Önemsiz Bir Anti-Kahraman…

Önce anlam veremediğimiz bir sorgu… Sonra, rutin bir yaşamın parçaları… Aynı saatte uyanma, kahvaltı, çöp arabasına yetişme… Haftanın tüm günlerindeki o bitmez tekrarlar. Ancak görüntüde böyle olmasına karşın hayat her zaman sürprizlere de açıktır ve yaşanan anlık haller tüm bu mükerrir anlıkların önüne geçip sarsıcı etkiyi doğurur. Hutch Mansell (Bob Odenkirk) görüntüde sıradan bir kişilik.

Eşi ve iki çocuğu ile klasik bir aile babası kıvamında. Ancak bir gün evlerine iki silahlı hırsız dadanır. Mansell, hırsızlara karşı oldukça yumuşak davranır, onlara karşılık vermez. Hatta oğlu Blake, direnç gösterir. Bu durum küçük kızı haricinde, oğlu ve eşi tarafından kendisine olumsuz, pasif ve önemsiz biri gibi bakılmaya yol açar. Evet, filmin isminden de anlaşılacağı üzere Mansell, ailesi ve çevresi için günleri tekrarlarla geçen, ailesini bile koruyamayan sıradan, “önemsiz” bir karakterdir. Ancak her şey ilk planda ve görüntüde bu şekildedir. Film bundan sonra adından da saparak ve izleyiciye yeni sürprizler sunarak Mansell karakterinin geçmişinden hareketle nasıl şiddet sever bir kişilik sergilediğini gösterir.

Eve bir gün geldiğinde kedi müptelası küçük kızının, kedicik bilekliğinin hırsızlarca alındığını fark eder ve hırsızlardan birisinde gördüğü dövmedeki ipucu ile onlardan intikam almaya gider. Böylelikle geçmişte kalan, bastırdığı duygu olan öfke dolu içgüdüleri yeniden ortaya çıkar. Onlardan alınan kısmi intikam sonrasında sürekli bindiği belediye otobüsüne dadanan serseri bir grup ile ölümüne bir kavgaya tutuşur. Bu kavgada hayatını kaybeden genç, ünlü mafya Yulian Kuznetsov’un kardeşidir. Ve artık fark ederiz ki, Mansell büyük bir tehlikeye atılmıştır. Mafya üyelerinin saldırılarından, ailesinin ve bakımevindeki yaşlı babasının korunmasına kadar film başka rotalara sürüklenmiştir.

John Wick ile Akraba Bir Yapım…

Yönetmenliğini Rus yönetmen İlya Naishuller’in yaptığı “Önemsiz Biri” filmi, izleyenler açısından Keanu Reeves filmi olan “John Wick”i akla getirecektir hemen. Gerçekten de o filmde de evlerine gelen gangsterler sonrasında içine mafya babasının da dâhil olduğu tam bir intikam öyküsü vardı. Ve film, bilgisayar oyunlarını aratmayacak şekilde şiddet ögelerini bonkörce kullanıyordu. “Önemsiz Biri” filmi de aslında hazmı kolay bir film değil. Özellikle otobüs içi sahneler seyri çok zor şiddet ve kan unsurlarını taşıyor. Filmin finalinde de yine şiddetin dozu hiç aşağıya inmiyor.

Yapım tüm bu sert, hazmı zor sekansları belirli bir düzeyin üzerindeki çekimlerle ekrana taşıyor. Ancak film, belki de bu türdeki filmlerde aranması beklenmemesi gerekli mantık hatalarını sıklıkla sunuyor. Özellikle yönetmenin oldukça sakin bir yaşam içindeki Mansell’in eşi olan Becca’nın kocasına hiçbir tepki göstermemesi gibi sahneler, gerçekçilik duygusundan arınarak filmin izlenmesinin gerektiğini gösteren sadece bir parça.

Filmin devamında da tıpkı bilgisayar oyunlarının aşamaları gibi nedensiz şiddetten, mafya grubu ile mücadeleye evrilen bir savaşın aşamalarını soluksuz izliyoruz. Doksan dakika boyunca bu yapım, yine bir şiddet sever olan Quentin Tarantino filmlerinden farklı olarak, tamamen görselliğe dayanan ve çoğu kez estetikten yoksun bir şiddet şölenini izleyene yaşatıyor.

Önemsiz Biri” filmi, çekim tekniklerindeki vasat üstü hali yanında oyunculukları ile de oldukça başarılı. Ana kahraman olan Mansell karakterine hayat veren ve ülkemiz seyircisince çok beğenilen “Breaking Bad” dizisindeki avukat karakteriyle daha iyi tanıdığı ödüllü oyuncu Bob Odenkirk, görüntüde oldukça tekdüze ve sakin bir karakterin içindeki canavarı yine oldukça durağan görünümüyle seyirciye yansıtmada oldukça başarılı. Filmin oyuncular bakımından sürprizlerinden birisi de kuşkusuz Mansell’in babası David Mansell’i canlandıran ve özellikle “Geleceğe Dönüş” film serisi ile hatırlayacağımız, birden fazla Emmy ödüllü oyuncu Christopher Lloyd. Bilhassa final sahnesindeki çatışma sahnelerinde uzun bir ekran performansı perdeye yansıyor. Bunun yanı sıra tehlikeli bir mafya babası Kuznetsov karakteri ile Moskova doğumlu oyuncu Alexey Serebryakov da yine kendi dünyasındaki şiddeti yansıtmaktaki gerçekçi halleri ile olumlu haneye yazılması gerekenlerden.

Film, aslında tam bir müzik filmi de. Psikopatlığı günden güne ortaya çıkan Mansell’in evine saldıran mafya üyelerini kendi evinde yakması ile birlikte dış çekimde görülen yangın görüntüsüne eşlik eden Louis Armstrong’un “What a Wonderful World” parçasının çalması ya da yer yer Tchaikovsky gibi klasik müziğin şiddet eşliğinde sunumu dikkat çekici.

Sonuç olarak, “John Wick” serisi türü yapımları beğenenler için tatmin edici bir film var karşımızda. Ancak “ben bu tür filmlerden hiç hazzetmem” diyorsanız “Önemsiz Biri”den uzak durmanız en iyisi. Zira içinde gözlerinizi kapatsanız bile sesleri ile bile sizi irkiltecek o kadar çok rahatsızlık verecek sahne var ki… Tercih sizin…

Yönetmen : Ilya Naishuller

Senaryo : Derek Kolstad

Görüntü Yönetmeni : Pawel Pogorzelski

Kurgu : William Yeh

Müzik : David Buckley

Oyuncular : Bob Odenkirk, Connie Nielsen, Gage Munroe, RZA, Aleksey Serebryakov, Christopher LloydHumberly GonzálezJ.P., Araya Mengesha

ABD / Aksiyon-Suç-Gerilim-Şiddet / 90 Dk.

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here