Hayatımın Şarkısı
SAMİMİ, DUYGUSAL TEK SÜSÜ ŞARKILAR OLAN SADE BİR FİLM!
İrlanda yapımı “Hayatımın Şarkısı” komedi, dram, müzik filmi; müziği hikayenin ayrılmaz parçası gören yönetmen John Carney tarafından çekildi. Carney, bir şarkı üzerinden karakter sorgulamasına giderken emek hırsızlığına gönderme yapıyor ve sektördeki aracıların, menajerlerin şarkıcıdan daha aç gözlü ve vicdansız olduklarının altını çiziyor. Şan, şöhret bir yana diyor hayatta daha kıymetli şeyler var; onur, ahlak, sevgi, aile …
“Odyssey” filminden sonra “Power Ballad” yumuşak, dingin, mütevazi haliyle günlerdir içimizde süren o hengameyi tersine çevirdi, denizin korkunç dalgalarının kıyıya mırıltılarla varması gibi bir duygu oluşturdu. Ancak bu iki film arasında ortak bir kavram vardı : VİCDAN!
Kötülüğün hızla yükseldiği, vicdansızlığın arttığı bir dönemde geçen yıla kadar diziler ve filmler bunu körükleyerek gittiler. Aman Tanrım ne filmler izledik öyle; “Kötülüğün Rengi Kırmızı” dan tut da Kötülüğün her türlü rengini izledik. Günlük hayatta onlarla başa çıkmaya çalışırken bir de aynada bunları izlemek bizi iyiliğe hasret bıraktı. Diyalektik zıtların yer değiştirmesinden de söz eder. diyalektikte iyilik ile kötülüğün birbirine dönüşmesi, koşullar değiştiğinde bir davranışın veya olgunun toplumsal ve ahlaki niteliğinin de değişebilmesi anlamına gelir. Aslında demek istediğim zıtlar birbirini doğurur. Kötülük bu kadar yükselmişse iyiliğin artık onu tahtından indirme vakti gelmiştir demektir. Son izlediğim film ve dizilerde buna artık dur demenin zamanı geldiğini ve motor gücü vicdan olan ahlaki sigortanın devreye girmek zorunluluğunu mesajını veren hikayeler izlemeye başladık… Çok şükür!
Yine sayısız şarkıcı biyografileri izledik. Hikayenin gidişatı bellidir. Büyük bir mücadele sonucunda şöhreti yakalamış şarkıcılar uyuşturucu bataklığında debelenirler, sonları genelde iyi olmaz, düşe kalka bir güzergah izlerler…
“Hayatımın Şarkısı” izlediğimiz müzisyen hikayelerinin aksine ters köşe yapıyor. Gözden düşmüş bir grubun hikayesine odaklanan filmde uyuşturucu yok, hırs yok, kendi yağlarında kavrulma var, arkadaşlık var, dostluk var…
Film bir biyografi değil ama birçok şarkıcının hayatına değinecek, değecek bir hikaye aslında : belki de yönetmenin müzik geçmişinden ve çevresinden ilham alınmış bir hikaye…
“SENSİZ BİR ŞARKI NASIL YAZILIR”
Ve hayatım boyunca yazdığım her şarkı sanaydı…
Rick (Paul Rudd), şanlı şarkıcı geçmişinden düğün şarkıcılığına düşmüş, kendi yaşlarında grubuyla düğünlerde nostalji şarkıları söyleyen ve hayatını bu şekilde idame ettiren tahminen ellili yaşlarda bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Danny (Paul Rudd) ise günümüz popüler şarkıcılarından biri. Bu iki müzisyenin yolu bir düğünde kesişir, kanları birbirine kaynar ve aynı gece sohbet muhabbet derken Ricky’nin tecrübesi ve yol göstermesiyle şarkı yapılır : Şarkının sözleri şöyledir:
“Eğer seni kaybediyor olsaydım,
Eğer “biz”i kaybediyor olsaydık,
Sessizlik kahrolasıca öyle yüksek olurdu ki,
Yazacak hiçbir söz kalmazdı.
Ve denesem bile,
İçimdeki sesi dışarı çıkaramazdım.
Bunu asla öğrenmek istemem.
Sensiz bir şarkı nasıl yazılır?
Sensiz bir şarkı nasıl yazılır?
Sensiz bir şarkı nasıl yazılır?
Ve hayatım boyunca yazdığım her şarkı, senin hakkındaydı…”
Sonra yoları ayrılır, hatta genç Danny ona gitarını hediye eder; Bir zaman sonra birlikte yaptıkları şarkı daha doğrusu Danny’nin sesinde Rick’nin şarkısı piyasaları alt-üst eder. Ancak bu şarkının asıl emekçisi Rick’nin esamesi bile okunmaz. Hikayenin asıl kısmı da bundan sonra başlar; kuşaklar arasındaki fark, arkada görünmeyen emeğin sömürüsü, hayal kırıklığı, dostluğun önemi gibi kavramlarla karakter odaklı bir şekilde film ilerler… Bu arada Rick’nin eşi ve 14 yaşındaki kızı ile ilişkileri sorgulanırken bugünkü kuşağın umursamaz, aldırmaz mekanizması altında duygusal ve hassas bir yapı olduğu da vurgulanıyor. O mekanizma da sanıyorum bugünkü kötülüğün karşısında bir savunma mekanizması. Kendi çocuklarımızdan bunu net biçimde biz de görüyoruz…
Filmin sürpriz yönü ise popüler olan şarkının kime yazıldığı! Biz yıllarca Mazlum Çimen’in “Sen benden gittin gideli” eserinin müthiş bir aşk şarkısı olduğunu, bir kadına yazıldığını düşünürken Mazlum Çimen o sözleri babası Nesimi Çimen’e yazdığını açıkladı, O vakit biz o şarkıyı daha fazla sevdik…
Sonuç olarak Power Ballad, müzik dünyasını yalnızca başarı hikâyeleri üzerinden değil, emek, telif hakkı ve görünmeyen sanatçılar üzerinden anlatmayı tercih eden sıcak bir dram. Film, eski günlerini geride bırakmış bir düğün müzisyeni ile kariyerinde inişe geçen bir pop yıldızını karşı karşıya getirirken, “Bir şarkı gerçekten kime aittir?” sorusunu merkeze yerleştiriyor. Bu fikir, filmin en güçlü yönlerinden biri olarak öne çıkıyor. Hayatımın Şarkısı, müzik tutkunlarına ve karakter odaklı dramlardan hoşlanan izleyicilere hitap eden, sıcak ve duygusal bir yapım. Güçlü oyunculukları, samimi atmosferi ve akılda kalan müzikleri sayesinde iz bırakmayı başarıyor.
Yönetmen : John Carney
Senaryo : John Carney, Peter Mcdonald
Görüntü Yönetmeni : Yaron Orbach
Kurgu : Stephen O’Connell
Oyuncular : Paul Rudd, Nick Jonas, Peter Mcdonald
ABD-İrlanda / Komedi-Dram-Müzik / 98 Dk.










