Tanrı bizi terketti !

Yarımada / Peninsula, 2016 yılında vizyona giren ”Train to Busan / Zombi Ekspresi” filminin devamı niteliğinde. İlk filmde, insanları zombiye dönüştüren virüsün ortaya çıkışı ve insanların Incheon isimli yarımada’dan kaçışı anlatılıyordu. İki filmde olduğu gibi ”Yarımada” filminin yönetmen koltuğuna da Sang-Ho Yeon oturmuş.

Bu ikinci filmde ise, yüzbaşı Junk Seok ‘un yaşamına odaklanılıyor. Yzb. Junk, Incheon‘dan kaçarken yanına ablasını, yeğenini, eniştesini alır ancak gemide enfekte olan bir hastanın zombiye dönüşmesi sonucu ablası ve yeğenini koruyamaz. Ablasının ve yeğeninin ölümünden kendisini sorumlu tutan Jung, askeriyeden ayrılıp virane bir yaşam sürerken Hong Kong mafyası tarafından tehdit edilerek yarımada da bir kamyon içinde bulunan onlarca çanta dolusu dolarları getirmesi için 4 kişi ile birlikte yarımada’ya gönderilir.

Baştan söylemeliyim ki ”Yarımada”, ilk filmin ışıltısından uzak bir yapım ve ilk filmden bağımsız bambaşka bir hikaye anlatılıyor. Bu film, Güney Kore’de çekilen filmlere göre oldukça yüksek bir bütçe ile çekilmiş ve Asya ülkelerinde vizyona girdiğinde oldukça ilgi görüp, iyi bir gişe hasılatı elde etmiş.

Film, bana göre içine her şeyin katıldığı bir çorbaya benziyor. Daha önce benzerini izlediğimiz zombi filmlerinden bir tutam, Mad Max filminden bir tutam, 28 Gün Sonra filminden bir tutam, I am Legend filminden bir tutam, Dünya Savaşı Z‘den bir tutam vs. vs. Bu tadını bildiğimiz çorbanın dışında değişik bir tad yok mu ? derseniz var tabi ki… Çoban Köpeği dövüşü sahnesi bana oldukça ilginç geldi. Ada da kalan çete elemanlarının eğlenmesi için bir dövüş arenası yapılmış. Bu arena da çete elemanlarına yakalanan çaresiz insanları numaralandırıp üzerlerine bahisler oynanıp, ölüm kalım dövüşü yaptırıyorlar. Peki, kime karşı ? Bazı filmlerde izlemişsinizdir, 3-5-7, başlı canavarlara karşı insanlar başbaşa bırakılıp üzerine bahisler yapılır, ne olacağı heyecanla izlenir. Bu filmde ise canavarımız, onlarca zombinin birbirine monte edilmiş akrep hali! İlginç değil mi?

Hurda demirlerden dayanıklı arazi araçlarına dönüştürülmüş tank tipi arabaların kovalama sahneleri Mad Max filmini akla getirirken fonda onlara eşlik eden İspanyol müziği gerginlikten sizi biraz olsun uzaklaştırmayı başarıyor. Zombilerin gece göremediğine, sese duyarlı olduklarına ise diğer benzeri filmlerden aşinasınızdır muhtemelen! Adaya gönderilen ambulans helikopterde görevli ”Jane” ismindeki oldukça kilolu ama bir o kadar da hareketli ve şevkat dolu hemşireyi ise insanı rahatlatan bir karakter olarak filme özellikle konulduğunu düşünüyorum.

Filmde esas verilmek istenen ise aile sevgisi, sadakat, dürüstlük ve ahlak. Hikaye de anlatılan ailesine düşkün iki anne de çocuklarını kurtarmak için her türlü fedakarlığı yapıyor ve tüm zorluklara göğsünü siper ediyor. Kahramanımız ise oldukça dürüst, ahlaklı ve sevdiklerini kurtarmak için her şeyi göze alan cesur bir adam. Anlatılan hikayenin bir sahnesinde Yarımada dan kaçamayıp ölüme mahkum edilen bir adamın söylediği replik ise oldukça manidar : ”-Tanrı bizi terketti.

Filmin görsel efektleri beni tatmin etmedi. Senaryosu, bir iki dokunuşla daha tatmin edici ve doyurucu olabilirdi. Kurgusunu ve müziklerini beğendim. Oyunculuklar fena değildi. Yzb. Jung rolünü canlandıran Dong-Won Gang‘ın oyunculuğunu beğendim.

Sözün Özü : İlk filmi seyredin veya seyretmeyin ”Yarımada”, aksiyon, gerilim, korku, zombi filmlerini sevenleri mutlu edecek ve sıkılmadan izlenebilecek bir yapım.

Yönetmen : Sang-Ho Yeon

Senaryo : Sang-Ho Yeon, Joo-Suk Park

Görüntü Yönetmeni : Lee Hyung-deok

Müzik : Mowg

Oyuncular : Dong-won Gang, Do-yoon Kim, Jung-hyun Lee, Kwon Hae-hyo, Ye-Won Lee, Min-jae Kim, Gyo-hwan Koo

Güney Kore / Aksiyon-Korku-Gerilim / 116 Dk.

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here