Senaryosunu yazan ve yönetmenliğini üstlenen Rose Glass bize izlememiz için ilginç bir bunalım filmi sunuyor. Filmi internette bulabilirsiniz. ”Yalnızlık tasviri” yapan gerilim-dram türü yapımlar sinemalarımızda çok sık görülmesine rağmen Rose Glass‘ın filmi, farklı bir incelikte anlatım sunuyor seyirciye. Tek eksiği, anlatılan karakterin geçmişi ile ilgili derinlemesine bir bilginin seyirciye verilmemesi. Bu baş karakter kimdir, nerelidir, bu duruma nasıl gelmiştir, neler yaşamıştır, ebeveynleri kimdir ? bilmiyoruz. Bu soruların yerine seyirciden, boşlukları doldurması ve karakterle özdeşleşip empati yapması isteniyor.

Hikaye, yetişkin bir hasta bakıcısının çalıştığı yerden kovulup yeni bir iş bulması ile başlıyor. Dinine oldukça bağlı hemşire Maud (Morfydd Clark), ölümcül bir kanser hastası eski ünlü dansçı olan Amanda’nın (Jennifer Ehle) bakımını üstleniyor. Maud, ilerleyen bakım sürecinde Amanda’nın da kendisine iyi davranarak, dinle ilgili anlattıklarına inanıp samimi davrandığını gördükçe Amanda’ya sevgi olarak daha çok bağlanıp oldukça farklı bir bağ kurar. Ancak Maud, bu samimiyetin sahte olduğunu gördüğünde yıkma uğrayıp evden ayrılır. Artık, bundan sonraki yaşamında tek derdi, takıntı haline getirdiği Amanda’nın ruhunu kurtarmaktır…

Maud’ın ruh hali, bakışları, yüz hali izleyiciye ustaca sunuluyor. Maud, yediği, içtiği, yaptığı işler için sürekli dua eden, yaptığı her işin (”sabah 06.00’da uyanacağım, 09.00’da falanca kişiyle randevum var” gibi) bilgisini Tanrı’ya bildiren ve onla konuştuğunu sanan takıntılı bir inanç sahibi. Amanda ise tam tersi Tanrı’ya inanmayan ama Maud için inanmış gibi gözüken, içkiyi, sigarayı, her türlü eğlenceyi seven birisi. İşte, ikili arasındaki bu kopukluk yeni bir ilişki başlatır ve Maud hastasını kanatları altına alır. Görüştüğü kişilere, içkisine, sigarasına karışmaya başlar. Bu sessiz, içe dönük, geçmişi ile ilgili bir kesin bir bilgiye sahip olmadığımız genç kadını izledikçe geçmişinde korkunç bir şeyler olduğunun ipuçları yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlıyor.

Dünyanın en zor yaşam türlerinden birisidir yalnızlık. Kime sorsanız yalnızlığın zorluğundan bahseder. En basitinden sırtınızı kaşımak için bir el ararsınız yanınızda. Yalnızlık, psikolojik sorunlar yaşatır insanlarda tıpkı hasta bakıcımız Maud’da olduğu gibi. Maud’ın, bakımını üstlendiği Amanda’da ayrıldıktan sonra yaşadığı yalnızlık içler acısı bir duruma dönüşüyor. Evde tek başına acılara alışmaya çalışarak yaşaması, insanlarla iletişim kuramaması, dışlanması yürek yaralayıcı. Sosyalleşmek için süslenip bir bara gitmesi, burada üç kişilik bir gruba dahil olmaya çalışması, kendisine sadece seks objesi olarak bakan bir erkekle oral seks yapması ve daha sonrasında barda çarpıştığı bir erkekle sevişmesi ”dindar bir kişiliğin kafa karışıklığının ve çaresizliğinin” oldukça vurucu sahneleri olarak göze çarpıyor.

İki sahne var ki korku ve şiddet filmlerini seven izleyiciler tarafından mutlaka izlenmeli. Evinde yalnızlığı yaşadığı bir günde sırtı yere dönük bir şekilde aniden havaya yükselme ve tanrıya bağlılığını göstermek için, İsa gibi acı çektiğini ispatlama mantığı ile ayakkabısına çivilerle dolu tabanlığı koyarak giymesi ve o tabanlıkla dışarıda dolaşma sahneleri görülmeye değer nitelikte. Filmin son sahnesi ise ezber bozan cinsten izlemezseniz çok şey kaçırmış sayılırsınız. Aslında, kalp gözüyle izleyin ya da izlemeyin bu filmde kendinizden bulacağınız çok şey var.

Bilerek çekilmiş Loş, puslu, gri tonlarla süslü sahneler filme ayrı bir gizem katarken 80 dakikalık kısa süresi de kurgu olarak seyirciyi yormuyor. Filmin oyunculuklarını beğendim. Hemşire Maud rolünü canlandıran Morfydd Clark oldukça iyi bir performans ortaya koyuyor. Maud gibi oldukça sorunlu bir karakteri tüm kusurları ve eylemleriyle canlandırıp ete kemiğe büründürmek öyle kolay bir iş değil. Kendisini ve onu yönlendiren yönetmeni Roze’u kutluyorum.

Lafın kısası, değişik bir film izleyeyim, izlediğim karakterin yerine de kendimi koyup o yalnızlığı derinden hissedip, hassas bir keşif yapayım diyorsanız hemşire Maud’ın hikayesinin anlatıldığı film tam size göre.

Yönetmen / Senaryo : Rose Glass

Görüntü Yönetmeni : Ben Fordesman

Kurgu : Mark Towns

Müzik : Adam Janota Bzowski

Oyuncular : Morfydd Clark, Jennifer Ehle, Lily Knight, Lily Frazer, Turlough Convery, Rosie Sansom, Marcus Hutton, Carl Prekopp, Noa Bodner, Takatsuna Mukai, Jel Djelal

İngiltere / Gerilim-Dram-Korku / 80 Dk.

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here