Bergen

Bergen Filminin Eleştirisi – Bir Sinema Perdesine Sığmayan Hayat!

Acı bir tatla sinema salonundan çıkıyorsunuz! Hemen söyleyim, bu acı; anlatılan hikayeden ve filmin zayıflıklarından geliyor.

Bir yaşamı sinema filmine aktarmak zordur. Neresinden tutarsanız tutun hep eksik kalacaktır. Malum koca bir hayat sinema perdesine sığmaz. Anlatılan konunun odak noktası gereği bazı elemeler yapmanız gerekir. Buna da kimse itiraz etmez. Yok efendim şu da vardı, yok efendim bu nasıl anlatılmaz gibi tartışmaların bu nedenle konumuz dışında kaldığını düşünmekteyim.

Peki Bergen filminin odak noktası neydi? Bergen’in hayat hikayesinin anlatıldığı bu filme gitmeyi tercih ettiyseniz, hayat hikayesine üstünkörü de olsa hakimsiznizdir. Kendisinin nam-ı değer ‘Acıların Kadını’ olduğunu bilirsiniz. Biraz okuma yaptıysanız da bu namı fazlasıyla hak ettiğini de bilirsiniz. Hemen aklınıza gelmedi ise ben söyleyim, odak noktamız, ‘Kadına Şiddet!’ Umarım kadına şiddetin anlatılabileceği daha iyi bir gerçek yaşam öyküsü çıkmaz! Odak noktamızın alt başlıkları ise, anne – kız ilişkisi ve genç bir kadın olmanın umutları ve gerçekler…

Film size bunların hepsini veriyor. Sinema salonundan çıktıktan sonra tek tek sahne sahne hepsini hatırlayacaksınız. Şimdiden iddiasına girerim ki; bu yazıyı, filmi izledikten sonra okursanız haklı olduğumu bileceksiniz. Bu yazdığım iyi filmlerde olur. İliklerinize kadar hissedersiniz. Etkisi altında kalır uzun bir süre unutamazsınız. Ne yazık ki bu film için unutmama durumu geçerli değil. 2-3 gün bilemedin bir haftaya aklınızda sadece filmden kareler kalacak. Hatta filmden çıktıktan sonra sizi bir eksiklik hissi kaplayacak. Çünkü hikayenin derinliği yok.

Bergen filminin başlarında, -ilk gençlik yıllarının başları- kötü bir filme mi geldim diye düşünebilirsiniz. Bu ne yapmacıklık diye bile aklınızdan geçebilir. Her şey bir oldu bittiye getiriliyor. Ama Bergen’in hayat hikayesinin büyüsü ve oyunculukların sizi yavaş yavaş içine alması bütün bunları unutturacak. Merak etmeyin, Erdal Beşikçioğlu, Tilbe Saran, Nergis Öztürk‘ün şahane performansları hemen içine alıyor sizi…

Bergen’in karakter oluşumunu Farah Zeynep Abdullah’ın oyunculuğunda, zamanla değişen ses tonunda (Yer yer zayıflıklar olsa da) dahi hissediyorsunuz. Ama işte sorun tam da burada! Karakter oluşumunu sağlayan kırılmalar, o kırılmalara hazırlık üstünkörü geçilmiş… Bunun yerine hayat hikayesinden bu bölümü de koyalım, burayı da anlatalım, şarkılar da var, konser olmazsa olmaz denmiş. Anlat güzel kardeşim anlat da süremiz belli; ‘bir sinema perdesi!’

Derinlik yok! Ama filmin ekibi o kadar iyi bir iş çıkarmış ki filmin büyüsü size yetiyor… Oyuncusundan teknik ekibine, yazarından yönetmenine tebriği hak ediyor. En azından Bergen’i anlattığı için bize!

Yönetmen : Mehmet Binay, Caner Alper

Senaryo : Sema Kaygusuz, Yıldız Bayazıt

Görüntü Yönetmeni : Mirsad Heroviç

Kurgu : Erhan Özen

Müzik : Mazlum Çimen

Oyuncular : Farah Zeynep Abdullah, Erdal Beşikçioğlu, Tilbe Saran, Nergis Öztürk, Şebnem Sönmez, Ali Seçkiner Alıcı, Suzan Kardeş, Ahmet Kayakesen, Nurcan Eren, Arif Pişkin

Türkiye / Biyografi-Müzik-Dram / 145 Dk.

Film notum:
İLEBergen
KAYNAKBergen
Önceki yazıEn Soğuk Düşman
Sonraki yazıPera Palas’ta Gece Yarısı

16 YORUMLAR

  1. Dün izledim Bergen filmini. Erdal beşikcioğlu her zaman olduğu gibi inanılmaz bir iş çıkarmış. konuşması giyimi başta mükemmel bir adam olup ayaklarını yerden keserek bergen i sevgisine ikna etmesi sonra cani psikopat tarafına geçişi muazzamdı. Gerçek Yaşanmış karakterler olduğu için mukayese ettiğimizde Erdal bey den başkası bu rol için düşünülemezdi. Farah Zeynep Abdullah makyaj kostümü inanılmaz başarılı fiziksel olarak benzetilmesi oyunculuğuna katkı sağlamış ama farah ın avrupai havası ince naif ses tonu gerçekte bildiğimiz arabesk bergen kalıbına uymamış.görüntü olarak benzetilmiş olsa da konuşma tavır olarak gerçekçi bir bergen göremedim. müzikal anlamda da sesi yetersiz kalmış arabesk ruhun acının daha iyi işlenmesini beklerdim.. soft geçilmiş.film de kezzaptan sonra bergen hiç affetmemiş sadece tehditlerinden kurtulmak iÇin o adamla barışmış gibi tv ye göstermelik poz vermiş olarak yansıtılmış.. gerçekte bildiğimiz bergen in o saplantılı hastalıklı aşkı vazgeçemeyişini göremedim.. genel hatlarıyla iyi bir iş olmuş emeği geçen herkesi tebrik ederim

