Anasayfa Film Eleştirisi ve Yorumlar TARZAN EFSANESİ

TARZAN EFSANESİ

1264
0

TARZAN EFSANESİ                   (THE LEGEND OF TARZAN)

Tarzan Efsanesi filminin yönetmen koltuğuna 1961 Birleşik Krallık doğumlu ” Harry Potter (2007-2009-2010-2011)” serilerinden tanıdığımız David Yates oturmuş. Edgar Rice Burroughs’un romanından beyaz perdeye uyarlanan ilk Tarzan filmi 1912 yılında çekilmiş.  O günden bugüne kadar da 107 Tarzan filmi sinemalarda gösterime girmiş. Bu yüzlerce Tarzan filmleri arasında hafızalarda yer bırakan Tarzan ise Johnny Weıssmuller oldu. 2005 Yılından bu yana Tarzan filmi çekilmiyordu. 10 Senelik aradan sonra çekilen yeni Tarzan’ı canlandıran Alexander Skarsgard ise fiziği,boyu ve yüzü itibarı ile iyi bir seçim olmuş. Alexander, Tarzan’a benzemek için her gün onlarca hamburger yeyip düzenli spor yapmış.

Günümüzde o kadar çok süper kahramanın arasında, Tarzan filmlerinin iş yapacağını pek düşünmüyorum. Çünkü, zamane gençliği süper güçleri olan kahramanlara hayranlık duyuyor. Gorillerin, 1800’lü yıllarda bulup yetiştirdiği, orman hayvanları ile anlaşabilen, ormanda sarmaşıklara tutunarak uçan, ve maceraları kısıtlı kahraman onlara çekici gelmiyor ne yazık ki. Zaten hikayede belli! Bir İngiliz lordu, ailesi ile ormanda öldürülür. Yeni doğmuş oğlu dişi bir goril tarafından büyütülür. Sonra ormana gelen Jane ile tanışır. Daha sonra kimliğini öğrenip, kente taşınır ve Jane ile evlenir. Arada sırada  tatil amaçlı veya bir tehlike anlarında ormana gider gelir. Hikaye, işte böylesine dar bir kalıp içerisinde sıkışıp kalıncada zincirleri kıramıyor maalesef.TARZAN

Tarzan, yeni filmde artık çok eskilerde kalan kölelikle mücadele ediyor. Belçika Kralının amacı bütün Kongo’yu sömürgesi ve kölesi yapmaktır. Bunun için en güvendiği adamı Leon Rom’u(Christoph Waltz) görevlendirir. Kongo’nun Belçika tarafından ele geçirilmesini istemeyen ABD ise, aslen Kongolu olan George W. Williams’ı (Samuel L. Jackson) Lordlar Kamerası üyesi olan John Clayton nam-ı diğer Tarzan’ı ikna etmesi için özel olarak görevlendirir. George tarafından ikna edilen Tarzan, George ve Jane ile birlikte, kötü adamlarla mücadele etmek için büyüdüğü Afrika ormanlarına geri döner.TARZAN

Tarzan romanlarına ve filmlerine göre, beyaz adamın diğer renkteki insanlara karşı üstünlüğü artık bir klişe haline geldi. Bunun üzerine çok fazla şeyler yazmayı gereksiz buluyorum. Kötü beyaz adamlar, değişik renkteki insanları ezerken, onlara kötülükler yaparken yine iyi beyaz adamlar onları koruyup kolluyor. Yani her iki durumda da beyazlar diğer renklere karşı üstün. Bu macerada da aynı konu fazlası ile işlenmiş. Filmde, macera aralarında Tarzan’ın ailesinin öldürülmesi, goril tarafından bulunup büyütülmesi ve Jane ile tanışması kısa kısa geri dönüşlerle seyirciye hatırlatılıyor. Benim ilgimi, bilinen maceradan daha çok bu kısa hatırlatma sahneleri çekti. Ormanda hareketli kamera ile çekilen Tarzan’ın sarmaşıktan sarmaşığa atlayış sahnelerini, koşuşturmalarını, kavgalarını ve yakın plan çekimlerini çok beğendim. Yönetmenin orman ve doğa renklerini kullanışı da mükemmele yakın düzeyde olmuş. David’in savaş sahnelerini çekerken çok titiz davrandığı her karesinden belli oluyor.TARZAN

Tarzan’ın ünlü ”aaaaa..” diye bağırışı da çok güzel seslendirilmiş, çok beğendim.  Oyunculuklar orta düzeyde. Filmin en kötü oyuncusu  Christoph Waltz. İyi oyunlarını izlediğim Waltz, bu kez beni hayal kırıklığına uğrattı. Filmin en iyisi ise yeni Tarzan Alexander Skarsgard.TARZAN

Sözün özü: Tarzan Efsanesi’nin senaryosunu, anlatım dilini ve prodüksiyon kalitesini beğendim. Belli ki  iyi paralar harcanmış ve çekimlerde titiz davranılmış. Tarzan Efsanesi, orta kuşak ve üstünün zevk alacağı, abartısız, aksiyonu yerinde, zevkli, sıkılmadan iki saat geçireceğiniz bir film. Kaçırmayın, iyi seyirler.TARZAN

Film notum:

 

Önceki yazıMİKE VE DAVE : AH BİR SEVGİLİ YAPSAK
Sonraki yazıFREKANS

CEVAPLA

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz