Black Widow Oyuncuları ya da Florence Pugh, Tansu hanım Olur mu?

Nerede kalmıştık?

Siyasetimizin unutulmaz cümlesi! Süleyman Demirel’in sondan bir önceki evresi! Süleyman Demirel ile Marvel Evreninin ve hatta özelinde Black Widow’un bağı mı var, evet var!

Bu konuya girmeden önce biraz laflayalım, sadece ikimiz, sen okuyucu ve ben yazar arasında: Birinci laf; Marvel Evrenine -ön yargılı- sinema bu değil diyenler, bırak desinler. Tarihin tozlu raflarında kalsınlar. O raflar tozlu çünkü tarihin o kısmını kimse merak etmiyor!

Sinema, bütün diğer sanatların araçlarını kullanıyor. Film müzikleri, replikler, görüntüler gibi… Fakat sinemayı bütün diğer sanatlardan ayıran onların araçlarını tek bir ortamda kullanması değil, hareketli görüntüdür! 24 kare! Geri kalan bütün araçlar bu 24 kareyi güçlendirmek için var!

Marvel Evreninin yaratıcıları seyircisini tanıyor, sinemayı çok iyi biliyor. 2008 yılında “Iron Man” filmi ile başlayan süreçte gelinen son nokta; yani Black Widow, evrenin yaratıcılarının da başka evrede olduğunu gösteriyor.

Marvel Evrenini yakından takip edenler bilir, bu film Marvel’in 4. evresinin ilk filmi. Aynı zamanda bu film, Amerikan Sinemasının “vurdulu-kırdılı”, yüksek bütçeli filmlerinin de yeni bir evresinin habercisi. Yani sadece “patlamalı-çatlamalı” sahneler artık para kazandırmayacak. “Sine-masal” olması aranacak!

Black Widow, 24 karenin her bir karesini anlamlı kılmak için çabalamış. Müzikleri, replikler, görüntüleri özenle hazırlanmış. Güçlü bir seyir zevki sunuyor! Ve fakat yüklerinden bir türlü kurtulamıyor!

İkinci laf; Marvel Evreni kendini tekrar ediyor! Önce birbiriyle dövüşüp arkadaş olanlar mı ararsın, yoksa eski rakiplerin masa başında laflamalarını mı ya da dünyayı kurtarmaya karar vermenin basitliğini mi gibi gibi… Bir de o kostümler…

Esas Konu Black Widow Oyuncuları

Müziklerinden dövüş kareografisine, temposundan sanat yönetmenliğine kadar özenle hazırlanmış bir iş. Ama bütün bunları 2 saat 13 dakikayı sine masal kılmak için yeterli değil. Anlamlı ve mantıklı bir hikayesi olmalı. Marvel Evreninin yaratıcıları bunun için de çok uğraşmışlar. Anlamlı bir konusu var. Nam-ı değer Black Widow’umuz, ailesine neredeyse düşman olacak kadar sert biriyken, sonunda ailesini seven biri oluyor! Yani bir karakterimiz var. Değişimi izliyoruz! Ve fakat ondan rol çalan, bir ablamız daha var, Black Widow’umuzun kardeşi! Anlamlı hikayemiz burada zayıflamaya başlıyor.

Marvel Evreninin olmazsa olmazı komedi öğesi! Ağır dram olması mümkün bir filmde, komediyi nasıl yapacaksın! Şapşal Baba figürü! Komik olması dışında (görece komik) neredeyse hiç bir işe yaramayan bir karakterimiz var. Kızlarımızın travmalarının kaynağı olan baba! Ama ne yazık ki ne komik olabiliyor ne de travmaların kaynağı… Hikaye buralardan çatlamaya başlıyor.

Son olarak da iki ana karakterimiz, birer katil. Uzmanlık alanları, insanları öldürmek, suikast, ajanlık… Ama onları sevmemiz de gerekiyor. Bu tip insanlar kendi aralarında nasıl konuşur? Ruh halleri nasıldır? Film bu soruları sormamızı istiyor! Çünkü Black Widow’un kardeşi buna benzer şeyleri sorguluyor! Dolaylı da olsa film bunun üzerine kurulu! Geçmişlerinde yaptıkları kötü şeyler… Ne yazık ki film bu sorgulamayı kendi gerçekliği içinde mantıklı bir yere oturtamıyor. Bu sebeple filmin macera kısmı ile dram kısmı bağlanamıyor. Macera kısmında iki eski katil geçmişlerini sorguluyor ve kendilerini katil yapana savaş açıyor. Dram kısmında ise kötü bir çocukluk geçiren iki genç kız geçmişlerini sorguluyor. Yer yer bir dram havasına giriyor, yer yer aksiyon filmi… Tek bir hikaye olması gereken film iki ayrı hikayeye bölünüyor… Ki etrafınızda replikleri çok uzatmışlar sözlerini duyabilirsiniz! Replikleri uzatmamışlar, iki filmi birbirine bağlamaya çalışmışlar.

