Herşey Yolunda / Tout s’est bien passé

Fransız orta kuşak sinemasının önde gelen ismi François Ozon’un son filmi “Herşey Yolunda / Tout S’est Bien PasséEmmanuele Berheim’in aynı adlı romanından alınma. Ozon’un Philippe Piazza ile birlikte yazdığı senaryo mükemmel karakter tahlilleriyle öne çıkıyor. Yardımlı intihar konulu, şaşırtıcı, etkileyici, tokat etkisi bırakan bu çarpıcı filmiyle, François Ozon olgunluk dönemindeki kariyerinin “Franz”dan sonraki en büyük başarısına imza atıyor.

Kendine özgü mizahıyla, bu samimi, gerçekçi, trajik ve sinik film, birçok ülkede tabu sayılan ötenazi sorununa değişik bir bakış açısıyla eğiliyor. İnsan hayatı üzerine bu ironik, cüretkar, polemiğe davetiye çıkaran filmini, Ozon trajedi türünün tuzağına düşmekten uzak tutuyor. Yönetmen Cannes’daki basın konferansında: “Umarım filmim kamuoyunun bilmediği bir gerçekliğe, ötenazi konusuna bakışını değiştirir” demişti.

Filmin odağında Paris’li zengin be burjuva Yahudi ailesi Berheim var. 85 yaşındaki aile reisi André (André Dussollier), sanat eserleri kolleksiyoncusu, Légion D’Honneur sahibi bir sanayicidir. Karısı Claude (Charlotte Rampling) kocasını terketmiş Parkinsonlu, depresyonda bir heykeltraştır. Kocasının eşcinsel olduğunu bildiği halde, uzun yıllar kendisini sevdiği için bu duruma katlanmıştır. Akıl sağlığını yitirince huysuz, geçimsiz bir kadın olmuştur.

André kızlarının bir eşcinsel ile evlenmesini engellemeye çalışan Claude’un ailesinden nefret eder. Bencil, uzlaşmaz bir insan olarakı 2 kızına hayatı boyunca kötü davranan André, beyin kanaması sonrası felç geçirdiği için büyk kızı Emmanuele’den (Sophie Marceau) ölmesine yardım etmesini talep eder. Başarılı bir romancı olan Emmanuele çok iyi anlaştığı kız kardeşi Pascale (Géraldine Pailhas) ve sinematek yöneticisi kocası Serge’e (Eric Caravaca) durumu açıklar.

Film 2 kızkardeşin karşı karşıya kaldıkları bu zor durum karşısında alacakları karara odaklanıyor. Fransa’da ötenazi suç sayıldığı için İsviçre’nin bu konuda toleranslı olduğunu öğrenip, uzman bir kadınla (Hanna Schygulla) temas kuran Emmanuele, André’ye “kötü bir baba olmana rağmen seni seviyorum” der. André kızı Pascale ile vedalaşırken ironik bir şekilde “Bu konu kızkardeşin için çok güzel bir roman hikayesi olacak” der.

2017’de 61 yaşındayken akciğer kanserinden ölen Emmanuele Berheim’in senaryo yazarlığı kariyerinde yine François Ozon ile müştereken yazdıkları “Yüzme Havuzu / Swimming Pool” (2004), “5 x 2” (2004), “Kumun Altında / Sous Le Sable” (2000) filmlerindeki işbirliği var.

Çocukken ölmesini arzuladığı babasının aldığı radikal karara çözüm bulmak durumunda kalan Emmanuele rolünde Sophie Marceau‘yu izliyoruz. 50 filmlik kariyerinde Ozon ile ilk kez çalışan ikonik aktris, duygu yüklü mükemmel yorumuyla auteur sinemasına güçlü bir dönüş yapıyor. Marceau’nun güzel yaşlandığına da tanıklık ediyoruz.

Géraldine Pailhas, canlandırdığı Pascale Berheim rolü için hayatta olan André Berheim’in küçük kızını (etkisinde kalmamak için) ziyaret etmekten kaçındığını Cannes’daki basın konferansında itiraf etti. Yüzüne yapılan makyaj ve takılan protezlerle tanımakta zorlandığımız André Dussollier, garip huylu, tahammül edilmez ihtiyar, ölümünü kabullenmiş André Berheim rolünde kariyerinin en başarılı performanslarından birini çıkarıyor. Her daim mükemmel olan Charlotte Rampling’den başka, bizlere İsviçre’de kitaba uydurulmuş ötenazi yöntemini öğreten uzman rolünde, efsanevi Alman diva Hanna Schygulla’yı izliyoruz.

Yönetmen / Senaryo : François Ozon

Görüntü Yönetmeni : Hichame Alaouie

Kurgu : Laure Gardette

Oyuncular : Sophie Marceau, André Dussollier, Géraldine Pailhas, Charlotte Rampling, Eric Caravaca, Hanna Schygulla, Grégory Gadebois, Jacques Nolot

Fransa / Dramatik Komedi-Dram-Komedi / 112 Dk.

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here