İzlanda’dan 56 parçalı bir yama işi yorgan “Bergmál / Yankılar”

1977 Reykjavik doğumlu İzlandalı yazar yönetmen Rúnar Rúnarsson, 2009’da Danimarka Ulusal Film Okulu’nun Yönetmenlik bölümünden mezun olmuş. Çok iyi eleştiriler alan birkaç kısa filmin ardından çektiği ilk uzun metrajı “Eldfjall / Volkan” (2011) ile 15 ulusal ve uluslararası ödül kazanmış. Son derece etkileyici bir büyüme hikâyesini, büyüleyici bir sinema diliyle anlatan “Þrestir / Serçeler” (2015) aralarında San Sebastián’da Altın İstiridye de olan 14 ulusal ve uluslararası ödül almış. Tüm diğer filmleri gibi yazıp yönettiği yeni filmi “Bergmál / Yankılar” (2019) festivallere katılmaya, ödüller almaya devam ediyor.

Sophia Olsson’un İzlanda’nın görkemli güzelliğini ortaya koyan olağanüstü görüntülerinden ve Kjartan Sveinsson’un özgün müziğinden destek alan “Yankılar”, belgesel ve kurmaca sahnelerin birbirine karıştığı kaleydoskopu andıran yapısıyla, yazar yönetmenin daha önce yapmış olduğu filmlerden farklı bir biçemde gelişiyor.

Rúnarsson, tamamı sabit birer tek plandan oluşan 56 sekansla, birbiriyle bağlantısı olmayan, ancak bir yapbozun parçaları ya da bir yama işi gibi, giderek bütünlük kazanan anekdotlarla 79 dakikada günümüz İzlanda’sının Noel ve Yeni Yıl vaktinde, müthiş etkileyici bir portresini çiziyor.

Birkaç saniye süren belgesele yakın bölümlerin, minik öyküler anlatan daha uzun bölümlerle iç içe geçtiği bu parçalı yapıda, trajikten komiğe, kişiselden toplumsala çok farklı temalar birbirini tamamlıyor. Bir cenaze evinde, içinde küçük bir çocuk olan açık tabutu törene hazırlayan adamın, aynı anda telefonda kendi kızıyla rahat, samimi ve sevecen konuşması duygusuzluktan çok, mesleki kanıksamaya dikkat çekiyor. Torunu ile birlikte kocasının mezarını ziyarete gelen yaşlı kadın, “ben de öleceğim, sonra annen ölecek, sonra da sen öleceksin, ve hepimiz buraya gömüleceğiz” diyerek komik olduğu kadar hayatın gerçeklerini de özetleyen bir konuşma yapıyor.

En etkileyici duygusal bölümler, en beklenmedik durumlarda ortaya çıkabiliyor. 112 Acil durum polis kanalının telefonunda bir memurun, anne ve babasının şiddet içeren kavgasından korkarak onu aramış olan 8 yaşındaki çocuğu tatlı tatlı konuşarak rahatlatmaya çalışması müthiş dokunaklı. Bir bağımlılık kliniğinin iki nöbetçi sağlık çalışanı, genç bir bağımlının enjeksiyon yarasını sararken, ona temiz enjektörlerle beraber bir de küçük armağan verip Noel’de onu arayacaklarına da söz veriyorlar.

Toplumsal ve siyasi sorunlar da göz ardı edilmiyor. Eski evlerin tamir ve onarımı çok pahalı olduğu için ninesinin evini yakan bir adam, oraya turistler için bahara kadar polonya’dan çok daha ucuza prefabrik bir ev kuracağını söylüyor.Kilisede gizlenen iki kaçak sığınmacı polislerce zorla ve haşince çıkarılarak göz altına alınıyor. Başbakanın konuşması Noel yemeği yiyen iki arkadaşın kavga etmesine sebep oluyor.

Sonuç olarak, bir volkanla başlayıp, hareketli bir denizle biten, parçalı yapısına karşın sona erdiğinde müthiş bütünlük kazanan, duyarlı, insancıl ve son derece etkileyici bir fresk.

Yönetmen / Senaryo : Rúnar Rúnarsson

Görüntü Yönetmeni : Sophia Olsson

Kurgu : Jacob Secher Schulsinger

Müzik: Kjartan Sveinsson

Oyuncular : Nadía Sif Líndal, Telma Huld Jóhannesdóttir, Patrik Nökkvi Pétursson, Ágúst Örn B. Wigum, Hera Matt, Hansel Eagle

İzlanda-Fransa-İsviçre / Dram / 79 Dk.

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here