Korkak / Coward
İMKAMSIZ BİR YASAK AŞK
Lukas Dhont’un “KORKAK”ının 2 oyuncusu Cannes’da ödüllendirildi
Film Belçika cephe gerisinde yoksul acemi bir askerin varlıklı eşcinsel arkadaşına aşık olmasını merkezine alıyor. Konusu 1.Dünya Savaşında geçmesine rağmen hiç bir savaş sahnesine yer vermeyen film, savaşın gölgesinde bir aşk ve aidiyet hikayesi anlatıyor. Filmin eleştirilebilecek yönleri, duyguları fazla hesaplı ve manipülatif şekilde işlemesi, öngörülebilir bir yapıya sahip olması.
“Korkak / Coward”ın 2 oyuncusu Valentin Campagne ile Emmanuel Macchi En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’ne ortak edilince, Belçikalı yetenekli yönetmen Lukas Dhont kariyerinin her 3 filmiyle de Cannes Film Festival’inden ödülle ayrılmış oldu. “Kız / Girl” 2018’de, ilk filmini yapan yönetmene verilen Altın Kamera Ödülü’nün dışında FİPRESCi, Queer Palm ve En İyi Erkek Oyuncu Ödüllerini kucakladı. “Yakın / Close” 2022 yılında Cannes ana yarışmasında Büyük Ödülü kazandıktan sonra En İyi Yabancı Film dalında Oscar’a aday gösterildi. Konusu,1. Dünya Savaşı sırasında geçen “Korkak” hiç bir savaş sahnesine yer vermeden, klasik bir savaş filmi olmaktan çok, savaşın gölgesinde filizlenen bir aşk ve aidiyet hikayesi anlatıyor. Tarihsel drama ile queer sinemanın kesiştiği noktada duran kişisel bir yapım izliyoruz. Temel tezinin sevginin en radikal direniş biçimi olduğu film, savaşın ortasında gelişen bir aşk hikayesini odağına alıyor.
Dhont’un artıları arasında erkek kırılganlığını ve arzuyu büyük bir duyarlılıkla işlemedeki becerisi var. “Girl” ve “Close”daki travmatik tonlardan uzaklaşmayı seçen Belçikalı yönetmen, umutlu ve çoşkulu bir hikayede savaş ortamında bir yasak aşkı perdeye taşıyor. Konusu 1916’da 1. Dünya Savaşı sırasında Belçika cephe gerisinde geçen filmde, genç askerlerin morallerini yüksek tutmaya çalıştıklarını görürüz. Savaş alanında kendini kanıtlamak isteyen Pierre (Emmanuel Macchia), cephe gerisinde moral yükseltmenin bir yolunu bulması istenen, gösterişli eşcinsel Francis (Valentin Campagne) ile tanışır. Savaşın söylemlerine ve her yerde mevcut olan sefalete karşı koymak için ikisi, yoldaşlarıyla birlikte bir tiyatro gösterisi düzenlemeye karar verirler. Savaşın propagandasını ve yaygın yoksulluğu kırmak için kurdukları revü büyük rağbet görür. “Reddedilenler” adlı tiyatro grubu biraz da askerlere son kaçış şansı yaratmak için kurulmuştur.
QUEER SİNEMANIN YENİ USTASI
Askerlerin her birinin neşe içinde şarkı söylemesiyle başlayan filmde enerjik bir kardeşlik ruhunun temeli atılır. Kısa zaman sonra cephedeki hendeklere sevk edilen askerler, yaralı askerleri kurtarmaya gittiklerinde savaşın dehşetini ilk kez yaşarlar. Lukas Dhont “Korkak”ın senaryosunu ilk iki filminde olduğu gibi yine Angelo Tijssens ile yazdı. Her 3 filminin de yapımcısı kardeşi Michel Dhont. Angelo Tijssens ile Lukas Dhont senaryoyu 3 yıl boyunca, Londra’daki İmparartorluk Savaş Müzeleri ve Fransa’daki arşivlerde yapılan tarihi araştırmalardan yararlanarak geliştirdiler. Senarist ikilisi, cephelerde tiyatro oyunları sergileyen, kadın kılığına giren ve anne rollerini oynayan erkek askerlerden haberdar oldular ve gizli eşcinsel kişilerin nadir kalıcı romantik bağlarını keşfettiler. Filmin 2 kahramanı arasında gelişen yakınlık, savaşın ortasında aşk, kimlik, cesaret ve erkeklik kavramlarını sorgulayan bir hikayeye dönüşüyor. Dhont’un önceki 2 filminde olduğu gibi “Korkak” erkekler arasındaki duygusal yakınlık, queer kimlik ve bastırılmış arzu, toplumsal erkeklik beklentileri, kırılganlık ve şefkat temalarını işliyor.
Belçikalı genç yönetmen yeni filmiyle duygusal yoğunluğu mizanseninin merkezine koyuyor. 1. Dünya Savaşına dair yeterince temsil edilemeyen eşcinsel bakış açılarını aydınlatan film, gizli eşcinsel askerlerin gerçek deneyimlerine dolaylı olarak değiniyor. Dhont, savaş filmlerinin geleneklerini alt üst eden ve yeni, modern ve duyarlı erkek kahramanlar sunan iddialı bir film yapmış. “Korkak”taki ana tema, yaklaşık 90 yıl önce ünlü Jean Renoir tarafından “Büyük Yanılsama / La Grande İllusion” filminde daha önce farklı bir tarzda ele alınmıştı. Empresyonist ressam Auguste Renoir’ın oğlu olan, Onursal Oscar Ödülü sahibi Jean Renoir, bu 1937 tarihli başyapıtında Alman savaş esiri olan, kaçış planı yapan bir grup Fransız subayı ekrana taşımıştı. Dönemin en prestijli Fransız aktörü Jean Gabin’in yanında 2 efsanevi oyuncu, Erich Von Stroheim ile Pierre Fresnay yer alıyordu.
Konuya dönecek olursak Francis Pierre’den bir sahne kurmasına yardım etmesini ister ve bir ahırı tiyatro salonuna dönüştürür. Doğaçlama yeteneklerini sergileyen amatör tiyatrocular aralarında çoştukça, izleyiciler neşel, vakit geçirirler. Durumdan memnun olan komutanlar bu faaliyeti destekler. 2 karakterin aşık olma sürecindeki sohbetlerinden, Francis’in terzi babasının işinde çalıştığını, annesi hizmetçi olan Pierre’in artık ailesiyle görüşmediğini öğreniriz. Amatör tiyatrocular ameliyat sonrası nekahat devresindeki askerlere, sakat kalanlara moral gösterileri düzenlerler. Bu arada Pierre partnerine kaçmayı teklif eder, daha gerçekçi olan Francis teklifi redderer. Savaş sona erince Pierre “seni seviyorum” dediği Francis tarafından terk edilince çok acı çeker. Filmin uzun tutulan etkileyici final bölümünde 2 kahramanımızın savaş sonrası yaşadıklarına ve bir sürprize tanıklık ederiz.
“Korkak” siperlerin ötesindeki yaşam koşullarını hayal etmek için savaşan erkek askerlere odaklanan, cinselik ve dostluğun ustalıkla yapılmış bir keşfidir. Sevgi dolu bir bakış açısıyla, Dhont’un duyguyu aktarmadaki becerisiyle “Korkak” hassas bir film. Filmin eleştirilebilecek yönleri, duyguları fazla hesaplı ve manipülatif şekilde işlemesi ile zaman zaman öngörülebilir bir yapıya sahip olması. Bir eleştirmen, Dhont’un büyük duygusal zirveler yaratmaya çalışırken zaman zaman yapay ve boş hissettiren sahnelere yöneldiğini yazdı. Ben kendi hesabıma ilk 2 filmini çok sevdiğin Belçikalı yönetmenin “Korkak” ını daha az etkileyici buldum. Dhont ise filmi için : “Korkak “ birçok kişinin eseri ve şimdiye kadarki en iddialı projem. Aşk ve ölüm, yaratım ve yıkım hakkında bir film. Hayatta kalma ve bazen karanlıkta bile nasıl güzel bir şeyin yeşerebileceği hakkında bir film. “Korkak” yüzyıllar boyunca savaşa gönderilenlere ve ne pahasına olursa olsun savaştan kaçmaya çalışanlara bir saygı duruşudur” dedi.
