Yabancı

Romanın Ruhuna Sadık Bir Uyarlama

Son dönemde sinema dilinde yeni arayışlara yönelen Fransız yönetmen François Ozon’un son yapıtı “Yabancı”, Albert Camus’un çok bilinen, okunan saçma düşüncesinin tezini ileten romanının yeni bir uyarlaması. Birçok kez sinemaya aktarılan bu Yabancı, Ozon sinemasında artık olgunluk döneminin başladığının da habercisi.. Kaçırmayın…

OrtaKoltuk Puanı:

 

Yabancılaşan Birey

Kendine has sinema dili olan Fransız yönetmen François Ozon, tıpkı 2016 tarihli “Frantz” filmi gibi siyah beyaz bir yapımla daha karşımızda. Üstelik gayet cesur bir işe soyunarak absürt / saçma, existansiyalist edebiyatın şahikâlarından Albert Camus‘un “Yabancı”sını sinemaya aktarıyor. Aslında “Yabancı”, daha önce de sinema salonlarına taşınmıştı. En bilineni 1967 tarihli Visconti‘nin “Yabancı”sıydı. Bizde de Zeki Demirkubuz‘un 2001 tarihli “Yazgı”sı yine bir başka Camus uyarlaması kabul edilebilir.

Filmlerini beğenerek izlediğimiz Ozon’un bu kez kendi türünün dışına çıkarak çok bilinen, dönemini çokça etkileyen bir felsefi akımın nerede ise tez romanı olan bir eserden hareketle uzun metrajlı bir yapıma soyunması kuşkusuz önemli. Zira kimi yönleri günümüzde belki arkaik bulunabilecek olan “Yabancı” da diğer varoluşçu yazar ve filozof Sartre’dan farklı olarak absürdizm, sisifos benzeri beyhude çırpınışlar bireysel dünya bağlamında daha net ortaya serilmişti. En nihayetinde erken yaşlarda hayatını kaybeden Camus ile 1970’ler dünyasında artık Maoizm ve gençlik hareketlerine de iyice kayan Sartre arasında oldukça farklı yol ayırımları oluşmuştu. Ozon, eserin genel ruhuna sadık kalmış. Meursault’un (Benjamin Voisin), annesinin öldüğünü öğrendiği gün çıktığı yolculuk ile bize dünya hallerine genel kayıtsızlığını göstermesi için çok zaman gerekmiyor. Cenaze odasında yaşananlar ya da annesinin ölmeden önce nişanlandığı kişiye karşı ilgisizliği hep bunu göstermekte. Sadece ölüme değil; evliliğe, cinayete, her şeye genel bir kayıtsızlığı var üstelik karakterin. Filmde Meursault’u canlandıran Benjamin Voisin bu kayıtsızlığı vücut diliyle de berraklaştırıyor.

Hayat Gerçekten Yaşamaya Değmez mi?

Filmin başında söylenen “Ben bir Arab’ı öldürdüm” sözünün, “başkalarından daha önce ölecektim, orası aşikardı. Ama herkesin bildiği gibi hayat yaşamaya değmez” ya da “istiyorsan evleniriz” cümlelerinin anlamı finalde ortaya çıkıyor. Kendisi de Cezayir doğumlu olan Camus, buranın Fransız istilasına açık yanını da göstererek bir başka Nobelli yazar olan Perulu Mario Vargas Llosa’nın belirttiği gibi aslında Meursault üzerinden karamsarlığı kabullenişi değil, tam aksine bir isyan çağrısını fısıldıyor. Bunu idamı beklerken Papaz ile yaptığı konuşma bölümlerinden anlıyoruz. Evet, Meursault toplumsal düzenle çatışıyor. Bireyin kendini gerçekleştirmesine engel kurumlarla çatışması toplumsal tüm düzene yabancılaşan bir karakteri doğuruyor. Bu karakter 2. Paylaşım Savaşı sonrasındaki yeni bireyin de habercisi üstelik. Camus, işte bu yabancılaşan bireyin kayıtsızlığını çığlık atmadan karakterin çelişkileriyle göstermeye çalışıyor.

Kaçırmayın.

Tıpkı Frantz filmi gibi siyah beyaz çekim ile karakterin karamsar görünen yönüne uyumlu bir atmosfer yaratmayı başarıyor Ozon. Mahkeme sahnelerinde Meursault’un işlediği cinayete dair annesini bakımevine koymasından, komşuluk ilişkilerine dair her şey sorgulanırken, Meursault’un kayıtsız ve Sisifos söylencesine de uygun şekilde her şeyi başa alma yöntemi okuyucuyu ve izleyiciyi “saçma” üzerine düşünmeye zorluyor. Karakter üzerinden hukuk ve ahlak normları ile yaşanan çatışma yapımı felsefi bir kıvama sokuyor. Ozon ise artık belirli temalar üzerine sadece sinemasını kuran yönetmen algısını kırarak olgunluk döneminin müjdesini bize veriyor. Benim “11! 1 Film Hadisesi” kapsamında izleme şansına eriştiğim Camus’un edebi başyapıtının yine neredeyse sinema başyapıtı olan bu Ozon uyarlamasını sakın kaçırmayın.

Yönetmen : François Ozan

Senaryo : François Ozon, Philipe Piazza

Görüntü Yönetmeni : Manuel Dacosse

Müzik : Fatima Alqadiri 

Kurgu : Clément Selitzki

Oynayanlar : Benjamin Voisin, Rebecca Marder, Pierre Lottin, Denis Levant, Chistophe Malovoy, Swann Arlaud

Fransa-Belçika-Fas / Dram / 122 Dk.

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz