Whitney

Whitney, siyah sesin en önemli isimlerinden!

Bu aralar müzikseverler çok şanslı. Birbiri ardına müzikal tadında filmler vizyona giriyor. Müslüm’den sonra Quenn’in filmi derken şimdi de ABD’nin en önemli zenci kadın vokallerinden birisi olan Whitney..

Bu film, seslendirdiği eserleri bütün zamanların en çok satmış kadın şarkıcısı Whitney Hudson’ın hayatı üzerine yapılmış bir belgesel. Açıkçası benim için düş kırıklığı ve can sıkıntısı, çünkü şakayla karışık tam iki saat sürüyor. Müslüm ve Quenn’de aldığım tadı alamadım çünkü. Ve bu iki film üzerine yazmış, hatta Müslüm’ü küçümseyip yazmamış sinema eleştirmenleri, bu iki film için ”ama şurası da tarihe uygun değil, ama burası da farklı, ama şarkıları niye kendi sesinden değil” diye yazarken verilen yanıt tekti: iyi de bu belgesel değil ki, sinema filmi. Nitekim onlar sinema filmi olduğu için Whitney’den çok daha keyifli ve zevkle, ilgiyle izlenir filmlerdi.

Whitney Hudson’un yaşamı hiç kuşkusuz bir belgesele konu olacak zenginlikte. Annesi ve kuzenleri de şarkıcı olan, çocukluğundan itibaren kilise korosunda dini duygular ve disiplinle yetişmiş bir çocuk olarak Whitney’in bizzat ağabeyleri tarafından uyuşturucuya alıştırılması, seks bağımlılığı, en yakınlarından gördüğü sevgi, şefkat ve ihanetten daha iyi bir senaryo malzemesi olabilir miydi?

Eminim ki ilk iki film kadar heyecan verici olurdu. Ama bunları sadece zamanın görüntüleri ve tanıkların anlatımlarından dinlediğiniz zaman olsa olsa bir cinayet soruşturmasının belgeleri kadar işe yarıyor! Üstelik Oscar ödüllü bir yönetmen Kevin Macdonald çekmiş olsa bile. Oysa çektiği tek film ”The Bodyguard”, hepimizi nasıl da alıp götürmüştü!

Gerçekten de bir cinayet bu kadar yetenekli bu genç kadına yapılan. Böyle bir olağanüstü ses, böyle bir sahne hakimiyeti, böyle bir yetiştiriliş ve sonunda genç yaşta banyoda boğularak ölüm, intihar. Çünkü dibe vurmuştur. Çünkü hep sömürülmüş, hep kullanılmış, en tepelere çıkmış ama bunun kıymetini de bilememiştir.

Etrafındaki bütün erkeklerden kazık yemiş Whitney’i korumacılığını da yapan ağabeyleri uyuşturucuya alıştırmış. Beraber çekmişler kokainleri, otları. Kocası, onun şöhretinin altında ezilirken onu aşamamış olmanın hıncıyla sıkıntılarını atlatmasına yardımcı olacağına beter etmiş. Babası, menajerliğini üstlenip dolandırmış! Kuzeni, cinsel taciz..

 

Hayır, daha fazlasını anlatmayayım, şöhretin bedeli çok ağır. Şöhreti taşımak daha da ağır. Ne kadar Allah vergisi yeteneğin, bu sesi kullanmak için çok ağır bir eğitimin olsa da, etrafında kurumsal ve dürüst bir ilişkiler ağı yoksa batmaya mahkumsun, üstelik de mutsuz oluyorsun! Bir sinema filmi tadında değilse de şöhret olmak isteyenlere iyi bir ders niteliğinde, hele dindar olmanın, kiliselerde yetişmenin, boynunda, kulağında haç taşımanın ahlaklı olmakla hiçbir bağlantısı olmadığını ispat etmesi de cabası!

 

WHİTNEY

Film notum:

 

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here