DOSTLUĞUN VE CİNSELLİĞİN KEŞFİ
Lukas Dhont 1. Dünya Savaşı askerlerinin mühimmat sandıklarını bir araya getirerek bir platform oluşturduklarını ve çantaları eteklere dönüştürdükleri, arşivlerden bulduğu bir fotografa bakarken “Korkak”ın senaryosunu yazmaya başlamış. Savaş sırasında askerlerin az keşfedilmiş yönüyle ilgilenip özgün bir film yapmayı hedeflemiş. Cannes Film Festivali Direktörü Thierry Frémaux : “Lukas Dhont 1. Dünya Savaşını dönemin renkli fotoğraflarından ilham alan ve otokrom tekniği kullanarak üretilen bir tarzda tasvir eden bu filmle geri dönüyor. Bu, çoğu zaman yalnızca yönetmenin ve kameranın zarafeti sayesinde var olan, saf sinemanın bir filmi” diye açıklama yaptı. Francis’in sanat yoluyla teselli bulması ve aynı zamanda savaşta teselli araması arasında ikilik var. Bu ortamda, evde kendini bu kadar özgürce ifade edemeyeceği için özgürleşmiş hissediyor. “Close” kadar özgür olmasa da, “Korkak”ı Dhont’un gençlik ve aidiyet temalarına duyarlı yaklaşımının devamı olarak değerlendirmek mümkün.
Lukas Dhont’un ilk iki filminde birlikte çalıştığı Frank Van Den Eeden, savaş alanı sahnelerinde teknik açıdan olağanüstü bir başarı sağlıyor. Flaman görüntü yönetmeni filmin her anının samimiyetine öncelik vererek kusursuz bir sinematografi yaratıyor. 1. Dünya Savaşı sırasında geçen film dönemin fotograf kalitesiyle çekildi. Lukas Dhont isimsiz gençlerden yetenekli oyuncu seçmedeki başarısını her 3 filminde kanıtladı. “Girl”de Victor Polster (2018 Belirli Bir Bakış En İyi Erkek Oyuncu Ödülü) gibi olağanüstü bir balet- aktörü keşfeden Belçikalı yönetmen, “Close”da Eden Dambrine adlı müthiş bir çocuk oyuncu bularak bu konudaki yeteneğini sürdürmüştü. Filmi baştan sona götüren, ekrandan hiç kaybolmayan iki başrol oyuncusu, olağanüstü bir kimya sergileyen Emmanuel Macchia ile Valentin Campagne‘ın mükemmel performansına, Park Chan-wook başkanlığındaki ana yarışma jürisi kayıtsız kalmadı. Bu 20 ve 22 yaşındaki aktörü En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’ne ortak etti. Emmanuel Macchia sinemadaki ilk tecrübesiyle prestijli bir ödülün sahibi oldu. Evvelce 4 filmde rol alan Valentin Campagne’ı geçen yıl Cannes’da Dominik Moll’ın “137 no.lu137” ve Cédric Klapisch’in “Geleceğin Gelişi / La Venue de L’avenir” filmlerinde izlemiştim.
Yazımı Lukas Dhont’un kariyerindeki ilk iki filmini hatırlatarak bitireceğim. Dhont, 1991’de Belçika’nın Flaman bölgesindeki Ghent şehrinde moda öğretmeni bir annenin oğlu olarak dünyaya geldi. Kendisine uluslararası şöhret getiren “Kız / Girl”de (2018) gelecek vaat eden genç bir dansçı, cinsiyet kimliğiyle ilgili sorunlarıyla boğuşurken prestijli bir bale okuluna kaydoluyordu. Bu sancılı ergenliğe geçiş dramasının trans kız kahramanı, balerin olarak karyer yapmadaki azmini koruyordu. “Yakın / Close” (2022) ergenlik hakkında hassas sorular soran dürüst, sahici, etkileyici bir film. Queer öykülerine devam etmede kararlılığını gösteren Dhont, LGBT+ tanımı etrafında cinsel kimlik arayışını sosyolojik boyutunu araştırıyor. ”Korkak / Coward”ı MUBİ’de izleyebileceğiz.
Yönetmen : Lukas Dhont
Senaryo : Lukas Dhont, Angelo Tijssens
Görüntü Yönetmeni : Frank Van Den Eeder
Müzik : Valentin Hadjadj
Kurgu : Alain Dessauvage
Oynayanlar : Valentin Campagne, Emmanuel Macchia, Willem De Schryver, Boris Bouchat, Aaron Denol
Belçika-Fransa-Hollanda / Tarihi-Savaş-Romantik-Dram / 120 Dk.









