Filmi, basın gösterimi yapılmadığı için bugün Kanyon’da izledim. Yapımcılara hak veriyorum, bende olsam bu filme basın gösterimi yapmazdım. Az çok eleştirmen arkadaşları tanıdığım için söylüyorum bu filmle ilgili olumlu yorumlar yazmazlardı. Çok istememe rağmen bende olumlu yorum yazamayacağım maalesef.

Bizim yapımcı, senarist ve yönetmenlerimizin bazıları komedi yi sululuk olarak nitelendiriyorlar. Hikayenin karakterlerini gerçek yaşamda da böyleymişiz gibi ağzı gözü ayrı oynayan abuk subuk karakterlere dönüştürüyorlar. Böyle olunca da seyirci bu yaratılan karakterlere gülemediği gibi birbirlerine bakıp ”-Ne bu şimdi?” sorusunu yöneltiyor ister istemez.

Birbiri ardına evlenen iki elti Sultan (Gupse Özay) ve Gizem (Merve Dizdar), tesadüf bu ya bir apartman da karşı karşıya olan dairelerde oturmaya başlarlar. Eşleri Selim (Ferit Aktuğ) ve Fatih (Uraz Kaygılaroğlu)’i her sabah birlikte uğurlar akşamda birlikte karşılarlar. Sultan, eltisi Gizem’i kıskandırmak için elindeki her türlü envanteri kulandığı gibi Gizem’i esnefa ve komşulara da kötü olarak gösterir. Bu duruma seyirci kalmayan Gizem’de karşı atağa geçip Sultan’ın bir tık önüne geçmeye çalışır. Kayınvalideleri büyük evi ilk doğum yapan geline vereceğini söyleyince ikili arasında önce hamile kalma yarışı başlar..

Filmi izlemeden önce kendimi gülmeye şartlayarak salona girdim. Film başladı bitti, sadece iki sahneye gülebilmişim. Güldüğüm iki sahne de Ferit Aktuğ ile Gupse Özay‘ın başbaşa olduğu sahneler. Birisini anlatayım. Hamile kalması uzun süren Sultan, aktarlardan ve internette anlatılan hurafelerden medet bekler. Bir akşam internette okuduğunu eşine uygulamaya karar verir. Sultan, Selim’in etrafında koşarak döner ve ”Selamün Aleyküm” der. Olanlara anlam veremeyen Selim, eşinin her dönüşünde selama karşılık verip ”Aleyküm Selam” der ama üçüncü dönmesin de karısının üç harflilere karıştığını düşünerek korkudan yüzü sapsarı olur, korkar.

Ferit Aktuğ, komedi hikayelerine yakışan bir oyuncu. Bu filmde de en çok onun oyunculuğunu beğendim. Gupse‘nin rol aldığı filmlerde canlandırdığı karakterler hep birbirine benziyor. Bunun nedeni yüzündeki mimikleri değiştirememesi. Vücut hareketleri, yürümesi bile her filmde aynı. İnanmıyorsanız eski filmlerine dönüp inceleyin. Merve Dizdar‘ın oyunculuk kumaşı iyi ama bana göre kesinlikle bir komedi oyuncusu değil. Uraz Kaygılaroğlu oldukça sempatik ve yakışıklı bir oyuncu, komedi rolleri de yakışıyor ama bu hikaye de ki rol üzerine oturmamış. Zaten Uraz‘da benim burda ne işim var der gibi bir oyun çıkarmış.

İki çift sözümü de yönetmene söyleyip yazımı sonlandırayım. 35 Yaşında ki Onur‘un bu ikinci filmi. İlk filmi ”Aykut Enişte” de bir komediydi. Yönetmen, set ekibinin tek hakimi olan, oyuncuları yönlendiren, ne yapması gerektiğini oyunculara gösterendir. Benim gözlemlediğim Onur, iki filmde de hakimiyeti oyunculara vermiş. Yönetmenlik de ilerlemek istiyorsa kendisine nacizane tavsiyem yönetilen değil yöneten olmasıdır.

Sözün özü : Eltilerin Savaşı, eğitici ve öğretici olarak seyirciye birşey katmayan, çabuk unutulacak, aşırı sulu, ne dediği anlaşılamayan bir yapım. Sadece sevdiğiniz ve hayranı olduğunuz oyuncular hatırına izleyebilir ya da benim fransız kaldığım espriler size komik gelip gülebilirsiniz. Seçim sizin.

Yönetmen : Onur Bilgetay

Senaryo : Gupse Özay

Görüntü Yönetmeni : Burak Kandemir

Oyuncular : Gupse Özay, Merve Dizdar, Ferit Aktuğ, Uraz Kaygılaroğlu, Füsun Demirel, Ali İpin, Hülya Duyar, Kubilay Tunçer

Türkiye / Komedi / 117 Dk.

Film notum:

4 YORUMLAR

  1. Hiç güzel değildi, ilk kez bukadar kötü bir filme gittim. Çok argoluydu, aşağılayıcı bir tutum vardı. Başka tarzda eltilerin ilişkisini gösterebilirlerdi daha komikte olabilirdi. İlla argo laflarla dikkat çekilmeye çalışılıyor malesef …

  2. Çok sacma bir film. Gupse hanım bir yol tutturmuş gidiyor, aynı karaktere devam. Görümceden sonra çok yavan olmuş. Gupse hanıma burdan mesaj, argoyla bir yere varilmaz. Saygılar…

  3. Gitmedim.gitmeyi de dusunmuyorum.ismi fragmani iceriginin ne kadar bos oldugunu gosteriyor.izlenme orani beni cok sasirtti.ben halkimizin esprinden anlayan zekasini sanirim gozumde fazla buyutmusum.

  4. Filme gitmedim. Hiçbir yorum yapamam filmle ilgili. Ama elestiriyle ilgili bir eleştirim var. Nasıl bir ortamda yetistiniz bilmiyorum. Ama çocukluğum iki eltinin kavgalari(annem ve yengem) ve birbirleriyle yarışı arasında gecti. Çünkü aynı apartmandalardi. Eşleriyle birbirlerini kiskandirma çabaları ve insanlara birbirlerini kötüleme bizim rutinimizdi artık. Ve bu şekilde aynı apartmanda oturan o kadar çok elti var ki. Ve bununla büyüyen çocuklar. Travmatik bir şey değil. Bir süre sonra gülerek hatirliyorsunuz. Tabi kardeşler arada dengeyi öyle ya da böyle koruyabiliyorsa. Ama nasıl olursa olsun, şahit olduklarima yakın bir şey izlersem gülerim gibime geliyor. Belki de bu yüzden çok izlenmiş ve sevilmiştir.

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here