Tatilde Tanıştığımız İnsanlar / People We Meet on Vacation
ROMANTİK İLİŞKİ EKSENİ
“Tatilde Tanıştığımız İnsanlar” yumuşak başlasa da ilişkisel alanda altından kalkılması zor yerlere temas eden, iyi oyuncularıyla ve başarılı hikaye / kurgusuyla seyir zevki veren bir iş olmuş denilebilir. Sinematografik olmasa da anlamsal açıdan filmin sinemasal değerinin olduğu rahatlıkla söylenebilir. Online bir platformun orijinal bir işi olarak, seyircisini sıkmadan keyifli zaman sunma misyonunu da fazlasıyla yerine getirmiş.
Netflix orijinal filmi olan 2025 yapımı “Tatilde Tanıştığımız İnsanlar” geçtiğimiz günlerde platform üzerinden yayınlanmaya başlandı. Emily Henry’nin 2021 yılında aynı isimle yayımlanan romanından uyarlanan film, Yulin Kuang, Amos Vernon ve Nunzio Randazzo tarafından kaleme alınırken; filmin yönetmenliğini Brett Haley üstlendi. Vizyon tarihi göz önünde bulundurulduğunda, naif hikayesi ve tanıtım fotoğrafı ile biz izleyicilerin sıcak yaz günleri özlemini alacağını düşündüğüm film, beklenenin aksine romantik ilişki ekseninde meydana geliyor. “Tatilde Tanıştığımız İnsanlar” diyerek adında yapılan çoğulcu vurgu ise yine filmin bir yanıltmaca unsuru olma özelliğini koruyor, çünkü film neredeyse başından sonuna değin Poppy (Emily Bader) ile Alex’in (Tom Blyth) ilişkisini merkezine alıyor.
Tanışma
Aynı üniversite okusalar ve aynı yerde büyüseler de, şimdiye kadar birbirini teğet geçen Alex ve Poppy, üniversiteden memlekete giderken Alex’in arabasını paylaşmak suretiyle tanışıyorlar. İkilinin memleketlerine doğru uzanan bu tanışma yolculuğu onların ilk tatili şeklinde kabul edilebilir olmakla birlikte, hiç susmayan, karşısındakini sorularıyla sürekli konuşmaya teşvik eden, sessizliğin rahatsız ettiği ve belki de gitmek istemediği memleketine varan bu yolculukta konuşarak kendi dikkatini dağıtmaya çalışan Poppy ile elzem olmadıkça konuşmayan, sessizlikte bir kusur görmeyen, karşısındakini yakından tanımak için bir merak taşımayan ve bir an evvel ulaşmak istediği memleketine olan yolculuğunda herhangi bir aksiliğe mahal vermek istemeyen Alex’in tanışma hikayesiyle film bizleri ağırlıyor.
Deneyimler
Tanışmalarının ilk dakikasından itibaren oldukça zıt niteliklere sahip olduğunu fark eden ve beğenileri örtüşmeyen Alex ve Poppy birbirlerine açtıkları alandan hoşnut kaldıkları için takip eden hayatlarında ne tür bir değişiklik meydana gelirse gelsin, senede bir defa birlikte tatil yapma sözünü veriyorlar. Alex’in liseden bu yana sevgili olduğu Sarah ile ilişkilerine ve Poppy’nin her tatilde farklı bir erkek arkadaşının varlığına rağmen takip eden 6-7 yıl boyunca verdikleri sözü tutuyorlar ve farklı ülkeleri / şehirleri birlikte keşfe çıkıyorlar. “Herkes aynı şeyi yaparsa herkesin deneyimi de aynı olur” düşüncesine sahip, tur gruplarından ayrı hareket etmeyi seven, ormanda hep bilmediği patikaları izlemeyi tercih eden ve tatillerin kısa süreli de olsa “istediği kişi” olmasına fırsat verdiğine ve bir daha görmeyeceği insanlarla arzu ettiği her şeyi yapabileceğine inanan Poppy ve güven alanı saydığı sınırların dışına çıkmakta tereddüt eden, grupla birlikte hareket ettiğinde daha rahat hisseden ve bir daha görmeyecek olsa bile insanların yanında çılgınca eylemlerde bulunmaktan imtina eden Alex’in birlikte yaptıkları seyahatleri ve bu seyahatler neticesinde dönüşüme uğrayan taraflarını izliyoruz.
