Pandemi nedeniyle ertelenen 39.İstanbul Film Festivali’nin Ulusal Yarışma filmleri Sakıp Sabancı Müzesinde kurulan açık hava sinemasında ve çevrimiçi gösterim sitesinde izleyicisiyle buluştu. İlk 5 günde öne çıkan film Leyla Yılmaz’ın “Bilmemek” adlı toplumsal eleştirisiydi. Etkileyici mesajıyla cinsel yönelim, şiddet konularında önemli şeyler söyleylen filmi bu yazımızda inceleme konusu edeceğiz.

Linç kültürü, ötekileştirme ve zorbalık konusunda ilginç mesajlar veren film için Leyla Yılmaz “Toplum aklında oluşturduğu cevapları duymak için cevabını bildiği soruları sormak istiyor. O cevapları duymasa bu hırçınlık gittikçe linç boyutuna ulaşıyor”diyor. “Sosyal medya, özel hayatları gösteren televizyon programları bu hırçınlığı çok besleyen şeyler. Toplumda insanların özel hayatına saygı duyulmaması rahatsız edici.”Bilmemek” bilmeyi reddedişimizin filmi”diye ilave ediyor.

Leyla Yılmaz hassas bir konuyu, karakter tahlilleri ustalıkla yapılmış dengeli bir senaryoda işleyip ,aksamayan bir mizansenle perdeye taşıyor. “Bilmemek” bir kadın filmi. Görüntü yönetmeni,senaryo yazarı, yönetmeni, yapımcısı, yardımcı yönetmeni, cast direktörü, kostüm tasarımcısı birer kadın.

Filmin kahramanları entellektüel ama mutsuz, orta sınıftan üç kişilik bir aile. Baba Sinan bir şirkette genel müdürlük yapan bir mühendistir. Anne Selma sevecen ve iyi huylu bir doktordur. Lise son sınıfta okuyan oğulları Umut başarılı bir sutopu oyuncusudur. Birbirlerinden kopmuş bu mutsuz çiftin tek bağları, kendisini kanıtlamanın peşindeki, ergenlik sorunları yaşayan oğullarıdır. Umut’un hayatı sınıf arkadaşlarının eşcinsel olduğuna dair çıkardıkları bir dedikodu ile sarsılır. Hızla yayılan dedikodu kısa zamanda zorbalığa dönüşür. Umut takımdakilerin yargılayıcı sorularını yanıtlamayı reddeder. Onun bu kararlı tavrı hakkındaki yargıları kesinleştirir ve takımdan dışlanır.

Selma ve Sinan yorucu evlilikleriyle baş etmeye çalıştıkları sırada ,dedikodular alıp başını gidince Umut ansızın ortadan kaybolur. Spor hocasının cinsel yönelimine saygılı olduğunu söylemesi, dedikoduları çıkaranları azarlamasının faydası olmamıştır. Gündelik hayatın cevapsız soruları , daha da büyük sorular karşısında anlamsızlaşır. Karı- koca kaybettiklerini bulmak için nereye varacağını bilmedikleri bir arayışın içine girerler. İkisi oğullarını umutsuzca ararken, aslında kendilerini kaybetmiş olduklarının farkına varır.

Cinsel yönelimini belirtmek istemeyen Umut, her şeyi bilmek isteyen, bu konuda yaptıkları baskı ile hayatını kabusa çeviren sınıf arkadaşlarına karşı isyan edip, radikal bir karar alır. Film farklı cinsel yönelimli çocukları olan ailelere de ibret verici mesajlar veriyor.

Leyla Yılmaz‘ın isyanı çevresindekilere baskı uygulayan, bu uğurda şiddete başvuran insanlar. Astığı astık, kestiği kestik aile reisi Sinan çoktandır sindirdiği, kişiliğini kaybeden karısına ve sorunlar yaşayan oğluna her türlü baskıyı uygular. Aynı baskıyı işyerindeki paragöz, saygısız genç patronundan görür. Paranın gücüne tapan patron, emrinde çalışan personele köle muamelesi yapar, çoğunu işten kovar. Umut’un sınıf ve takım arkadaşları kendisine eşcinsel etiketi yapıştırır, okul idaresine “biz aramızda eşcinsel istemiyoruz “ diyecek kadar küstahlaşır.

Hastanede her gün sayısız hastaya bakan Selma, ailesini bir arada tutma uğruna kocasının uyguladığı şiddeti sineye çeker. Evinde kaplan olan Sinan, işyerinde kovulan arkadaşlarına sahip çıkamayan süt dökmüş kediye dönüşür. Arkadaşları tarafından dışlanan Umut çareyi çete reisine saldırmakta bulur. Ancak bu içinde bulunduğu çıkışsızlığa çare olabilecek midir? Dayak yiyen bir çocuğa yardım ettiği, hiç kız arkadaşı olmadığı ve tüm vaktini kankasıyla geçirdiği için eşcinsellikle suçlanan Umut, kendisinin bile farkına varmadığı bir arayışın içindedir. Film Umut’un cinsel yönelimi hakkındaki kanaatı izleyiciye bırakıyor. Leyla Yılmaz bu tavrıyla insanların birbirlerini yargılamalarına karşı olduğunu , tüm bireylerin kendi hayatlarını ve tercihlerini yaşamaya hakkı olduğunu savunuyor.

Kısa film yönetmenliğinden gelme Leyla Yılmaz ilk uzun metrajlı filmi “Bir Avuç Deniz”i 2011’de yaptı. 2015’ten beri üzerinde çalıştığı “Bilmemek” projesini 2018’de hayata geçirdi. İlk filmiyle birçok ödül kazanan yönetmen 2. filmiyle Antalya Film Festivalinde İzleyici Ödülü sahibi oldu.

Filmin başarılı oyuncu kadrosunda en çok anne Selma rolündeki Senan Kara’yı beğendim. Otoriter kocasının baskısını kabullenmiş, sevecen ama çaresiz anne rolünde çok başarılı. Tiyatro deneyimi olduğunu öğrendiğimiz genç Umut rolünde, sinemada ilk deneyimini yaşayan Emir Özden, bilinen rahat oyununu sutopu koçu rolünde sürdüren usta aktör Levent Üzümcü ve despot babada Yurdaer Okur rollerinin hakkını veriyorlar.

İnsanların cinsel yönelimleri konusunda önemli mesajlar veren filmi, bu konuda katı, tavizsiz, radikal görüşü olanların izlemelerini isterim. Belki “Bilmemek” filmini izledikten sonra bakış açılarını gözden geçirmek ihtiyacını hissedebilirler.

Yönetmen / Senaryo / Yapımcı : Leyla Yılmaz

Görüntü Yönetmeni : Meryem Yavuz

Kurgu : Osman Bayraktaroğlu

Oyuncular : Senan Kara, Yurdaer Okur, Levent Üzümcü, Emir Özden, Çetin Sarıkartal, Ulaşcan Kutlu, Berke Bük, Sanem Öge, Özgür Daniel Foster, Arın Kuşaksızoğlu

Türkiye / Dram / 95 Dk.

ortakoltuk.com

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here