Bu yazımda bahsedeceğim film, Kazakistan’dan gelme “Ulbolsyn”. Film, erkek egemen dünyasına karşı baş kaldıran korkusuz bir kadını merkezine alıyor. Yerzhanov ülkesini saran yolsuzluk, çürümüşlük ve yozlaşmayı etkileyici bir mizansenle dile getiriyor.

18 Haziranda başlayan 40. İstanbul Film Festivali, 14 Temmuz 2021 Çarşamba akşamı yapılacak olan ödül töreniyle kapanışını yapacak. İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen festival çevrimiçi gösterimlerden sonra sinema salonlarında, fiziksel gösterimlerle zengin programını sinemaseverlerin beğenisine sundu. Uluslararası ve ulusal yarışmaların jürileri 14 Temmuz Çarşamba akşamı festivalin ödül listelerini açıklayacaklar. Üyelerinden biri olduğum Uluslararası Sinema Yazarları Birliği (FİPRESCİ) yarışmanın iki dalının En İyi Filmlerini ilan edecek.

Ulbolsyn” Kazak yönetmen- senaryo yazarı- yapımcı Adilkhan Yerzhanov’un son filmi. 39 yaşındaki Kazak yönetmen 10 yıllık kariyerine 10 film sığdırdığına göre üretken bir sanatçı sayılır. 2019’da Boğaziçi Film Festivalinde gösterilen filmi “A Dark, Dark Man” En İyi Film seçilmişti. 2018’de Cannes Film Festivalinin Belirli Bir Bakış bölümünde “The Gentle İndifference”ile katılan Yerzhanov’un “Yellow Cat”i Venedik ve Tokyo Film Festivallerinde yer almıştı.

Adilkhan YerzhanovUlbolsyn”de geri kalmış toplumlarda, bozuk sisteme karşı başkaldıran bir kadının etkileyici öyküsünü anlatıyor. Ülkesi Kazakistan’ı saran yolsuzluk, çürümüşlük ve yozlaşmayı filmlerinde işlemekten yorulmayan yönetmen, polis teşkilatının vurdumduymazlığının altını çiziyor.

Bürokrasi sınıfının ilgisizliği bu eleştirilerden nasibini alıyor. Filmde karakola gelen mağdurların şikayet dilekçelerini almayı reddeden yozlaşmış polisler, arabasının benzini bittiğini ileri sürerek olay yerine gitmeyen polisler var. Kızkardeşini kaçırdığını tespit ettiği arabanın plakasını verip olayın peşine düşülmesini talep eden acılı ablaya polis “bir hafta sonra gel” diyebiliyor.

Büyük şehirde yaşayan , Karakaş köyündeki kızkardeşinin tahsilini karşılamak için reklamlara çıplak çıkmayı kabul eden ve herkesle yatıp kalkan Ulbolsyn, kadınların ikinci sınıf vatandaş görüldüğü acımasız ataerkil düzene karşı savaş açar. Bölgeyi haraca kesen,polise ve bürokratlara dağıttığı rüşvetlerle dokunulmazlık kazanan bir sahtekara karşı verilen bu ölümcül savaş, filmde iyiyle kötünün mücadelesi formatında anlatılıyor.

Ulbolsyn”in konusu karla kaplı, buzlu bir coğrafyada geçer. Kızkardeşi 16 yaşındaki lise öğrencisi Azhar’ ın okuldaki sorununu çözmek için şehirden Karataş köyüne gelen Ulbolsyn, siyah bir arabanın kızkardeşini kaçırılmasına tanıklık eder. Karakola gittiğinde müthiş bir ilgisizlik ve duyarsızlıkla karşılanır. Çok geçmeden Azhar’ı köylülerin Doktor dediği sözde bir şifacıya kuma olarak verildiğini öğrenir.

KAZAK KÖYÜNDE BİR MAFYA BABASI

Ulgen adlı bu çok nüfuzlu zorba, adeta Sicilyalı bir Mafya babası gibi  Karataş’ta dokunmasızlığa sahiptir. Soğukkanlı ve korkusuz bir kadın olan Ulbolsyn, sessiz bir hayat süren köy hayatını alt üst ederek, kızkardeşini kaçıran çeteyle ölümcül bir savaşa girişir. Ablasının çabalarının lüzumsuzluğuna inanan Azhar çürük, bozuk sisteme ayak uyduran, zayıf ve teslimiyetçi bir karakter. Fatalist Azhar ablasına “bütün kadınlar fahişe. Ben tek erkekle yatıp para alacağım. Sen şehirde birçok erkeğin altına yatıp para alıyorsun” diyerek hayat felsefesini açıklar.

Filmde görünmeyen annesinin de aynı düşünce kalıplarına sahip olduğu belli. Ulgen’in kumaları, Azhar’a buraya kaçırılmayıp kendi rızasıyla geldiğini itiraf ettiği bir yazıyı kendi eliyle yazdırırlar. Aynı yoldan geçen kadınlar sistemin bir parçası olmuş, Ulgen’in koyduğu zorba konuları kabullenmişlerdir. Suçluyu almaya gelen polis otobüsüne Ulgen’in milis kuvvetleri saldırır. Zor durumda kalıp merkezden takviye isteyen yüksek rütbeli polis red cevabı alır.

Ulgen Ulbosyn’in devreye soktuğu acar gazetecinin yaptığı göz dağından etkilenmez, kendisine şımarıkça rüşvet karşılığı suskun kalmasını talep eder. “Dinsizin hakkından imansız gelir” diyerek, Ulbolsyn tanıdığı bir özel hareket timi liderini devreye sokar. Bu birlik Ulgen’in koruma ordusu karşısında yenilgiye uğrar. Ulbolsyn bütün servetini ortaya koyup, kiralık katiller kiralayarak bu zorbayı dize getirmeye çalışır.

Planın bir parçası olarak Ulgen’in kaleyi andıran evine gidip pes ettiğini bildirdiğinde, şarlatanın tertiplediği şeytan çıkarma ayini sahnesi filmin en etkileyici sekanslarından biri. Erkek egemen dünyasına önceki filmlerinde eğilen Yerzhanov, “Ulbolsyn”de kamerasını bu dünyaya karşı koyan bir kadına çeviriyor. “Kadınlar bana her alanda erkeklerden daha kuvvetli gelmiştir. İster ahlaki, ister duygular söz konusu olduğunda” diyerek.

Adilkhan Yerzhanov ülkemizde tanınan bir yönetmen değil. İçinde bulunduğum Uluslararası Sinema Yazarları Birliği (FİPRESCİ) jürisinin İtalyan Başkanı Massimo Lechi, uluslararası festivallerin deneyimli bir takipçisi olarak, zoom aracılığıyla yaptığımız jüri toplantılarında bizlere Yerzhanov’u anlattı. FİPRESCİ’nin ilk Tayvanlı jüri üyesi Hsin Wang ile ben, “Ulbolsyn”in yönetmenin kariyerindeki en zayıf halka sayılabileceğini Massimo’dan öğrenince çok şaşırdık.

Yönetmen / Senaryo / Kurgu : Adilkhan Yerzhanov

Görüntü Yönetmeni : Azamat Dulatov

Müzik : Alua Orentai

Oyuncular : Asel Sadvakasova, Dinara Sagi, Yerbolat Alkozha, Berik Aytzhanov, Daniar Alshinov, Sanjar Madi

Kazakistan / Dram / 71 Dk.

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here