Bir Hal
Romantik ilişki içerisinde oldukları kişilere kıyasla birbirlerine olan bağlılıkları ve birbirlerinin hayatında kapladıkları yer gün geçtikçe artan ikilinin, şehirler dışında keşfettikleri başka bir şey daha var: O da yalnızca beraberken ortaya çıkan halleri..Yani, birinin yanında, bir başkasının yanında iken olmayan bir “hale” bürünmek dedikleri hasıl oluyor. Bu farkındalıklarının gelişmesiyle ve uçta görülebilecek yanlarını birbirlerinin törpülemelerine müsaade etmeleriyle, ikilide bu “hale” sahip çıkma ve onu koruma arzusu beliriyor. İlişkilerini tamamen kaybetme korkuları adım atmalarının önünde uzunca bir süre engel teşkil etmekle beraber, giriştikleri ufak adımlar onların ilişkilerini sorgulamalarına ve ilişkilerinin kesintiye uğramasına sebebiyet veriyor.
Kopuş
Film açılış sahnesini, şimdilerde Newyork şehrinde R&R isimli dergi için seyahat yazıları yazan ve bu nedenle sık sık seyahat etmekle meşgul olan Popy’nin evinde buzdolabının boşluğuyla, kuruyan çiçeklerle ve okunmayı bekleyen davet mektuplarıyla yapıyor. Poppy’nin evinde birinin yaşadığına inanmanın güçlüğüne film dikkatimizi çekmeye çalışıyor ve bizler onun yaşam biçimine ve kişilik yapısına ilişkin ilk izlenimleri alıyoruz. Poppy’nin evindeki boşluk mekana ait olmaktan çıkarak bir duyguya bürünürken, Alex’in kardeşinden gelen düğün davetiyesi son iki-üç senedir Alex ile görüşmeyen ve bu ilişkiden çıktıktan sonraki dengesini korumaya çalışan Poppy’i bir daha düşmek istemeyeceği bir zemine doğru çekiyor. Bu aşamadan sonra filmin akışı, ikilinin tanışma sahnesinden artık görüşmeme kararı aldıkları sahneye değin flashback görüntüleriyle ilerliyor ve bizler de onların ilişki yaşantılarına ilişkin giderek gelişen bir fikir ediniyoruz. Sarah ile Alex’in bir ayrılmalı bir barışmalı ilişkilerinin sonlandığını öğrenen Poppy, Alex’in konfor alanı haline dönüşmüş bu ilişkideki ayrılığa ne kadar güvenmesi gerektiğini kestiremese de düğüne katılım göstermeye karar veriyor.
Ben Senin Neyinim?
Alex ve Poppy’i 2-3 yıl önce kopuşa sürükleyen sebebin ne olduğunu irdelediğimizde, ikilinin üzerinde uzlaşıya bir türlü varamadıkları “ilişki tanımı” sorunsalı karşımıza çıkıyor. Arkadaşça başlayan fakat devamlılığında romantik bir hissiyatın deneyimlendiği bu ilişkide, gerek var olan ilişki tanımlarını yitirmemek gerekse yeni bir ilişki tanımı geliştirmenin getirdiği ilişki sorumluluğundan kaçınmak amacıyla bir evrimleşme süreci yaşanamıyor. İlişkinin sancılı durağanlığında ise ne mevcut ilişki muhafaza edilebiliyor ne de ilişki tanımı arzu edilen biçimde güncellenebiliyor. Peki “ilişki” tanımı dediğimiz şey uzay boşluğunda tam olarak nereye düşüyor? Arkadaşlık, flört, sevgililik, evlilik bu tanımlardan karşımıza çıkan bazıları. Bir “tür” yansıması veriyor olsa da, ilişki tanımı kendi içerisinde partnerlerin bu ilişkinin ne olduğuna ve nerede durduğuna dair algısını da kapsıyor. Hatta aynı zamanda o ilişki sınırları içerisinde hem bireysel hem de ilişkisel bazda nelerin kabul edilebilir/uygun olduğuna dair işaretleri de barındırıyor ve çiftlerin ilişki yolculuğunda daha fonksiyonel ilerleyebilmeleri için trafik levhası işlevini üstleniyor. Tarafların tanım üzerinde hemfikir olmamaları durumunda, ilişki çatırdamaya başlıyor ve sonlanması riskiyle göz göze geliniyor.
