33. Adana Altın Koza Film Festivali

33. Adana Altın Koza Film Festivali 26 Eylül ile 4 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek. Türkiye’nin en köklü film festivallerinden Adana Festivali bu yıl da iddialı filmlere ev sahipliği yapacak, ulusal ve uluslararası programıyla sinemayla dolu bir hafta yaşatacak. Son olarak 3 yıl önce izlediğim, bu yıl dönmekten keyif aldığım bu festivalin 30. versiyonunda Nuri Bilge Ceylan’ın “Kuru Otlar Üstüne” filmiyle gövde gösterisi yaptığını hatırlıyorum. Merve Dizdar’ı Cannes Film Festivalleri tarihinin ilk Türk En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nün sahibi yapan “Kuru Otlar Üstüne” Türkiye prömiyerini Adana’da yapmış, Nuri Bilge Ceylan ekibiyle birlikte büyük sempati toplamıştı.

BİRDENBİRE

33. Adana Film Festivali’nin en çarpıcı bölümü, dünya festivallerinde yankı uyandıran filmlerinden seçilen zengin “Festivallerden Seçkiler” bölümü. Sinemanın sınırlarını genişleyen 3 kaliteli animasyon filmi bu 18 filmlik bölümde yer alıyor. Ağırlıkla 79. Cannes Film Festivali’nin ödül kazanan, kaliteleriyle öne çıkan birçok film, 9- 18 Ekim tarihlerinde İstanbul’da gerçekleşecek Filmekimi programında da yer alıyor. Ben kendi hesabıma, Mayıs’ta Cannes’da kaçırdığım bazı filmleri izleyip, Filmekimi listemdeki seçkimi hafifleteceğim. Cannes’ın ağır toplarıyla başlayalım. Uluslararası En İyi Film Oscar Ödüllü başyapıtı “Drive My Car”dan tanıdığımız Ryusuke HamaguchiBirdenbire / Soudain” ile Cannes’da 2 oyuncusuna En İyi Kadın Oyuncu Ödülünü kazandırdı. Olağanüstü performanslarının dışında, Virginie Efira Japoncayı, Tao Okamoto Fransızcayı mükemmel konuşarak izleyiciyi şaşırttılar. Pedro Almodovar’ın “Buruk Noel / Amarga Navidad”ı bu yıl Cannes’da en büyük düş kırıklığı yaratan film oldu. Bir sanatçının yaratıcılık korkuları, şüpheleri ve çelişkileri konulu filmde, İspanyol usta ne yazık ki tekrarlara düşüyor.

BURUK NOEL

CANNES’IN AĞIR TOPLARI

Görkemli yol filmi “Ata Yurdu / Fatherland” Polonyalı Pawel Pawlikowski’ye Cannes’da En İyi Mizansen Ödülü getirdi. Film, izleyiciyi 15 yıl aradan sonra ülkesine dönen yazar Thomas Mann’ı Frankfurt’tan Weimar’a uzanan yolculuğa götürüyor. “Nazik Canavar / Gentel Monster”de Avusturyalı Marie Kreutzer tabu bir konuyu ele alıyor. Bu psikolojik drama, çocuk istismarı görüntülerine ilişkin bir soruşturmanın merkezinde kalan bir ailenin yaşadığı ahlaki ve duygusal çöküşü anlatıyor. Güney Koreli Na Hong-Jin imzalı bilimkurgu, aksiyon ve gerilimi bir araya getiren, dev bütçeli filmi “Hope”, tüm dünyayı tehdit eden bir canavarın yarattığı felaketin izini sürüyor. “Canavarlar / As Bestias” başyapıtından tanıdığımız genç İspanyol yönetmen Rodrigo SorogoyenEn Sevdiğim / El Ser Querdo”da, Javier Bardem ve Victoria Luengo ile zehirli bir baba- kız ilişkisi anlatıyor. Alman Sandra WollnerHer Defa / Everytime” ile Cannes’ın yan bölümü Belirli Bir Bakış’ın En İyi Film Ödülünün sahibi oldu. Film trajik bir ölümden sorumlu tutulan bir annenin kızı ve oğluyla yaptığı yolculuğa odaklanıyor. Film Saraybosna Film Festivali’nde de En İyi Film Ödülünü kazandı.

EN SEVDİĞİM

Demir Çocuk / Le Corset” Cannes’ın aynı bölümünde Jüri Ödülü kazanan bir çizgi film. Denge sorunu yaşayan 10 yaşındaki bir çocuğu merkezine alan filmin yönetmeni, animasyon ustası Louis Clichy. Film Annecy’den Jüri Ödülü ve Seyirci Ödülüyle döndü. Red Van Dyk imzalı “Kefaret / Atonement” Irak işgali sırasında sivil bir araca ateş açan ABD’li eski bir deniz piyadesinin, anlık kararla Iraklı bir ailenin hayatında yarattığı felaketten 20 yıl sonra geri dönüp aileyle temas kurma çabasını anlatıyor. Rumen Radu Jude “Bir Oda Hizmetçisinin Güncesi / The Diary of a Chambermaid” filminde, Fransa’da yaşayan genç bir Rumen kadının filme adını veren bir oyun için bir tiyatro topluluğuna katılmasını anlatıyor. Japon Kohei Kadowaki’nin “Biz Uzaylıyız / We Are Aliens”i küçük bir kasabada yaşayan, ihanete uğrayan 2 Japon çocuğu merkezine alan bir çizgi film. Özelliği canlı çekim görüntüleriyle 3D unsurlarını animasyonla harmanlayan ilk uzun metrajlı film olması. Arjantinli Lucrecia Martel’in Londra Film Festivali’nde En İyi Film Ödüllü belgesel filmi “Bizim Toprağımız / Our Land”de Arjantin’de 2009 yılında gerçekleşen bir tahliye girişimini perdeye taşıyor.

NAZİK CANAVAR

ZENGİN “FESTİVALLERDEN SEÇKİLER” BÖLÜMÜ

Phuong Mai Nguyen’in çizgi film “Dalgalarda / İn Waves”i sörf tutkunu iki gencin karşılaştıkları zorlukları konu alıyor. “Dalgalarda” Cannes Eleştirmenler Haftası bölümünün ilk animasyon filmi olma ayrıcalığını taşıyor. Filistinli yönetmen Rakan Mayasi, “Dün Gözümü Uyky Tutmadı / Yesterday The Eye Didn’t Sleep”te iki kız kardeşin kabile yasalarıyla örülü bir vadideki yaşantılarını perdeye taşıyor. Malaga Film Festivali’nin En İyi Film Ödüllü, Meksikalı Joaquin Del Paso’nun, “Düşlediğimiz Bahçe / The Garden We Deamed”de yönetmen ormanda yaşayan bir aileye kamerasını doğrultuyor. Tayland Yeni Dalga Akımının öncülerinden Pen-Ek Ratanarung, “Son Yemek / Morte Cucina” adlı gerilim filminde yetenekli bir aşçının intikam planına odaklanıyor. Film San Sebastian Film Festivali’nin açılışını yapmıştı. Uruguay’lı Rodrigo PlaYeni Gelenler / Los Nuevos / The Newcomers”i üç çocuğun macerasını anlatıyor. Film Locarno’da Mansiyon Ödülü kazandı.

Kolombiyalı 2 yönetmen Esteban Hoyos Garcia – Juan Miguel Gelacio gizemli dram filmi, amatör oyuncuların yer aldığı ”Beş Yıl, Dört Ay / Five Years, Four Months” sancılı bir anneye odaklanıyor. Filmde, Kolombiya’da silahlı çatışmada oğlunu kaybeden ve kurumsal yolları tükettikten sonra katıldığı bir destek grubunda ölü birinden bir iyilik istemeye dair söylenti duyan annenin hikayesi anlatılıyor. 33. Adana Film Festivali programında Jocelyne Saab : “Direniş ve Yıkım Arasında” adlı özel seçkisiyle Orta Doğu sinemasının bu cesur yönetmenini saygıyla anıyor. 1948- 2019 yılları arasında yaşayan Joselyne Saab’ın ünlü “Beyrut Üçlemesi” (“Beyrut, Bir Daha Asla”, “Beyrut’tan Bir Mektup” ve “Beyrut Benim Şehrim” festival programında yer alıyor. Ayrıca yönetmenin Cannes Film Festivali’nde yarışan ilk kurmaca uzun metrajlı filmi “Bıçak Sırtı / Une Vie Suspendue”, “Direniş ve Yıkım Arasında” başlığı altında restore edilmiş kopyasıyla Adana Altın Koza Film Festivali’nde sinemaseverlerle buluşacak.

ATA YURDU

16 kategoride Altın Koza Ödüllerinin sahiplerini bulacağı Ulusal Film yarışmasında Zuhal Olcay başkanlığındaki jüri heyeti görev yapacak. Seçkideki 10 filmin beşi dünya prömyerlerini Adana Film Festivali’nde yapacak. Bunlar, Ali Özel’in “Beklenti”, Tunç Şahin’in “Canavar”, Miraç Atabey’in “Moda Evlilik”, Sinan Biçici’nin “Patates Kızartması” ile Muzaffer Mehmet Çağlar’ın “Varlık” adlı filmleri. Alphan Eşeli’nin prömiyerin Tribeca Film Festivalinde yapan “Mutter : Bir Annenin Hatıra Defteri” filmi Türkiye prömiyerini Adada’da yaparken, Banu Savacı’nın 76. Berlin Film Festivali (Berlinale Forum) çıkışlı filmi “Günyüzü”, Pınar Yorgancıoğlu’nun 56. IFFI Goa’da dünya prömiyerini yapan “Karanlıkta Islık Çalanlar”, Nuri Cihan Özdoğan’ın 55. Roterdam Film Festivalinde ilk gösterimini yapan “Bir Arada Yalnız” adlı filmleri Altın Koza heyecanına ortak olacak.

Ulusal Uzun Metraj Film Yarışmasına 45 filmin başvurduğu 33. Adana Altın Koza Film Festivali’ne belgesel ve kısa film dahil olmak üzere 1094 filmle rekor bir başvuru yapıldı. Yarışmada yer alacak filmler; SİYAD başkanı Esin Küçüktepepınar, sinema eleştirmenleri Mehmet Açar ve Uğur Vardan’dan oluşan Seçici Kurul’un değerlendirmeleri sonucunda belirlendi. Altın Koza Ödülleri’nin kazananları, festivalin kapanış ve ödül töreninin gerçekleştirileceği 3 Ekim Cumardesi akşamı belli olacak. 1 Ekim tarihinde gerçekleşecek Onur Ödüleri, yönetmen, senarist ve yazar Ferzan Özpetek ile usta oyuncu Vahide Perçin‘e verilecek.

ODA HİZMETÇİSİNİN GÜNCESİ
DEMİR ÇOCUK

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz