Çarpık Evdeki Cesetler / Crooked House

GİZEM KRALİÇESİ’NDEN YENİ VE HOŞ BİR UYARLAMA

Çarpık Evdeki Cesetler / Crooked House  Yönetmen: Gilles Paquet-Brenner / Senaryo: Julian Fellowes, Tim Rose Price / Görüntü: Sebastian Wintero / Müzik: Hugo de Chaire / Oyuncular: Max İrons, Glenn Close, Terence Stamp, Stefanie Martini, Christina Hendricks, Julian Sands, Gillian Anderson, Honor Kneafsey, Christian MacKay, Amanda Abbington, Preston Nymann, Jenny Galloway / İngiliz filmi.

   Agatha Christie sanki bitmeyen bir hazine…Bu kadın polisiye yazarının romanları tükenmez bir kaynak. Bazen en ünlüleri bilmem kaçıncı kez uyarlanıyor: yakın zamanda izlediğimiz Doğu Ekspresinde Cinayet gibi…Bazen de bilmediğimiz ya da unuttuğumuz bir yapıtının filmi çıkageliyor. Bu film gibi…

   İngiliz yazarının 1949’da yazılmış ve uzmanlarınca en iyilerinden sayılan romanı, yanılmıyorsam ilk sinema uyarlamasına kavuşuyor. Roman 1871 doğumlu, Yunan kökenli, 20 yaşlarında beş parasız Londra’ya gelmiş ve orada lokanta, otel derken sayısız şirketin ve büyük bir servetin sahibi olmuş Aristide Leonides’in ölümüyle açılıyor. Ki bu karakterin armatör Onassis’den esinlenmiş olduğu söylenebilir.

Hasta ve tedavisi için sürekli iğne yapılan Leonides, kanına karışan bir zehirle ölmüştür. Bu bir yanlışlık mıdır, bir cinayet mi?

   Torunu (aslında üç torununun biri ve en büyüğü) güzel Sophia, daha önce Kahire’deyken tanışıp bir aşk yaşadığı, diplomat olacakken detektifliği seçmiş yakışıklı Charles Hayward’a gelerek dedesinin ölümünü araştırmasını ister: polis işe karışmadan…

Ama ünlü Scotland Yard da boş oturacak değildir. Başkomiser Taverner de olaya eğilecek ve Hayward’la çekişmeye başlayacaktır.

Zengin adamın dev malikanesi olaylara dekor oluşturur. Leonides garip biçimde tüm ailesini yakınında tutmak istemiştir. Böylece iki oğlu, gelinleri, aslında Amerikalı bir dansçı olan karısı, ölen ilk karısının kız kardeşi ve torunları, birbirlerini sevmek şöyle dursun hayli nefret ederek, ayni çatı altında yaşamışlardır.

   Hayward arabasının bozulmasını bahane edip eve kapağı atar ve birkaç gün geçirir. Böylece de araştırmasını geliştirir. Ama bu gerçek bir Christie entrikasıdır. Ve ‘katil uşak değildir!’… Kim olduğu da neden sonra ortaya çıkacaktır.

2000’lerden beri yönetmenlik yapan, yarım düzine kadar filminden sadece Dark Places- Karanlık Yerler’le (2015) adını duyuran Gilles Paquet-Brenner, Fransa, ABD ve İngiltere’de çalışmış. Bu filmi eleştirmenlerce hayli farklı karşılanmış: beğenen de var, bayağı küçümseyen de…

Bence gerçek ikisi arası bir yerde. Filmin aslında sağlam bir hikayesi var. Ama ayni ölçüde sürükleyici kılınmış mı, tartışılır. Sinema açısından da çok üstlerde uçuyor değil.

   Ama yine de görülmeye değer. Öncelikle zengin bir kadrosu var: Doğu Eksperinde Cinayet kadar olmasa da…

Ve ”Çarpık Evdeki Cesetler” filminde kimi eski oyuncuları bulmak gayet keyifli: özellikle, belki en önemli role sahip olan Glenn Close. Ya  da yıllardır görmediğimiz Terence Stamp (elbette çok yaşlanmış). Ya da Julian Sands veya Gillian Anderson gibi.

Ayrıca bir dizi de genç ve yetenekli oyuncu. Stefanie Martini, Christina Hendricks, Mr. Selfridge dizisinden hatırladığımız Amanda Abbington. Ve de küçük Honor Kneafsey   Ayrıca kimi sahneler ustaca çekilmiş. Örneğin o kalabalık, geveze ve birçok şeyin ortaya saçıldığı aile yemekleri. Ya da tüm iç dış mekanlarıyla çok iyi kullanılmış o tipik İngiliz şatosu.

Ve elbette sonunda gelip çatan o beklenmedik final. Gerçek bir sürpriz. ‘Gizem kıraliçesi’ne çok yakışan…

Ve çok da iyi çekilmiş. Bir polisiyeden ve bir Agatha Christie uyarlamasından daha ne beklenir!…

OrtaKoltuk Puanı:

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz