerini bilmediğim iki oyuncuyu beğendim. Başrollerden birisini üstlenen Ceren Yılmaz’ın ünlü oyuncu Angelina Jolie’ye benzerliği ise dikkat çekiciydi. Model olduğunu öğrendiğim, oyunculuğunu yetersiz gördüğüm Ceren, ekmeğini oyunculuktan kazanmak istiyorsa çok ama çok çalışmalı. Ben modellik yapacağım oyunculuğu hobi olarak yapıyorum diyorsa o başka.

Kamerasını beğendiğim ama ne yazık ki kurgusunu, oyunculuklarını ve müziklerini beğenmediğim Üç Harfliler : Adak filminde, Türk filmlerinde görmeye alıştığımız eciş bücüş cinler yok, mide bulandıran pislikler yok, abartılı kan gösterisi yok. Bu, korku filmlerinde tam da benim istediğim bir durum ama bu sefer de seyirciyi korkutacak olan gizem ve gerilim unutulmuş. Ben inanıyorum Alper, önümüzdeki yıllarda çekeceği filmlerde bunu başaracaktır. Kendisinde o yetenek ve birikim mevcut.

Sözün Özü : Filmin ismine aldanıp anlatılan hikayede cinleri göreceğinizi sanmayın. Türü korku olan bu yapımda gerilip, olmadık yerlerde sıçrayıp korkacağınızı da düşünmeyin. Hele, sinemaya birlikte gittiğiniz sevgilinizin korkup size sarılacağını ise hiç aklınızdan geçirmeyin. Ve size tavsiyem ”Üç Harfliler : Adak” filmine uykunuzu almış olarak gidiniz yoksa uyursunuz:)

Not : Lütfen, filme yorum yapmayı ve beğen tuşuna basmayı unutmayınız !)

Film notum:

13 YORUMLAR

  1. Tam isabet bir yorum. Filmden korkmadım, gizem de yoktu. tüm sahneleri ve finali tahmin ettim. Oyunculuklar da yetersizdi. Merve Ateş o yaşına rağmen bunlara bin basardı.

  2. Yapılan büyüler, ihanetler, ters köşeler.
    Etkileyici olmayan bir final…
    Alper Mestçi’nin bizde kredisi olduğu için çok da yerden yere vurmak istemem filmi ama benim nezdimde hayal kırıklığı oldu bu film! Genç arkadaşların acemi kalması,makyaj olayının vasatlığı, konunun izleyenleri etkilyememesi…
    Umudum 9 Ağustos’ta vizyona girecek Siccin 6’da.

  3. Sinemada izledim, Çoluk çocuk korkacağına gülüyordu tabi. Gerildiğim sahneler vardı. ani çıkışlar ve ses korkutuyor beni. Gizemli bir hava ben hissedemedim çünkü büyü yapan belli, neden yaptığı belli. Gizlenen birşey var o filmin sonuna saklanmış ama ben daha filmin başlarında o gizlenen şeyi tahmin etmiştim zaten. Çok etkilenmedim açıkcası yine de emekleri göz ardı edilemez.

  4. Filmden bir gram zevk almadım ve hiç korkuç değildi. 19 lira verdim, 19 lirayı gözüme soksam daha zevk alırdım. Bu nasıl film sayın yönetmen, hep güldüm anasını satayım. 19 lira verdim filmin yarasında çıkacaktım 19 TL’ye ayıp olmasın diye çıkmadım. Ayıptır günahtır yahu. Sakın ha benim düştüğüm hataya düşüp bu filme para verip gitmeyin.

  5. Filmde giriş, gelişme, sonuç olayı yok. Film birden gelişiyor, yangından mal kaçırır gibi herşey çok acele olmuş. Oturduğumla kalktığım bir oldu gibi oldu, yapımcıların ismi çıktı. Biz bittimi lan dedik hiç birşey anlamadık. Çok saçma, bu film zaman kaybı resmen. Parama yazık oldu, kendimi enayi gibi hissediyorum. Bu filmden uzak durun arkadaşlar.

  6. Gittiğime gideceğime pişman oldum . Verdiğim 18 TL nin şerefine oturdum izledim . Hiç bir şekilde ne girişi , gelişmesi , sonucu var. Oyunculara yapılan makyaj iğrençti yani , konusu gerçek olaydan alınmış ama yine çok saçma , neyse inşallah siccin 6 ya vereceğim para değer.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here