Herkes Biliyor  /  Todos lo saben

CANNES’DA BİR İSPANYOL ESİNTİSİ..

Todos lo Saben / Everybody knows, senaristliğini ve yönetmenliğini iki Oscar almış ve çokça ödül kazanmış olan İranlı yönetmen Asghar Farhadi‘nin üstlendiği 2018 yapımı psikolojik gerilim filmidir. Ülkemizdeki vizyon tarihi henüz belli olmamasına rağmen, gerek oyuncuları gerek yönetmeniyle çokça ses getirecek bir film olduğunu söylemek gerekiyor. Filmin ilk gösterimi 2018 Cannes Film Festivali kapsamında 8 Mayıs 2018’de ‘opening movie’ (açılış filmi) olarak gerçekleştirildi.

Bense filmi izleme şansını Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’da, Ağustos ayında 24’üncüsü gerçekleştirilen Saraybosna Film Festivali kapsamında izleme şansı buldum. Oscarlı yönetmen Asghar Farhadi, Saraybosna Film Festivali’nde bu yıl ‘jüri başkanlığı görevini’ üstlendi. Yönetmenin filmi Everybody Knows, Saraybosna’da açık hava sinemasında (open-air cinema) izleyicilerle buluştu ve oldukça yüksek katılım oranıyla izlendi.

 

Filmi kısaca özetlemek isterim.

Film, taşrada büyümüş olan Laura’nın (Penelope Cruz) şu an yaşamakta olduğu Buenos Aires’ten, büyüdüğü İspanya kasabasına bir düğün sebebiyle çocuklarını da alıp gelmesiyle başlıyor. Filmin ilk dakikaları oldukça enerjik, izleyiciyi keyifle yükseltiyor.

Laura’nın küçük yaşlarda bir oğlu ve ergenlik çağında, oldukça asi ve söz dinlemeyen, eğlenceyi seven bir kızı vardır. Laura’nın kızı Irene (Carla Campra), düğün gecesi uyumaya gittikten sonra bir anda kaybolur ve Irene’i bulmak için geçen sıkıntılı sürede Laura ve Paco (Javier Bardem)’nun hayatlarını bir daha geri döndürülemeyecek şekilde değiştirecek olaylar olacak. Üstelik herkes biliyordur (Everybody Knows). Laura ve Paco geçmişte çok büyük bir aşk yaşamışlardır.

Oscarlı yönetmen Asghar Farhadi‘nin yazıp yönettiği filmin oyuncu kadrosunda Penelope Cruz ve Javier Bardem‘in yanısıra Ricardo Darin, Barbara Lennie, Eduard Fernandez, Elvira Menguez, Ramon Barea, Carla Campra, Inma Cuesta gibi sanatçılar bulunuyor. Bu film, yönetmenin çektiği ilk İspanyolca uzun film olma özelliğini de taşıyor. Geçmişte Pedro Almodovar gibi bir isimle çalışan bestesi Alberto Iglesias ve görüntü yönetmeni Jose Luis Alcaine ikilisi, Asghar Farhadi‘nin yapım ekibinde yer alıyor.

Son yıllarda yıldızı parlayan bir isim olan İranlı yönetmen, bu kez biraz sınırları zorlayarak yaşanması çok da mümkün olmayan bir senaryoyla karşımıza çıkıyor. Diğer filmlerinde senaryoda işlemekten hoşlandığı gibi, bu senaryoda da aile değerleri, aile içerisinde yaşanan çatışmalar, etik ve ahlaki değerler konularını işliyor. Yine her filminde yapmaya çalıştığı için maddi durumlarla manevi değerleri birbirine bağlayan yönetmenin filminde sembol ön plana çıkıyor.

 Penelope Cruz ve Penelope Cruz, oldukça başarılı bir performans sergiliyor. Diğer oyuncuların da oldukça samimi bir yön çizilmesine yardım ettikleri filmin konusu olağandan bu kadar uzak olmasa, izleyici de belki izlerken bu kadar kopmak zorunda kalmayacaktır.

Görsel olarak da doyumu yüksek olan filmin birkaç kez söylemiş olduğum gibi en olumsuz tarafı; gerçekten uzak, tamamen fantazi ürünü bir senaryo üzerine gidilmiş olması… Hah, yine de izlenesi. Oldukça izlenesi.

Yönetmen hakkında notlar: 84. Oscar Ödül Töreninde herkesi etkileyen ödül konuşması;

Bizler, önemli bir ödül aldığımız için mutlu değiliz ya da film yaptığımız için. Filmciler olarak mutlu değiliz. Bir taraftan savaş çağrıları yapılırken, yabancılaştırma olurken, siyasetçiler birbirleriyle kavga ederken ve İran’ın ismiyle müstesna kültürü unutulmuşken bu ödülü kazanmış olmak, adımızı duyurabilmek bizi çok mutlu ediyor. Siyasetin ağır baskısı altında kaybolmakta olan bu değerlerimizi hatırlama şansına sahip olduğumuz için çok mutluyum. Ülkemin halkı, tüm halklara tüm medeniyetlere bütün insanlara saygı duyar ve düşmanlığa tamamen karşıdır.

  • 2011 yılında yönetmenliğini yaptığı ‘Bir Ayrılık‘ filmi ile Oscar, Golden Globe ve Bafta’da en iyi yabancı film ödülleri, En İyi Orijinal Senaryo Oscar Ödülü dahil onlarca ödüle layık görüldü.
  • 2017 yılında Müslümanlara karşı takınılan tutum sebebiyle Oscar’ı boykot ettiğini açıklamıştır. Forushande / The Salesman filmiyle Oscar’a ikinci kez aday gösterilmiş ve boykot edilip katılmamış olsa dahi ‘Yabancı Dilde En İyi Film’ ödülünü kazanmıştır.
  • Farhadi, Türk yönetmenlerden Nuri Bilge Ceylan ve Yılmaz Güney‘i sevdiğini söylemiştir. https://youtu.be/h9j_lraq8ko
    HERKES BİLİYOR
    Film notum:

CEVAPLA

Please enter your comment!
Please enter your name here