Ride or die / Seninle Ölesiye filmi son zamanlarda Netflix’te izlediğim en iyi film. Filmi izlerken Nuri B. Ceylan ve Can Evrenol’un ortak filmini izliyormuşum gibi hissettim.

Bir tarafta daha yavaş monoton akışta duygu yoğunluklarının ve yansıtılması diğer tarafta daha cesur sevişme sahneleri, cinsel kimlikleri sonuna kadar gösterme, ölüm sahnelerinin ve karakterlerin gerçekçiliği, yaşadıkları olayların hayatın olağan akışına uygunluk…

İki yönetmenin de filmlerinde görmeye alıştığımız sanat dilini tek filmin içerisinde bu kadar iyi bir senaryoyla görmek bayağı etkileyici oldu.

Filmin ana iki karakteri Rei ve Nanae. Bu iki kadın okul arkadaşlardır ve lezbiyendirler. Birbirlerine bile itiraf edemedikleri cinsel kimliklerini ailelerine ifade ettiklerinde reddedilip dışlanmaya çalışılırlar. Türkiye’de görmeye çok alışık olduğumuz bir şey olan bireyin cinsel yönelimini kabul etmeyip doktora götürdükten sonra doktorun onun cinsel yönelimini başta ailesinin ve sonra diğer bireylerin kafasında olması gerektiği gibi olması için yönlendirebileceğini veya tedavi edebileceğini düşünüp bu filmde de bu karakterlere uygulanmaya çalışılır.

Nanae’in annesi, babasını ve onu bırakıp kaçmıştır. Bu nedenle babası, adeta annesinden intikam almak istercesine nanae’yi annesinin yerine koyup dövmeye başlar. Bununla yetinmez zorla evlendirir. Nanae kurtuldum zannederken daha feci bir şey gelir başına. Bu sefer eşi dövmeye başlar…

Rei’nin hayatı biraz daha iyi gibi görünse de o da ailesi tarafından reddedilmiştir. Bu ikili tüm bu olaylar gerçekleşirken birliktelik yaşarlar. Rei’nin içinde daha okuldan beri nanae’yi koruma iç güdüsü vardır. Rei beraber olacakları gece nanae’nin vücudundaki morlukları fark eder ve aralarında Nuri Bilge Ceylan filmlerini aratmayacak uzun bir sohbet başlar.

Bu sohbetten sonra filmin açılış sahnesi olan bar sahnesini kafamızda oturturuz. Rei, filmin başında barda tanışıp evine birini götürür ve sevişirken adamı öldürür. Biz bu konuşmalar sonunda öldürülen adamın kim olduğunu öğreniyoruz.

Rei telefonla nanae’yi arayıp adamı öldürdüğünü artık özgür olduğunu korkmaması gerektiğini parmak izini bilerek bıraktığını söylüyor. Nanae gitmek yerine rei’nin yanına gidip rei’yi alıyor ve beraber bir yolculuğa çıkıyorlar. Yolculuk boyunca değişen duygu durumlarını geçmişte beraber yaşadıklarını görüyoruz.

Polislerin peşinde olduğu iki kadın parasız bir şekilde kaçmaya çalışırlar lakin hayatın olağan akışına ters olan fazla iyi insanların arabalarıyla onları alıp bir yere götürmesi gibi saçma bir şey yerine insanların saf kötülüğünü yansıtan ve olağan akışa uygun olarak onlarla beraber olmak için onları bir yere götüren bunun karşılığında şikayetçi olmayacak bir taksiciyle karşılaşıyorlar. Taksici rei ile beraber oluyor ve gidiyor.

İkili yağmur yağarken istasyon gibi bir yere sığınıp yağmurdan korunmaya çalışırlar ama nanae çok kırılgan olduğu için rei çözüm olarak abisinin evine gitmeye karar verir. Rei’nin abisinin ve yengesinin konuya dahil olmasıyla aile kavramanın bireylerin onların istediği gibi biri olmadığı takdirde sırt dönmelerini sadece onların istedikleri gibi biri olursa bireylerin yanlarında olduğunu gösteriyor.

Film, izleyenlere büyük bir iç hesaplaşma fırsatı sunuyor. Hikayenin bundan sonrasını anlatarak filmin tadını kaçırmak istemiyorum. Zaten çoktan izlemeye karar verdiğinizi varsayıyorum. Bundan dolayı buradan sonra filmin geri kalan ögelerini değerlendireceğim.

Özellikle cast seçimini çok başarılı buldum ilk kez filmlerini izlediğim Kiko ve Honami müthiş bir performans sergiliyor. Ülkemiz de artık filmlerde sevişme sahnesi çekmeyi geçtim dekolteli elbise giymenin bile kadınlar üzerinden kötü bir dille yansıtıldığı ortamda bu kadar gerçekçi adeta porno filmlerine kayar şekilde sevişme sahnelerinin çekilmesi ve kiko ile honami’nin oynamaktan imtina etmemesi gerçekten takdire şayan.

Bu tarz şirketlerin filmlerinde görüntü zaten çok nadir kötü olur o yüzden görüntüler çok iyiydi gibi bir şey söylemeyeceğim ama nanae’nin eşinin öldürülmesi sahnesi çok gerçekçiydi. Aşırı beğendim böyle sahneler genellikle filmin inandırıcılığından çalar ama burada tam tersi. Hikâyeye daha fazla odaklanmanızı sağlıyor.

Sanat filmleri izlemeyi seviyorsanız filmin temposu size sıkıcı gelmeyecek ve büyük bir keyifle izleyeceksinizdir. Benim filme puanım tüm bu detayları düşünce 5 üzerinden 4.5

Misafir Yazar : Burak Göre

Yönetmen : Ryuichi Hiroki

Senaryo : Nami Sakkawa

Müzik : Haruomi Hosono

Oyuncular : Kiko Mizuhara, Honami Sato, Yoko Maki, Setsuko Karasuma, MakiAnne, SuzukiTetsushi, TanakaSara, MinamiYui Uemura, Shinya Niiro, Shunsuke Tanaka

Japonya / Psikolojik Gerilim-Erotik-Dram-Romantik / 142 Dk.

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here