Tek Gördüğüm Sensin

Tek Gördüğüm Sensin” filminin yönetmen koltuğuna Kesişen Yollar, Uçurtma Avcısı, Sanal Hayatlar ve Dünya Savaşı Z filmlerinden tanıdığımız Marc Forster geçiyor. Forster filmin senaryosunu da Sean Conway’le birlikte yazmış. 2016 Toronto Uluslararası Film Festivali’nde Özel Sunumlar bölümünde gösterilen bir dram ve gizem filmi olan Tek Gördüğüm Sensin’de Blake Lively ve Jason Clarke iki ana karakter olarak oynuyor.

Açılış sekansı Lars Von Trier‘in Deccal filmini çağrıştıran Tek Gördüğüm Sensin filmi küçük yaşta, ailesiyle geçirdiği bir trafik kazasından sonra görme yetisini çok büyük oranda kaybetmiş olan Gina’nın (Blake Lively) bilinçaltını ve çalkantılı ruh hallerini ele alıyor. Gina , ailesinin hayatına sebep olan kazadan sonra görme yetisini neredeyse kaybetmiş olmasına rağmen kendini dünyadan soyutlamaz ve eşi James’in (Jason Clarke) sayesinde dünyanın kendine göre bir versiyonunu zihninde kurgular. Gayet romantik ve huzurlu bir evlilik süren çiftin hayatı Gina’nın 20 yıl sonra kornea nakli ameliyatı sonrasında sol gözünün görmeye başlamasıyla alt üst olur.

İlk başlarda görmenin keyfini çıkaran Gina dünyayı keşfettikçe, hayatı gözleriyle algılamaya ve yaşamaya çalıştıkça James’e olan bağımlılığı da azalır ve bu , James’in kıskançlık krizlerini tetikler , Gina’yı kaybetme korkusu ikilinin mutlu evliliğine üst üste ağır darbeler vurur. Çünkü Gina körken James adeta bir efendi-köle ilişkisiyle Gina’nın giyiminden,saç renginden tutun da görüştüğü kişilere kadar her şeyi belirleyen taraf olmuşken Gina’nın görmeye başlaması James ‘in iktidarını sarsmaya başlar. Gina kendinin ve yaşamın güzelliğini görmeye başladığında özgür bir birey olarak yaşamını inşa etmeye karar verir. Eşler arasındaki ilk kırılma Gina’nın saçlarını sarıya boyatmasıyla başlar. James bu değişimi yadırgar ama bu tavrın Gina için artık hiçbir önemi yoktur. Ve bu, Gina’nın mutluluğu başka erkeklerde arama serüvenin başlangıcı da olur.

 

Tek Gördüğüm Sensin, her şeyden önce görsel olarak görme yetisini çok büyük oranda kaybetmiş bir kadının çok bulanık ve puslu bakışını yansıtması açısından başarılı ve etkileyici bir sinematografiye sahip. Filmden çoğu zaman görsel açıdan Neon Demon filminin tadını da alırsınız. Estetik bir bakış açısıyla renklerin, gölgelerin ve ışıkların senteziyle yaratılan bulanıklığın ve bu bulanıklığın titreşimlerinin kusursuz bir şekilde sunulması sizi Gina’nın körlükten görmeye doğru çıktığı yolculuğun her karesini içselleştirmenize ve Gina’nın yaşadığı duygusal deneyimleri hissetmenizi sağlıyor. Bu da görüntü yönetmeni Matthias Koenigswieser’in körlüğü insanlara iletmek için kullandığı görsel dilin ne kadar ustaca olduğunu gösteriyor.

Oyunculuklara baktığımızda özellikle Blake Lively’nin ön plana çıktığını söyleyebiliriz. Blake Lively, Gina karakterinin körlükten görmeye kadar olan geçiş sürecini ve bu sürecin yarattığı ruhsal değişimleri çoğunlukla etkileyici bir şekilde yansıtmayı başarıyor. Ayrıca film boyunca Lively’nin içinde kopan fırtınalara rağmen sakin ve hüzünlü duruşu, bakışları da izlenmeye değer. Fakat daha vurucu bir oyunculuk performansının sergilenmesi filmi çok daha üst seviyelere taşıyabilirdi.

Senaryoda yer yer boşluklar olsa da filmin özgün bir senaryoya sahip olduğunu da belirtmek isterim. Özellikle filmin bir sekansında Gina’nın balkonda bulduğu ölü bir kuşu eline alıp onu sonradan gömmek için buzdolabında sakladığı ve bunun James’te yarattığı tiksinti duygusunun aktarıldığı an, kör bir insanın uçma yetisini çoktan kaybetmiş bir kuşa benzetilmesi iyi bir göndermeydi. Filmde ayrıca Gina üzerinden insanın cinsel açıdan bastırılmış bilinçaltının da görselleştirilerek anlatıldığını ve insanın bu yöndeki bastırılmış duygularının er ya da geç istenmeyen sonuçlar doğurarak çıkacağı da izleyiciye aksettirilmeye çalışılmış. Film aynı zamanda çiftlerin cinselliğe bakış açısındaki ve ahlâk anlayışındaki farklılıklarının onları nasıl bambaşka dünyalara sürükleyebileceğinin de altını kalın çizgilerle çiziyor.

Sonuç olarak Tek Gördüğüm Sensin filmi sinematografik açıdan görsel bir şölen olmasının yanında kör bir insanın yaşadığı derin acıları ve evlilikte özellikle bir tarafın iktidar savaşına girişmesinin nasıl ölümcül sonuçlar doğurabileceğini lirik bir kurguyla anlatmayı başaran bir film. Tek Gördüğüm Sensin, belki çok sarsıcı ve arşivlik bir film değil ama bu filmin duygu dünyanızda zaman zaman hatırlayacağınız anlar ve izler bırakacağını ve filmin izlenmeye değer olduğunu düşünüyorum.

Yönetmen / Senaryo : Marc Forster

Görüntü Yönetmeni : Matthias Koenigswieser

Besteci : Marc Streitenfeld

Oyuncular : Blake Lively, Jason Clarke, Yvonne Strahovski, Ahna O’Reilly, Danny Huston, Wes Chatham, Miquel Fernandez, Sahajak Boonthanakit 

ABD-Tayland / Gerilim-Romantik-Dram / 109 Dk.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here