Diyeceksiniz ki hani film iyiydi! Film iyi, seyir zevki yüksek! Vakit öldürmelik değil! İşitsel görsel olarak tatmin edici. Hikayesi de bütün çatlaklarına rağmen, görsel ve işitsel şovu taşıyabiliyor. Ön yargılarınızdan kurtulup “aman süper kahraman filmi mi” diye burun kıvırmaz iseniz, bu ardarda gelen 24 karenin, yaşam kalitenizi arttırdığını fark edeceksiniz. Black Widow mu, az da olsa arttırıyor. Elbette 13 yaşımda olsam çok arttırmıştı…

Peki Amerikan Sinemasında nasıl bir evre başlatıyor bu film?

80 Sonrası siyaset yasağı kalkıp da eski siyasetçiler siyasete dönünce bambaşka bir ortam buldular! Türkiye liberalizm bataklığına girmiş, çırpındıkça batıyor hale gelmiş! Eski tip siyaset yapmaya çalışanlar tek tek elenmişti. Bu evre artık, şov evresiydi! Gerçeklikle bağı ne kadar çok koparırsan, ne kadar çok hayal satarsan o kadar başarılıydın! 5 yılda herkesi iki anahtar sahibi yapanların yılı gelmişti!!! Elbette bir anda değil! Türkiye’nin üstünden buldozer ile geçmeleri lazımdı, milleti liberal düşünceye muhtaç edebilmek için…

Amerikan Sinemasının ağa babalarını da ikna edebilmek için “pandemi” gibi bir illet gerekiyordu belki de… İkna oldukları konu: Şov bitti! 80 sonrası Türkiye’nin tam tersi yani! Şov yapan değil, gerçekçi olan kazanır! Black Widow Natasha Romanoff’un kardeşi Yelena Belova da filmde bununla yani “şov” kısmıyla dalga geçiyor! Peki filmde “şov” yapılmıyor mu? Yani gerçek dışı sadece havalı görünmek için edilen replikler veya hareketler… Elbette var. “Uzaklara bakıyormuşum gibi çek pampa” ne kadar kötü ve sırıtıyorsa, bu sahneler de en az o kadar kötü ve sırıtıyor filmde… Filmin değil, Marvel’ın yükleri var ve bu yüklerinden kurtulması lazım! O komik kostümler de o yüklerden biri…

Son kez laflayalım mı? Bir şeye gıcık oldum! Bütün bu Black Widow oyuncuları aslında tek bir oyuncu içindi: Florence Pugh, nam-ı değer karakterimiz Yelena Belova. Yelena Belova’yı evrene sokmak için Florence Pugh adlı oyuncu bu rolün hakkını vermiş mi, Scarlett Johansson’i gölgede bırakacak kadar! Ama Black Widow’un geçmişiyle yüzleşmesini izlemek için gittik, bize kardeşini verdiler. After Credit’i izleyince daha iyi anlayacaksınız!

Süleyman Demirel ile Black Widow’un bağı mı? Süleyman Demirel yeniden siyasete dönünce kimi başbakan olarak hazırlamıştı? Black Widow da kimi Marvel Evrenine ya da özelde Avengers’a hazırlıyor? Süleyman Demirel de son kez siyaset sahnesine dönmüştü, Scarlett Johansson da son kez döndü. Tansu Çiller de sarışın, Yelena Belova da…

Peki Florence Pugh, Marvel Evreninin Tansu hanımı olur mu? Biri ne kadar gerçekçi olursa o kadar seyir zevki yüksek oldu, diğeri ne kadar çok şov yaparsa o kadar çok oy aldı! Ne diyelim… Umarım olmaz!

Yönetmen : Cate Shortland

Senaryo : Jac Schaeffer, Ned Benson

Görüntü Yönetmeni : Gabriel Beristain

Kurgu : Leigh Folsom Boyd

Müzik : Lorne Balfe

Oyuncular : Scarlett Johansson, Florence Pugh, David Harbour, Rachel Veisz, Robert Downey Jr., William Hurt, O. T. Fagbenle, Ray Winstone, Michalle Lee, Olivier Richters, Ahmed Bakare

ABD 7 Aksiyon-Macera-Bilimkurgu / 132 Dk.

Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here