Bir yandan yıl sonuna kadar devam edecek olan İKSV’nin 39.Uluslararası İstanbul Film Festivali, diğer yandan çevrimiçi gösterimleri Aralık ortasına kadar sürecek olan 24.İstanbul Tiyatro Festivali bu yıl onuncusu yapılan Uluslararası Suç ve Ceza Filmleri Festivali’ne hak ettiği vakti ayırmamı biraz aksatmış da olsa, festival programından birkaç çok önemli filmi kaçırmamayı başardım.

Sonda söyleyeceğimi başta belirteyim, bu yıl Kasım ayında çevrimiçinde izlediğim filmler arasında en ilginç ve en etkileyici olanlarını Uluslararası Suç ve Ceza Filmleri Festivali’nin seçkisinde izledim.

YELDA, EN UZUN GECE

Açılısını İran yapımı “Yelda, En Uzun Gece” ile yapmış olan 10. Uluslararası Suç ve Ceza Filmleri Festivali gösterimleri üç ayrı başlık altında sunuyordu :

Altın Terazi Kısa Metraj Yarışması dünyanın değişik yerlerinden katılan birbirinden ilginç 10 uluslararası kısa filmden oluşuyordu. Diğer bölümlere daha da ayrıntılı girmeme karşın kısıtlı zamanın sebebiyle ancak ödül alan ikisini izleyebildiğim bu çok önemli bölümden ancak kısaca söz edebileceğim.

Kısa Metraj Jürisi, tek bir filmi ödüllendirmekle yetinmeyerek En İyi Kısa Film ödülünü Onur Güler’in “Yara” filmine verirken, Mustafa Kemal Altıner’in “İnsiyak” ına da Jüri Özel Ödülü’nü uygun buldu.

Savaş hâlinde bir dünyada, dostla düşmanın birbirine karıştığı ölümcül bir döngüye odaklanan distopik “İnsiyak” ın ve oğlunun doğum gününde rutin bir ölüm raporu hazırlamak zorunda kalan doktor Bahar’ın, gittiği evde ölen yaşlı adamın gelininin anlattıkları sonrasında vicdanı ile görevi arasında kalmasını, dingin ve sakin bir sinema diliyle aktarırken 16 buçuk dakikaya müthiş bir trajediyi sığdıran “Yara” nın ödüllerini fazlasıyla hak ettiklerini, Mustafa Kemal Altıner ve Onur Güler’in adlarını Türk Sineması’nda çok farklı işler yapacak yeni bir kuşağın öncü isimlerinden olarak sık sık duyacağımızı düşünüyorum.

Gerçekten de nefes kesici olan “Yara” nın başarısına Tülin Özen (doktor), Nihal Yalçın (gelin) ve Nurhan Özenen (kaynana) üçlüsünün çok başarılı oyunculuklarının büyük katkısı olduğunu da ilave edeyim.

YARA

Uzun metraj gösterimleri iki ayrı bölüme ayrılmıştı :

Altın Terazi Uzun Metraj Film Yarışması bölümünde Byambasuren Davaa’nın “Dünyanın Damarları”, Nathan Nicholovitch’in “Ektiğimiz Topraklar”, Francisco Márquez’in “Kollektif Suç”, Francisco Márquez’in “Teslimiyet”, Henry Blake’in “Uyuşturucu Kuryesi Çocuklar”, Nader Saeivar’ın “Yabancı”, Talip Karamahmutoğlu’nun “Yaşamak” ve Sun-ae Lim’in “Yaşlı Kadın” adlı 8 filmi yarışıyordu.

Öğrenci Jürisi Moğolistan’dan Byambasuren Davaa’nın “Dünyanın Damarları” filmini ödüllendirirken Uzun Metraj Yarışması Jürisi En İyi film Ödülünü İranlı Nader Saeivar’ın “Yabancı” filmine verdi.,

Yarışma dışı Adalet Terazisi seçkisi bölümünde yer alan Christian Schwochow’un “Almanca Dersi”, Srdan Golubović’in “Baba”, Simone Manetti’nin “Barış Gelini: Pippa Bacca”, Agnieszka Holland’ın Şarlatan ve Farhad Eivazi’nin “Ve Dönüp Duruyoruz Öylece” kanımca festivalin en iyi filmleriydi.

Bundan sonraki yazılarımda 10. Uluslararası Suç ve Ceza Filmleri Festivali seçkisinden seyredebildiğim 6 uzun metraj filmle ilgili izlenimlerimi aktaracağım.

DÜNYANIN DAMARLARI
İNSİYAK
Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here