  2. Dilimin tercümanı oldunuz ben de size bu yorumlarınızda katılıyorum Dün izledim Erdal Beşikçioğlu her zamanki mükemmel rolle özdeşleşmiş bir şekilde oynamış Farah Zeynep Abdullah Rolün hakkını vermeye çalışmış ama ses , havası , vs vs role çok çiğ kalmış

  3. Bir filmi izlediginizde o film sizi içine çeker. Bu filmde uzun süre bunu yapmasini beni icine çekmesini bekledim tam çektimi arasira oda Erdal beyin oldugu sahneler cocukluk ve gençlik yillari gereksiz uzatilmiş insanlar daha cok Bergen’nin sanat hayatindaki yaşadiklarini merak ediyor. Madem amaç birazda kadina şiddeti işlemekse bu daha iyi işlenebilirdi. Olmuşmu derseniz eh işte. Yemege oturup tam doymadan kalkmiş gibi hissedeceksiniz

  4. Bu yazıyı yazan neden gerçek fikrini tam anlamıyla söylemeye cesaret edememiş resmen linç yememek için bi öyle bi böyle yazılmış bir yazı okudum. derinlik yok yüzeysel olmuş cümlesinden sonra harika bir film tebriği hakkediyor diyorsunuz. Film kopuk diyip sonra içine çekiyor sizi diyorsunuz. Böyle görüş olmaz. Net olun

  5. Bugün izledim filmi. Çok merak ediyordum merakıma da değmiş gerçekten bu kadar işini layıkıyla yapan oyuncuları bir arada görmek nekadar güzeldi. Filmde Farah Zeynep hanımın sesini kullanması da olağanüstü olmuş bu kadar başarılı olması takdire şayan. İyi ki kendi sesini kullanmış sahne bölümlerinde bravo 👏 Bütün kadro muhteşemdi gerçekten. İzlerken bukadar şeyi bir kadın nasıl yaşamış diyorsunuz çok üzücü ağlamaktan bitap oldum bir o kadar da sinir. Bugün 8 Mart kadınlar günü kadınları korumayın siz dokunmayın yeter!

  6. Bergen ablamızın filmini bugün izledim çok güzeldi. Çok acı çekmiş bir kadın. Film güzel ama sinemalarda gösterilmesini engelleyen bazı insanlar var. Engel olanlardan birisi Mahsun Kırmızıgül’müş. Kimsin sen? senden şarkıcı olmaz. Şarkıcı olsan ne yazar. Bizim Ahmet Kaya mız var, bizim Bergen ablamız var, bizim Müslüm babamız var, bizim Neşat Ertaş ımız var. Bizim varda varımız var. Sen kimsin? Seni hiç sevmedim. Senin sarkini da dinleyen yok bu arada. Çünkü onlarda olan ses sende yok. Öyle değil mi? Onun için engel oluyorsun. Ama yanılıyorsun. Hiç bir zaman engel olamıyacaksın, hiç bir zaman bunu iyi bil. Zoruna gidiyor olabilir ama Bergen ablamızın yanında bir hiçsin. Engelleyenlerden biri de küçük Emrah. Sen küçük Emrah ve Mahsun, siz iki işe yaramaz. Çünkü siz sanatçı değilsiniz bunu kabullenin bence. Emrah’ın bir sözü vardı, ”Kürt olduğum için damarimdaki kanı akıtmak istiyorum” demişti. Hadi akıtsana görelim. Acıların kadınının yanında siz bir hiçsiniz bunu böyle bilin.

  7. Halis denen kadin dusmani katil cani hala aramizda yasiyor olmasi ne feci zeynep ferahi tehdit ediyor aimdi derhal savcilari harekete davet ediyorum annen de bir bayandi ya

  8. Filmi izledim ,kadro çok zayıftı
    Filim çok yüzeysel
    Replikler çok basitti
    Beğenmedim maalesef
    Konunun güzelliği ile filmi karıştırmayın
    Konu gerçek acı ve güzel ama filimde hayata geçememiş maalesef . Basitti yani 🙁

  9. Bern Mersin de yaşadığım için Bergen benim çok sevdiğim gurur sesli bir vazgecilmezimdi.Alkol olayını bilmiyorduk mesala yalnız çok vijdansız bir kocası oldugunu herkes biliyordu Filmde bazı eksiklikler var Adana Mersin Ankara geciyor oysa gercekte eşine kızıp İzmir de gazinoda programa başlamıstı film deki sahnelerin şehirlerle alakası yok son suikast sahnesi çok alakasız orda garsonda gidiyor yol üzeri bir yer kocasının kaçış planı çevresi hiç yok filmde yalnız Stadyum bıcaklanma cezaevi ziyareti ve dansöz ablasının yaptığı rol ve son mezar sahnesi müthis tıpkı gerçek.Daha dokunaklı birsey alabilirdi müzikler harika kisilik süper.Allah nur içinde yatırsın.

  10. Filmin can alıcı yeri Bıçaklanma sahnesi bence. Belkide olaya birebir şahit olmamdı. Bergeni ilk ve son kez canlı dinlemiştim o konserde. Huzur içinde uyu GÜZELLER GÜZELİ BERGEN.

  11. Şuan bu yorumu sinema salonundan yapıyorum son 10 dakikası kaldı boşa gitmiş bir zaman yazık senaryo çok zayıf konusu yetersiz resmen filmin yarısı rakı viski izledik filim rakının hayatını anlatsa daha iyi oyunculuk adına Erdal var sadece neyse filim bitiyor çıkalım 🤣

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz