Motel Destino
İstanbul 41.Uluslararası Film Festivali kişisel önerilerim 2
Devriâlem bölümünde keşfettiğim bu Brezilya filmini hem çok etkileyici bulduğum, hem de içeriği sebebiyle bizde hiç vizyon ihtimali olmadığı için özellikle önermek isterim.
1966 doğumlu, Brezilyalı bir anneyle Cezayirli bir babanın oğlu Karim Aïnouz henüz doğmamışken babası Cezayir’e döndüğünden, annesi ve anneannesi tarafından büyütülmüş. Brasilia’da mimari, New York’da sinema eğitimi alan Aïnouz sinemada, çok sayıda ödül kazanan belgesel ve/veya kurmaca filmlerle kariyer yapmış. Babası ile 18 yaşında tanışmış olmasına karşın çocukluğundan beri Cezayir’e özellikle de büyükbabasının katılmış olduğu bağımsızlık savaşına ilgi duyan Aïnouz’un bu ülkeyi ilk kez ziyaret edişini belgeleyen “Marinheiro das Montanhas / Dağların Denizcisi” (2021) filmi, 41. İstanbul Uluslararası Film Festivali’nde gösterilmiş, Altın Lale yarışmasında Jüri Özel Ödülü almış.
Aïnouz geçen yıl Cannes’ın yarışmalı bölümüne katılmış olan son çalışması, “erotik film noir” “Motel Destino” (2024) ile bu yıl da Festivale misafir oluyor. Cezayir’in ardından “Firebrand”la VIII Henry’nin İngiltere’sini ziyaret eden Aïnouz, “Motel Destino” ile, 2014’te görkemli quir aşk öyküsü “Praia do Futuro / Futuro Plajı”nı çekmiş olduğu evine, doğup büyümüş olduğu Brezilya kuzeyindeki Cearà’nın aşırı sıcağına ve kızgın güneşine dönüyor.
Film, deniz kenarındaki bir kasabada sıkışıp kalmış, tek umudu Rio’ya kapağı atmak olan 21 yaşındaki Heraldo’nun (Iago Xavier) yanında çalıştığı suç örgütü patroniçesinden gidebilmek izni istemesiyle başlar. Patroniçe, önce abisi Jorge ile birlikte bir soygun yapması gerektiğini, izin konusunu soygundan sonra konuşacağını belirtir. Soygunun nasıl olacağı pek belli değildir ama, “noir”dan çok “erotik” gelişen filmde bunun hiç önemi yoktur. Tanıştığı güzel kadınla birlikte sarhoş olup onunla civardaki seks oteli Motel Destino^ya giden Heraldo, uyuyakaldığından sabahki Jorge ile buluşmasını kaçırır, bütün parasının çalındığını fark eder, ve işi tek başına kotarmaya çalışan Jorge’nin vurularak öldürüldüğünü görür.
Peşinde patroniçenin fedaileriyle kasabadan kaçmanın mümkün olamayacağını anlayan Heraldo, koşarak Motel Destino’ya ulaşır ve çekici yönetici Dayana’dan, her türlü iş yapma karşılığında bir süreliğine sığınma talebinde bulunur. Güçlü ve becerikli Dayana’nın (Nataly Rocha) pek yardıma ihtiyacı olmasa da, biraz da genç adamın erkeksi latin-lover çekiciliğinden etkilenerek onu motele alır. Dayana Destino’nun tek sahibi değildir; moteli kır saçlı, değişken karakterli, şehvet düşkünü, şiddete meyilli kocası Elias (Fabio Assunção) ile birlikte çalıştırmaktadır. Elias da Heraldo’nun saflığından, masumiyetinden, biraz da etrafa yaydığı testosterondan etkilenerek genç adamı himayesine alır.
Heraldo ile Dayana arasında anında müthiş güçlü bir cinsel çekim oluşur. Temizlik aralarında, öğleden sonralarda, Elias’ın etrafta olmadığı her zaman ve her yerde, bazen de motelin saat başı kiralanan bir gözetleme penceresi ya da gizli kamerası olan tutulmamış odalarında sevişirler. Iago Xavier, Heraldo’nun her şeyi unuturcasına kendisini tutkusuna bırakmasını ustalıkla yansıtırken, Nataly Rocha görmüş geçirmiş Dayana’nın tam olarak kapılmayışını, kendini tamamen bırakmak ile duygularını ihtiyatla frenlemek arasında kurduğu dengeyi büyük başarıyla aktarır. İkilinin mahremiyeti motelin her an ilişki inlemelerinin duyulduğu koridorlarındaki kadardır ve budalanın teki Elias o kadar da ahmak olmadığından, dur durak bilmeyen bu kaçamakları kimi zaman yarıda kesilmek zorundadır.
“Motel Destino”, seks sahnelerinin öyküyü yönlendirdiği filmleri sevmeyen seyirciler için değildir; üstelik filmde seks sahneleri öykünün ta kendisidirler. Farklı ve hınzır finaline karşın hikâye giderek “Postacı Kapıyı İki Kere Çalar” çeşitlemesine dönüşürken en belirgin ayırım karakterlerin motivasyonlarındadır. Davranışları olası bir gelecek kaygısına değil, çıkmazdaki yaşamlarının acısını dindirmeye amaçlı bu kişilerin, pek derinlikli olmayışlarına, bayağılıklarına ve teşhirciliklerine karşın acayip bir dokunaklılıkları, acınası hatta sevilesi bir tarafları vardır. Bu durum sadece Haraldo ve Dayana için değil, filmin sonlarına doğru iyice çığırından çıkmasına rağmen Elias için de geçerlidir.
Bu bağlamda “Motel Destino” konunun epey yüzeysel kaldığı bir sinemasal deneme gibi görünebilir. Öykü “Film Noir”ın tüm tiplemelerini, tüm gelişimlerini içerse de 30 derecenin altına hiç inmeyen bu sıcakta herkes ve her şey o kadar kızışmış, sorunlu ve sekse yöneliktir ki, suç, cinayet ya da gerilime yer kalmamış gibidir. Ancak, izleyici kendini filmin şehvetli ve ateşli enerjisine bıraktığında, ilk bakışta zafiyet gibi görünen bu yüzeysellik, utanmaz müstehcenliğiyle gerçekten keyif veren, ses, ışık ve hareketten oluşmuş bir cinsel cümbüşe dönüşür.
Aïnouz, görselliğin, özellikle de tensel görselliğin büyük ustası Görüntü Yönetmeni Hélène Louvart’ın desteğiyle görkemli 16 mm.çekimlele, aşkı ve cinselliği inişleri ve çıkışları ve samimi utanmazlığıyla yansıtıyor.
Anımsattığı 1960’ların Avrupa sanat filmleri tarzını özgür seks sahneleriyle bir adım ileriye taşıyan yapısı, vahşi enerjisi, cinsel sahnelerinin doğallığı, aşırıya kaçmasa da kadın ve erkek çıplaklığından kaçmayışıyla “Motel Destino” yerleşmiş geleneklere karşı çıkan bakış açısıyla bir bakıma gerçek bir put kırıcı.
Mutlaka izlemenizi tavsiye edeceğim “Motel Destino”yu Festivalde kesinlikle kaçırmayın derim. Böyle bir filmi sonrasında vizyonda bulabilme şansınız yok. Dijital platformlarda ya da internette aramanız gerekir.
Yönetmen : Karim Aïnouz
Senaryo : Wislan Esmeraldo
Görüntü Yönetmeni : Hélène Louvart
Kurgu : Nelly Quettier
Müzik : Amin Bouhafa
Oyuncular : Iago Xavier, Nataly Rocha, Fabio Assunção, Renan Capivara, Fabiola Liper, Isabela Catão, Yuri Yamamato, David Santos, Jupyra Carvalho
Brezilya / Gerilim-Erotik-Dram / 115 Dk.