Diğer bir yandan, tanımı ne olursa olsun ortada bir ilişkinin var olduğu gerçeği ise yadsınamaz bir hal alıyor. Kalıp yargısal yaklaşmanın bazen ilişkileri dar bir çerçeveye sıkıştırması ve “tanımından ziyade içeriğiyle ilişki” üzerinde yoğunlaşmanın geniş bir hareketlilik alanı sunması mevzu bahis olsa da; tarafların ilişkiden beklentilerinin birbirinden ayrı noktalara savrulması ve üzerinde uzlaşıya (örtük de olabilir) varılmamış tanımların çatışmaları ve tatminsizliği kaçınılmaz bir biçimde gündeme getirmesi, bazen ilişki tanımlarının netleştirilmesi gerekliliğini ortaya koyuyor. Tabii, ilişki tanımlarının kesin çizgilerle birbirinden ayrılamayacağı, bir tanımdan diğerine varan yerlerin muğlaklaşabileceği ve tanımlar içerisindeki beklentilerin keşfinin zaman alabileceği göz ardı edilmeden.. Ve Alex Poppy’e soruyor: “Ben senin neyinim?”.
Konuşulmayan
Geçen gün gittiğim bir söyleşide, edebi metinlerin söyledikleri kadar söylemedikleriyle, filmlerin ise kadrajda gösterdiği kadar göstermediğiyle var olduğuna değiniliyordu. Edebiyat ve sinema dünyasında rastlanabilen bu vaziyet ilişkiler için de geçerliliğini koruyor ve dolayısıyla “boşluğun” ve “adı henüz koyulmayanın” cazibesi önem kazanıyor. Bir şey orada yoksa, bu gerçekten yok olduğu mu yoksa en çok onun olduğu mu anlamına geliyor? Poppy ile Alex’in ilişkisi bu minvalde ele alındığında, söylenenden çok söylenmeyenlerin, konuşulandan çok konuşulmayanların belirleyici olduğunu görüyoruz. Bu belirleyicilik, hikayeyi biz izleyiciler için yoruma açık bir hale getiriyor ve bizler olmayanın ötesinde “olanı” fark etmeye davet ediliyoruz. Psikolojide, kaçınma-kaçınma çatışması (istenmeyen iki durum arasında kalma hali) olarak kabul edilen değerlendirilebilecek bir süreçte, birbirlerini kaybetmekten imtina eden fakat ilişkilerini bir adım öteye taşımakla ilgili de bir çekimserlik gösteren ikilinin sessizliklerinin ardında yatan cümleleri duymaya çalışıyoruz.
İlişki mi, Tatil mi?
Filme adını da veren “tatil” kavramı ikilinin hem yaşama hem de ilişkilere olan bakışlarının bir uzantısı oluyor. Her daim yeni ve farklı deneyimlerin keşfine açık olan Poppy’nin aksine Alex; yeni yerleri görmeyi ama her seferinde eve dönmeyi sevdiğini söylerken tatilleri onun için özel kılan faktörün eve dönüş kısmı olduğunun vurgusunu yapıyor. Karakterin bu açıklaması yalnızca tatile değil, daha geniş bir ölçekte hayata ve ilişkilere ilişkin de görüşünü yansıtıyor. Onun için ilişki, bir sonraki adımı rahatlıkla planlayabildiği, yere daha sağlam basıldığı, istikrar ve güvenin süregeldiği ve partnerinin de ilişkiye kendisi gibi baktığından emin olduğu bir bağa tekabül ediyor. Uzun vadeli planlar yapmakla ilgili tereddütler yaşayan ve ilişki adına özveride bulunmayı herhangi bir şeye razı gelme şeklinde adlandıran Poppy’i ise, süreklilik arz eden ilişki tanımı oldukça ürkütüyor. Poppy karakterinin ilişkisel beklentisinin Alex karakterinden neden ayrıştığının arka planı, erken dönem olumsuz yaşantıları ve kabul / onay görmeme kaygısı gibi nedensel bağlantılarla ince ince işleniyor. Burada, tatil ve ilişki bağdaştırmasıyla filmin sunduğu metaforik anlamlandırmanın yanında altı çizilmesi gereken bir diğer konu, Alex karakterinin Poppy’i ne istediğini tam olarak bilmemesiyle ve hep yeni yerlere / insanlara kaçmasıyla suçlarken, ilişkilerinin Poppy’nin içine atıldığı “bir tatil macerası” olup olmadığını ve bir gerçekliği temsil edip etmediğini sorgulaması oluyor. Yani, onları bekleyen ilişkisel belirsizlik Alex için tahammül edilmesi güç bir yere dokunuyor ve karakter kendini güvende hissedemiyor.
Kurgusal Gerçeklik
İlişkisel alana girilmesiyle beraber, Alex tatilde olmadıklarını ve buranın gerçek hayat olduğunu hatırlatma ihtiyacı hissediyor. Bu ihtiyaç, Alex’in tatili yani ilişkilerinin bir eşikten diğerine geçtiği ana kadar olan süreyi bir “kurgu” olarak gördüğünü ve ilişkinin yeni tanımıyla beraber gerçek hayata adım attıkları fikrine sahip olduğunu düşündürtüyor. “Kurgu” niteliğiyle; salt tatile, yaşama ve ilişkilere değil, aynı zamanda filme dair de bir atıfta bulunuluyor ve film çok katmanlı bir yapı kazanıyor. Sonlara doğru, tatil yolculuğunun yaşamlarımızda bir arayışa denk düştüğü ve aramakla kaçmak arasında çok ince bir zarın olduğu izah edilmeye çalışılırken, ikilinin bir arada/birlikte olabilmek için içsel düzenlemelerine/şekillenmelerine gitmelerine şahit oluyoruz. Film biz izleyicilere, ilişkilerde “hazır” hissetmenin bazen bir duygudan ziyade karar ve aksiyonla alakalı olabileceği mesajını veriyor. Alex ve Poppy karakterleri benliklerinin inşasında birbirlerine rıza gösterirken, kullandıkları referanslar değişime uğradığı için tatilde ya da evde olmak da önemsizleşiyor..
Son Söz
“Tatilde Tanıştığımız İnsanlar” yumuşak başlasa da ilişkisel alanda altından kalkılması zor yerlere temas eden, iyi oyuncularıyla ve başarılı hikaye / kurgusuyla seyir zevki veren bir iş olmuş denilebilir. Sinematografik olmasa da anlamsal açıdan filmin sinemasal değerinin olduğu rahatlıkla söylenebilir. Online bir platformun orijinal bir işi olarak, seyircisini sıkmadan keyifli zaman sunma misyonunu da fazlasıyla yerine getirmiş. Bu taraftan bakıldığında, söz konusu platformların, gişe ya da sanat filmi arasındaki keskinliği azalttığını ve seyircisine iyi bir alternatif verebildiğini düşünüyorum. İzlemek isteyenler için film, Netflix’de sizleri bekliyor. Şimdiden herkese iyi seyirler!
Yönetmen : Brett Haley
Senarist : Yulin Kuang, Amos Vernon, Nunzio Randazzo
Görüntü Yönetmeni : Rob Givens
Kurgucu : Evan Henke
Besteci : Keegan Dewitt
Oyuncular : Tom Blyth, Emily Bader, Lukas Gage, Alan Ruck, Molly Shannon, Miles Heizer, Tommy Do, Alice Lee, Sarah Catherine Hook, Jameela Jamil, Lucien Laviscount,Spencer Neville, Ian Porter, Bethany Anne Lind
ABD / Dram-Komedi / 109 Dk.












