Orçun Behram’ın Seyfi Teoman İlk Film Ödülü’ne aday ilk çalışması “Bina” (2020), paralel bir evrende, Devletin tek koldan yayın yapan yeni yayın ağları kurmuş olduğu, distopik bir Türkiye’de geçer. Mehmet, güvenlik görevlisi olarak çalıştığı apartmana inşaat alanlarının arasından geçerek ulaştığında, belediyenin apartmana yeni bir anten yerleştireceğini öğrenir. Belediye görevlisi anteni takarken düşerek ölür, antenden yayılan siyah, yapışkan, zift gibi sıvı giderek apartman sakinleri için bir tehdit haline gelmeye başlar. Bir şeylerin yolunda gitmediğini hisseden Mehmet, buna sebep olan tuhaf varlığın peşine düşer…

Paralel evren diyorum, çünkü bizimkine çok benzeyen bu distopik yakın gelecek, aslında, internetin ve cep telefonlarının henüz var olmadığı, medya iletişiminin sadece radyo ve televizyon aracılığıyla yapılabildiği bir distopik geçmiştir de.

Diktatörce yöneten otoritenin, iletişim araçları vasıtasıyla toplumun en uç noktalarına kadar sızmasını, her evde bulunan televizyonlar aracılığıyla insanların evine girerek, bülten adı verilen seslenişlerle baskısını ve beyin yıkamasını sürdürmesini anlatan bir film tabii ki ilk bakışta izleyiciye epey ilginç geliyor.

Bir apartmanla dışındaki bekçi kulübesinde geçen, tek mekâna sığdırdığı öyküsünü özenli bir sinema diliyle aktaran “Bina”da, antenden sızan sıvının insanların yakınına, midesine ya da beynine ulaştığında tetiklediği kötülükleri, faşizan baskının temizlenemeyecek kalıcılığının simgesi olarak gören Behram, siyasal ve toplumsal eleştirisini halkın, yüzü ve beyni olmayan tek tip insanlara dönüşmesiyle de pekiştiriyor. İşsiz adamla ailesini bodrumda, işbirlikçi apartman yöneticisini en üst katta yaşatarak bu tek tipleştirmenin sınıfsal eşitsizliği ve ötekileştirmeyi yok etmediğini de unutmuyor.

Ancak bütün bu artılarına karşın “Bina” başarılı bir film değil.

Bir distopik siyasal-toplumsal alegori olarak başlayan film, giderek tutarlılığın iyice yok olduğu, mantıksızlığın ayyuka çıktığı bir korku-gerilim anlatısına dönüşüyor. Tabii ki fantastik boyutu da olan bir korku filminde mantıki bir gerçekçilik aranmaz ama, en azından izlenenlerin birbiriyle tutarlı bir bağlantısı olması beklenir. Tutarlılık bir yana, “Bina” giderek korku türünün tüm bildik öğelerinin, birbiriyle ilintili olsun olmasın bölük pörçük içine tıkıldığı antolojik bir yamalı bohçaya dönüşüyor.

Sonuçta Orçun Behram, daha sağlam bir senaryo ile daha ilginç işler yapacağını düşündüren, ancak şimdilik pek de doyurucu bir iş çıkaramamış bir sinemacı.

Yönetmen / Senaryo : Orçun Behram

Görüntü Yönetmeni : Engin Özkaya

Müzik : Can Demirci

Kurgu : Burç Alataş

Oyuncular : İhsan Önal, Gül Arıcı, Levent Ünsal, Enis Yıldız, Işıl Zeynep, Murat Sağlam, Eda Özel, Elif Çakman, Mert Toprak Yadigar

Türkiye / Korku-Gerilim / 116 Dk.

ortakoltuk.com

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here