Sarı Zarflar

DEVLET VE KİŞİLERİN YANLIŞLARI

Sarı Zarflar, sadece devletin yanlışlarını değil, kişilerin yanlışlarını da sorguladığı için çok yönlü bir çalışma olmuş. İzleyiciyi çok yönlü düşündürüyor, tartıştırıyor, senaryo Aziz’i tutuyor ama koşullara yenilen ve kızını düşünen Derya da çok haksız değil diye düşündürtüyor.

OrtaKoltuk Puanı:

 

Üç sınav geçerek “Devlet Memuru” olup, akademisyen olarak görev yaptığım AÜ/SBF’de YÖK’ün yürürlüğe girmesinden hemen sonra SARI ZARF alıp görevine son verilmiş biri olarak bu filmin üzerimde nasıl bir etki bıraktığını tahmin edebilirsiniz!

Sarı zarf alıp da görevine son verilmiş DEVLET Memurlarının sayısı hiç de az değildir ülkemizde. Sadece o dönem, 80’li yıllarda, üniversitelerden, hastanelerden, hakim ve savcılardan on binlerce kişi Sarı Zarf almıştı!

Tepe taklak olmak

Bir anda hayatınızın alt üst olması; işsiz kalmak, hele bir de aileniz, çoluğunuz çocuğunuz varsa, kabustan beter. Çünkü damgayı da yemişsiniz, kolay kolay başka iş de bulamazsınız. Ev içinde ilişkiler bozulur, sesler yükselir; aileyi oluşturan bireylerin sorunlara bakış açıları, çözüm yolları farklılaşır, sevgi, aşk buhar olup uçar, ayrılık kaçınılmaz olur.

Sarı Zarflar’da Özgü Namal ve Tansu Biçer’in büyük başarıyla canlandırdıkları oyun yazarı ve tiyatro hocası akademisyen koca ile Devlet Tiyatrosu oyuncu eşinin aynı dönemde içine düştükleri bunalım tam da bu.

Yönetmen İlker Çatalak filmini Berlin ve Hamburg’da çekmiş, kocaman da yazmış Ankara rolünde Berlinİstanbul rolünde Hamburg diye. Bunun nedeni aslında burada çekemeyeceğinden değil, Türkiye, Fransa, Almanya ortak yapımı olan filmin orada çekilmesinin daha uygun koşullarda olması.

Hepimiz oradaydık

Filmin neredeyse bütün karakterleri o kadar tanıdık ki; Derya’nın erkek kardeşinin cumaya giden esnaf ağabeyi, Aziz’in annesinin onlara evini açması ama kızları Ezgi’ye çok karışıyor diye yine de yaranamayan babaanne.

Anne babanın 14 yaşındaki ergen bunalımı yaşayan kızları Ezgi’ye gerekli gereksiz müdahaleleri. Genç kızın ailesinin yaşadığı sıkıntıyı anlamak için gayret göstermek yerine kaprisleri.

Filmi baştan sona anlatmanın da anlamı yok, Ayda Çatak ve Enis Köstepen tarafından yazılmış çok başarılı bir senaryo, başta Özge Namal ve Tansu Biçer olmak üzere gayet başarılı bir oyuncu ekibi ve yönetmen İlker Çatak tarafından başarıyla çekilip doğru düzgün bir iş çıkmış ortaya, ki ilk başarısını da Berlin Film Festivali’nde aldığı Altın Ayı ödülüyle yaşadı. Bundan sonra katılacağı festivallerde de erkek ve kadın oyuncu ödüllerini kucaklayacağını söylemek yanlış olmaz.

Ülkenin hali nedeniyle

Bu başarının altında başarısız bir biçimde yönetilen ülkemizin yaşadığı hukuksuzluk, adaletsizlik, eğitim alanında yapılan yanlışlar ve özgürlüklere, sanata müdahale olması ne kadar acı? Senaristler aslında çok büyük bir mucize yaratmıyor, yaşananı anlatıyor; haksız yere işinden atılan akademisyenleri, sanatçıları. Durumdan vazife çıkaran muhbirleri, yandaşları. Aile içi sevgi saygı bağlarının ne kadar zayıf olduğunu ve ilk krizde nasıl çözülüverdiğini, yolların nasıl ayrıldığını. Dayanışmanın yerini çatışmanın aldığını.

Sarı Zarflar, sadece devletin yanlışlarını değil, kişilerin yanlışlarını da sorguladığı için çok yönlü bir çalışma olmuş. İzleyiciyi çok yönlü düşündürüyor, tartıştırıyor, senaryo Aziz’i tutuyor ama koşullara yenilen ve kızını düşünen Derya da çok haksız değil diye düşündürtüyor. Ekibe kocaman bir alkış derken filmin süresinin bu kadar uzun olup olmayabileceğini de tartışmak lazım. Aksiyonu fazla olmayan bir film için iki buçuk saat çok değil mi?

Yönetmen : İlker Çatak

Senaryo : İlker Çatak, Ayda Meryem Çatak, Enis Köstepen

Görüntü Yönetmeni : Judith Kaufmann

Kurgu : Gesa Jäger

Müzik : Marvin Miller

Oyuncular : Özgü Namal, Tansu Biçer, Leyla Smyrna Cabas, İpek Bilgin, Aydın Işık, Aziz Çapkurt, Yusuf Akgün, Uygar Tamer, Jale Arıkan, Seda Türkmen, Emre Bakar, Elit İşcan, Sultan Ulutaş Alopé, Emine Meyrem, İpek Seyalıoğlu

Türkiye / Dram / 127 Dk.

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz