İyi Şanslar, İyi Eğlenceler, Sakın Ölme / Good Luck, Have Fun, Don’t Die
Çok düşündürücü, dikkat çekici ve oldukça ciddi
Eğlenceli bir biçimde cep telefonu, internet, yapay zeka ve internet oyunları bağımlılığıyla gençlerin paralize edildiği ve dünyanın nereye gittiğinin sorgulandığı bu filmi ben hiç de eğlendirici bulmadım. Ama çok düşündürücü, dikkat çekici ve ciddi bir film! Gelecekte böyle mi olacağız?
Orijinal adı “İyi Şanslar, İyi Eğlenceler, Sakın ölme!” olan film, eğlenmek için değil, yaklaşan tehlikenin farkında olmamız için bütün eğitimcilerin, ebeveynlerin ve hatta herkesin izlemesi ve üzerinde düşünüp önlem alması gereken bir film! Öncelikle öğretmenler izlemeli ve kendilerini bekleyen tehlikeyi görmeli! Yapay zeka ve her türlü zeka ile çekilmiş sahneleri izlerken ben pek gülemedim doğrusu. Ama bize gülerek izlememiz gerektiği anlatılıyor sanki. Çünkü içinde bilim kurgu, macera ve oyun varmış! Macera mı, ne macerası? Ben dehşetle izledim: çünkü hepsi yakın gerçek gibi. Şimdilik yapay zeka kullanılıyor olması neyi değiştirir ki?
Özetle film bir lisede başlıyor; o lisede geçici öğretmen olarak işe başlayan kahramanımız, bütün öğrencilerin ellerindeki telefonla meşgul olduğunu görür ve bundan rahatsız olur. Ama müdahale ettiğinde vaziyet daha da beter olur. Bütün gençler sanki uzaktan kumandayla yönetiliyor gibidir! Öğretmenlerin üzerine yürürler ve kaçmaları da kolay olmaz. Okulda düzen kalmamıştır. Ve kahramanımız bir lokantada ortaya çıkar. Üzerinde her türlü manyak patlayıcı, fünyeler ve yanıp sönen ışıklar olan ve aslında bir evsizi andıran kıyafetiyle herkesi tehdit eder. Dünyanın en zeki çocuğu bir odaya kapanmış ve bütün dünyayı değiştirecek bir sistemi yaratmak üzeredir ve onu vazgeçirmeleri gerekmektedir. Bunun için kendisine lokantadan bir grup seçerek işe girişir. Tiplerin her biri başka bir manyaklıktadır.
Bunları size ciddi ciddi anlatmanın anlamı yok. Ortak noktaları hemen hepsinin çocukları ortadan kaybolmakta ve yeniden yaratılmaktadır. Bütün bu saçmalıklar aslında saçma değil çok ciddi. Eğlenceli bir biçimde cep telefonu, internet, yapay zeka ve internet oyunları bağımlılığıyla gençlerin paralize edildiği ve dünyanın nereye gittiğinin sorgulandığı bu filmi ben hiç de eğlendirici bulmadım. Tam tersine. Benim yaşımdakiler cep telefonlarının içine doğmadılar ama şimdi bebeklerin bile eline emzik yerine cep telefonu veriliyor. Evcil hayvanlar bile televizyon seyrediyor. Bütün manipülasyonlar internet üzerinden yapılıyor. Teknoloji bizi ele geçirdi ve teknolojiyi ele geçiren de dünyayı ele geçiriyor. Hele yapay zeka ile insanlar aptala döndürüldü. Ne gerçek, ne değil kim bilebiliyor ki?
Gore Verbinski’nin Matthew Robinson’un senaryosundan yönettiği filmde Sam Rockwell başrolde ama ben en çok prenses kıyafetli ve cep telefonlarına alerjisi olduğu için burnu kanıyor olan İngrid’i beğendim! Bir de bu kadar öngörülü bir gelecek tahmini yapabilen senaristi!
Yönetmen : Gore Verbinski
Senaryo : Matthew Robinson
Görüntü Yönetmeni : James Whitaker
Kurgu : Craig Wood
Müzik : Geoff Zanelli
Oyuncular : Sam Rockwell, Juno Temple, Haley Lu Richardson, Zazie Beetz, Michael Peña
Almanya-ABD / Komedi-Aksiyon-Macera / 133 Dk.














