AĞIR ABİDEN AŞK’IN RACONU..

Çocukluğumdan hatırladığım kadarıyla Yeşilçam filmlerinde tanışma sahneleri genellikle çocuk ile kızın çarpışmasıyla başlar ve aşk hikayesi bu şekilde devam ederdi ama işin büyülü kısmı ilk karşılaşmada ki o derin bakışlarda saklıydı. Yıllar geçmesine rağmen biz o bakışları unutmadık sanırım ki alternatif bir sahne üretemedik yine benzer karşılaşmalar ile romantik filmlerimiz devam ediyor.

Senaryo ne kadar klişe de olsa filmde yakışıklı bir jön ve güzel bir kadın varsa o film satar. “Ağır Romantik” de aslında sinemanın başarıyı endekslediği o iki kuraldan birini uyguluyor. Ya güldüreceksin ya da ağlatacaksın. Güldürmek daha kolay ağlatmak daha zordur. Riske girmek istemeyen yapımcı, yönetmen ya da senaristler kolay yolu seçerek klişe bir senaryo üzerine yakışıklı bir erkek ve güzel bir kadın koyarak değişmez formüle sarılıyorlar.

Başrolde genel olarak son yıllarda oynadığı dizilerde sergilediği başarılı performansı ile göz dolduran Onur Tuna’yı görüyoruz. Yanında ise yine güzelliği ve sesi ile ekran başındakileri büyüleyen Tuvana Türkay var. Filmin senaristliğini ve yönetmenliğini ise Deniz Denizciler yapıyor. Bu film Deniz Denizciler‘in 3. Filmi… Bunu neden belirtiyorum, diğer iki filmine göre ( Türk Lokumu ve Baba 1.5 ) bu film daha çok ses getirecek gibi… Kadroya geldiğimiz zaman filmi riske atmamak için başarılı usta oyuncuların yer aldığını görüyoruz ki oyunculuklarının hakkını her zaman ki gibi veriyorlar…

Altan Erkekli, Durul Bazan, Sermiyan Midyat ve Semra Dinçer gibi isimlerin bulunduğu bir film ne kadar kötü olabilir ki… Evet kötü değil ama daha iyi olabilirdi kesinlikle! Onur Tuna oynadığı rollerden farklı olarak kabadayı rolü ile karşımıza çıkıyor. Kerem karakterini canlandıran ve aşık olduğu kız için neler yapılabileceğini gösteren ama bir yandan da özünden vazgeçemeyen bir kabadayı… Aslı ise ailesinin gözünden sakındığı iyi eğitim almış hedeflerine ulaşma sürecinde her genç kızın yaşadığı gibi beyaz atlı prensini bulmaya vakit ayıramamış ama artık sıranın ona geldiğinin farkında olan ve aşık olmak için tamamen kendini hazır hisseden bir genç kız..

Filmde toplumdaki statü farkı belirgin bir şekilde göz önünde tutulmuş, iki zıt karakter ve ailenin aslında orta noktada nasıl buluşamayacağı anlatılmak istenmiş. İstanbul’un arka sokaklarını şeffaf bir şekilde anlatan film aralarda kullandığı tadında espriler ile de bütünlüğü sağlıyor. Ancak senaryodaki bazı eksiklikler karakter düşmelerine sebep olmuş özellikle yan rollerde oynayan oyuncular. Altan Erkekli ve Durul Bazan ise rollerini çok iyi yorumlamışlar ki izlediğimiz zaman bir oh çekiyoruz bu usta oyuncuların rolleri geldiği zaman sanki film durağanlıktan akışa devam ediyormuş gibi hissediyorsunuz.

Filmin bazı noktalarında sosyal medyada yer almış trajikomik espriler yer alıyor, böyle bir ihtiyaç neden oldu bilmiyorum ama bir youtuber filmi izlemediğimi ve bu sahnelerin ancak ve ancak bir youtuber filmi için olabileceğini söyleyebilirim. Son olarak yine her zaman söylediğimiz gibi keşke anlatılmak istenen bazı duygular küfür ile anlatılmasa da kendi türünde farklı bir yapım izleyebilsek zira artık izlediğimiz her filmde küfür bir komedi aracı olarak kullanılmaya devam ediyor.

Yönetmen / Senaryo : Deniz Denizciler

Görüntü Yönetmeni : Barış Işık

Müzik : Yıldıray Gürgen

Oyuncular : Tuvana Türkay, Onur Tuna, Sermiyan Midyat, Altan Erkekli, Durul Bazan, Semra Dinçer, Servet Pandur, Gazanfer Ündüz, Funda Dönmez, Samet Denizdurduran

Türkiye / Romantik-Komedi / 97 Dk.

Film notum:

2 YORUMLAR

  1. Film iyi gibi ama küfürlü konuşmaları hariç …Bu filmlerde sarfettikleri küfürler ana avrak ……lar filmin seviyesini düşürüyor ve gençlerin ağzında sürekli küfür olmasına bu tür filmler katkı da bulunuyor çok yazık… seviyesizlik ….

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here