28 Yıl Sonra İkinci Bölüm : Kemik Tapınağı

KÖKLERE MUHTEŞEM DÖNÜŞ

Seversiniz sevmezsiniz ama ikinci bölümün yakın gelecekte yaşanacağı varsayılan görkemli çılgınlığına saygı duyulmalı. Kemik Tapınağı, yer yer tutarsız hikayesine rağmen korku filmi seven izleyicileri memnun edecek kadar katliam, ritüel kurban sunuyor.

OrtaKoltuk Puanı:

 

Yönetmen ve senarist, 28 Yıl Sonra dizisinin birinci ve ikinci bölümünde Danny Boyle ve Garland‘ın 2002’deki korkunç 28 Days Later ile başlayan önceki üç filminde yarattığı hastalıklı yakın gelecek dünyasını 23 yıl sonra tutarlı, mantıklı bir hale getirmeye çalışıyorlar ama ana hikaye ile bağlantılı mı değil mi ile ilgilenmiyorlar. Zombi ile bağlantılı kökler yerine halkın korkusuna yakın bir eğilime yöneliyorlar ve zombi kelimesini asla kullanmıyorlar. Gelecek bölümlerde kendine özgü yaratılan halk dalgalarına da eğilmeleri muhtemeldir. Kemik Tapınağı isimli bölüm, kanlı, vahşet sahneleri ile korku türünü seven izleyiciler için mükemmel, bu türü sevmeyenler için izlemesi oldukça zor film. Kopan kafaları, elleri, ayakları, kan, vahşet sahnelerini korkutucu ve ilgi çekmekten daha çok iğrenç buldum.

İlk bölümde, kuduz salgınının ardından, Birleşik Krallık salgını kontrol altına almak için dünyadan izole edilmişti. Kuzeydeki bir adada, küçük bir topluluk, katı kurallar altında hayatta kalmayı başarmıştı. Bu toplulukta, baba oğluna enfekte olanlardan kurtulmak için bilmesi gereken her şeyi öğretirken, hasta annesi yatağa bağlı kalmaya devam ediyordu. Bu yeni bölümde Alfie Williams’i, çocukluğunda yaşadığı güvenli ortamı ve ailesini geride bıraktığı yetişkinlik döneminde Spike rolüyle izliyoruz. Spike, Sir Lord Jimmy Crystal liderliğindeki bir tarikata katılmak zorunda bırakılır. Diğer tarafta, bu zorlu ortamda hayatta kalmayı başarmış doktor Ian Kelson (Ralph Fiennes), yaşamını geçirdiği alanda insan iskeletlerinden oldukça yüksek olan ölüm anıtları inşa etmiştir. Tarikat lideri, Spike ve doktorun yolları bir yerde birleşecektir..

Enfeksiyona karşı korunmak için vücudunu turuncu iyotla kaplayan doktorun, yaptığı deneyler sonucunda bulduğu ilaçlarla Samson adını verdiği enfekte olmuş (zombi) dev cüsseli Alfa’yı iyileştirmek için verdiği mücadele ve kurduğu dokunaklı bağ ve olay örgüsü filmin önemli detaylarından. Senarist ve yönetmen, anlattıkları hikayede enfekte olmuş hastalara karşı duydukları bu şevkat gösterisi konusunda risk almış olsalarda bu seri için yeni durum ve oldukça önemli. Serinin üçüncü bölümünde muhtemelen yeni karakterler ortaya çıkacaktır. İkinci bölümün son sahnesinde serinin yapımcılarından biri olan Cillian Murphy ve kızı rolünde ki oyuncuyu görünce bunu anlayabiliyoruz.

Diğer yandan kendini İsa Mesih sanan karizmatik satanist tarikat lideri Sir Lord Jimmy Crystal (Jack O’Connell), kurduğu satanist bir ekip ile çevresindeki enfekte olmuş insanları eğlence olsun diye katlediyorlar. Ekibine önceki bölümde kurtardığı Spike’de dahil eden Jimmy, ekibin her elemanına sarı peruk taktırıyor, hepsine  Jimmy ismini verip elemanlarına “parmaklarım” diye sesleniyor. Jimmy ve ekibi enfekte olmamış insanlara da hayırseverlik adı altında işkence ederek sakat bırakıyorlar ve ölümlerini kutsal olmayan bir ayine dönüştürüyorlar. Tamamen iğrenç bir durum. Tarikat lideri rolünde Jack O’Connell oldukça yapay ve abartılı bir oyunculuk sergilemiş. Gözlerindeki kötücül parıltı, vermek istediği acı ve dehşet seyirciyi ikna etmede oldukça yetersiz. Onun yerine başka bir oyuncu bulsalardı Jimmy karakteri daha vurucu olabilirdi.

Jimmy’nin ekibinde bulunan Ink (Erin Kellyman) ise enfekte olmamış bir aileye yapılan son hareketten sonra lider Jimmy’den soğumuş ve ekibe yeni katılan genç Spike’ın koruyuculuğunu üstlenmiştir. Ink ve Spike, tarikattan kaçış yollarını aramaya başlamıştır.

Filmin başrol oyuncusu Ralph Fiennes bilim insanı Ian rolünde, vahşi görünümlü ama bilgili, ateist, hitabeti kuvvetli, aldığı kaliteli eğitim sonucunda uzun yıllardır zorlu koşullarda ayakta kalmayı başarabilmiş doktor rolünde oldukça başarılı. Fiennes’in yarı deli yarı vizyoner bir karakteri canlandırırken sergilediği performans görülmeye değer. Fiennes’in görüldüğü her sahne filmi yukarılara taşıyor.

Lafın kısası; Seversiniz sevmezsiniz ama ikinci bölümün yakın gelecekte yaşanacağı varsayılan görkemli çılgınlığına saygı duyulmalı. Kemik Tapınağı, yer yer tutarsız hikayesine rağmen korku filmi seven izleyicileri memnun edecek kadar katliam, ritüel kurban sunuyor. Türün meraklıları kaçırmasın!

Yönetmen : Nia DaCosta

Senaryo : Alex Garland

Görüntü Yönetmeni :

Kurgu :

Müzik :

Oyuncular : Ralph Fiennes, Jack O’Connell, Alfie Williams, Erin Kellyman, Chi Lewis-Parry

İngiltere-ABD / Korku-Gerilim / 110 Dk.

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz