Tam bir kadın filmi olmuş

Yırtıcı Kızlar kötü erkeklerin hakkından geliyor!

Filmin adı “Yırtıcı Kuşlar” değil, “Yırtıcı Kızlar” olmalıydı! Ne zamandır bu kadar gerçek bir KADIN filmi izlememiştim! Filmin yönetmeni, yapımcısı ve herşeyden önemlisi ana karakterleri kadın. Birazcık kusurları var, antikahramanlar! O kadar da olsun. Bu kötülükler dünyasında kadınlar antikahraman da olsa, başrolde ve kötü olsun!

Filmin özet olarak verilen tanıtımıyla ilgisi yok. Joker‘in sevgilisi Harley Quinn, (Margot Robbie) sevgilisinden ayrılmış, bu kötülerin dünyasında korumasız ve yapayalnız kalmış ya. Silkinip kendine geliyor ve kendini korumak için kötü oluyor! O arada karşısına çıkan ve hepsinin hikayesinde, arka planda, yaşanmış travmalar olan kadınlarla karşılaşınca adeta bir gang oluşturuyorlar. Artık herkes onlardan korkabilir. Özellikle de kötü erkekler!

Filmde hiç sıkılmıyorsunuz, tam bir kargaşa, karmaşa! Bir renk cümbüşü, aksiyon her an, her sahnede, nereye bakacağınızı şaşırıyorsunuz, ayrıca adeta bir konser. O kadar çok şarkı var ama o kargaşa içinde kayıp gitmiş, jenerikte baktıkça şaşırıyorum, üstelik ne şarkılar! Filmin yönetmeni kadın : Cathy Yan. Başta Harley Quinn (Margot Robbie) filmin 5 ana karakteri de kadın dedim ya. Hepsinin geçmişinde öyle travmalar, öyle hikayeleri var ki, sonunda birer intikam meleği olmuşlar: biri almış eline oku atıyor; biri polis olmuş, sıkıyor; biri beyzbol sopasıyla perende atıyor; biri herkesten irili ufaklı ne bulursa çalıyor; biri sesiyle damar çatlatıyor! Bu beş antikahraman, önce birbirine düşman. Sonra düşmanlarına karşı birleşmek gereğini anlayıp ortalığı hallaç pamuğu gibi atıyor. Margot Robbie, filmin aynı zamanda yapımcısı. 97 milyon US dolar harcamışlar;

 Harley Queen
 Tabii filmin ana kahramanı, tam bir Badgirl!! Bembeyaz tenli sarışın kız, renk renk dövmeli hale gelebilmek için saatlerce makyajcının önünde oturuyormuş. Margot Robbie, günümüz gençlerine göre bir yıldız. Avustralyalı, güzel  bir sarışın. Ama bizimkiler gibi sarışınım, güzelim, göz süzerim, bacağımı azıcık açar, her role giderim demiyor. Deli gibi çalışıyor. Üç yaşında sirkte başlamış. Yıllarca boks, judo, vb. dersler almış. Şahane fiziğinin yanında müthiş bir sporcu. Uçuyor, koşuyor, atlıyor, zıplıyor, tekme, yumruk, ne istersen var. Yetmiyor kadına, rolüne hazırlanmak için, ki bu ve öncekiler bir çizgi film kahramanı, Harley Queen’in bütün videolarını, sesini izliyor, ezberliyor. 

Aslında kızın canlandırdığı karakter psikolog. Akıl hastanesinde çalışırken terapi yaptığı hastasına aşık olup kaçmasına yardım ediyor. Uzun bir birliktelik ve sonra ayrılıyorlar, o da biraz ondan deliriyor! Filmimiz tam da burada başlıyor. Bir tür devam filmi, ilk filminde hakkı yenen Harley Queen’in muhteşem dönüşü!


  Kötü adamlar


Tabii ki kötü adamlar var. Allahım ne çok kan akıyor, ne çok figüran yere düşüyor, ne yaratıcı adam öldürmeler, ama neyse ki hep kötüler ölüyor. Zaten o kadar çok ölüyorlar ki bir süre sonra gerçeklik duygunuzu yitirip umursamıyorsunuz. Burada da kötü adam çok kötü. Canını sıkan herkesi öldürüyor. Zaten her şey kötü. Polis de kötü. Mafya kötü, para kötü. En güvendiğin adam bile anında satıyor seni, çünkü ayakta kalmak için kötü olmak zorundalar, ABD kötü! Yedikleri içtikleri bile kötü. En sağlıksız, en boktan şeyler! 

Kızlar iyi! Kızlar şahane. Siyah kanarya, Dinah Lance (Jurnee smollett-Bell) bir afet, sesiyle adam öldürüyor! Polis Rosie Perez (Renee Montoya) ve Asyalı çocuk Ella Jay Basco (Cassandra Cain)  dışında hepsi afet zaten, polisi mahsus öyle seçmişler herhalde. Geç zuhur eden oklu taze de Mary Elizabeth Winstead (Helena Bertinelli/ The Huntress) müthiş. Ok ve yayı da Ortaçağ’dan kalma: Arbalet!

Ve final sahnesi, bizim seyircinin bayrak çıkan sahnede çoşup bağırması gibi, neredeyse bütün kadınları ayaklandırıp bağırtacak cinsten! Yaşasın kadınların zaferi, topunuz birden gelin, beş yüz kişi de gelseniz hallederiz durumu, üstelik gece sisler içindeki Lunapark’ta, Korku Tüneli’nde, çok eğlenceli! Filmi çok beğendim: Aksiyon sahneleri bir modern bale adeta, dövüş değil, dans.

Aktrisler işini çok ciddiye almış, başta Margot Robbie, sadece rol yapmıyor, spor gösterisi gibi. Sanat yönetmeni, nasıl çıldırabilirim biçiminde bir yeni gençlik sergisi yapmış, kıyafetler kitçh ama eğlenceli. Sırtlanı unutuyordum, o kadar çok sembol, gönderme, mesaj var ki! Film bir süper prodüksiyon, müziğiyle, kurgusuyla, oyuncularıyla, kadın ve siyahiler üzerinden göndermelerle, ezilenin yanında durmasıyla, bir eğlencelikten çok daha fazlası, üstelik de eğlendirerek büyük kitleye hele hele gençlere hitap edebiliyor, daha ne olsun?

Yönetmen : Cathy Yan

Senaryo : Christina Hodson

Müzik : Daniel Pemberton

Görüntü Yönetmeni : Matthew Libatique

Oyuncular :  Margort Robbie (Harley Quinn), Rosie Perez (Renee Montoya), Mary Elizabeth Winstead (Helena Bertinelli/ The Huntress), Jurnee smollett-Bell (Dinah Lance/ Black Canary), Ella Jay Basco (Cassandra Cain), Ewan McGregor (Roman Sionis) Kara Maske

ABD / Aksiyon-Macera-Komedi / 108 Dk.

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here